Zamanın Adımları

Dönem dönem farklı kültürlere ait kitapları okuma isteği içimi sarar. Bu noktada  Uzakdoğu edebiyatı fazla bilinmeyen ve gizemli yönleriyle tüm dünyadaki okurlar gibi benim de ilgi alanıma girer. Küreselleşmenin ve çeviri faaliyetinin yaygınlaşmasının ( Çünkü önceden metinler Batı dillerine çevrilip, sonra dilimize çevriliyordu ve bu durumun metni yavanlaştırdığı pek çok yayıncının açıklamalarında karşımıza çıkıyor) bu edebiyata ilgiyi arttırdığı söylenebilir.

Yan Lianke, 1958 doğumlu Çinli yazar. Üniversiteye girmek yerine orduya katılır. İlk dönem yazılarında orduda geçirdiği askeri hayatın izleri görülür. Halk Kurtuluş Ordusu Sanat Akademisi’nin edebiyat bölümünden mezun olur.  Sivil hayata döndükten sonra köylülerin yaşamı ve kırsal hayatına yer verdiği roman ve kısa hikâyelere yönelir. Lianke, Çin hükümeti tarafından yasaklanır. 2014’te Franz Kafka Ödülü’nü kazanır. Lenin’den Öpücükler en bilinen romanıdır. Ama beni etkileyen günlerdir aklımdan çıkmayan ve tahminim aylarca ve belki de yıllarca unutmayacağım kitabı “Günler Aylar Yıllar”ı inceleyeceğim.

Hafızamız okuduğumuz ve unuttuğumuz kitapların yazar ve kahramanlarının mezarlığı gibi. Her kitabı okuyup bitirdiğimiz andaki etkisiyle hatırlamak pek mümkün değil. Bazen konusu, bazen bir karakteri, bazen kurgusu, bazen bir cümle, bazen bir olay bizim okur olma dimağımıza bir tat olarak yerleşiyor. Okuduktan sonra yukarda sıraladığım her yönle aklımdan çıkmayan bu kitabı incelemek benim kaçınılmazımdı.

Günler Aylar Yıllar

Genç Werther’in Acıları kitabında, Werther çok sevdiği Lotte ile ilk tanışmalarında bir arkadaşına okumadan geri verdiği kitabı neden beğenmediğini sorduğunda Lotte, “Çok fazla karakter olduğunu” söyler. Bu bir tercih sebebi olabilir mi, diye uzun süre düşündüm. Kitabımız ihtiyar bir adam ve kör köpeğinin bir mısır fidesini yaşatmak için verdiği çabayı anlatıyor. Doğa ve zaman ise kitaptaki gizli karakterler olarak yerlerini alıyor. Lotte okusa beğenir miydi, bilemiyorum. Çünkü “En sevdiğim yazar, onda kendi dünyamı tekrar bulduğum, bana yakın biri olandır” diyerek seçenekleri oldukça sınırlıyor. Oysaki bu kitap bilmediğim bir coğrafya ve kültüre bir davetiyedir.

Kuraklık, Balou Sıradağları’nda tüm yakıcılığıyla baş göstermiştir. “Büyük kuraklığın olduğu o yıl, zaman kavrula kavrula küle döndü; gün, yakalamaya çalıştığınızda kor gibi elinize yapışıyordu. Şişe geçirilmiş gibi duran güneş, günler boyunca başınızın üzerinde öyle asılı dururdu.” Bu kuraklıkta insanlar çareyi evlerini terk edip su ve yiyecek bulabilecekleri yerlere kaçmakta bulurlar. Geride sadece ihtiyar ile kör köpeği kalır. Bir de köyden göç etmeden önce tarlasında gördüğü ve köyde kalmasına sebep olan mısır filizi. Bu iki kader ortağının, mısır filizini yaşatmak için su ve kendilerinin yaşamlarının devamı için hem su hem de yemek arayışı anlatılır. Gizli karakter doğa, zaman ile kol kola verip ikisinin hayatını zorlaştırırlar. Ama yanında eser miktarda umudu vermeyi hiç unutmazlar. Bazen bir kâse yemek için, bazen bir tas su için, bazen de soluklanacak bir gölge için mücadele verirler. Bu zorlukların hepsi, olağanüstü bir varoluş inadıdır.

İhtiyarla kör köpeğin aralarındaki duygudaşlık ve dostluk etkileyicidir. Köpekte sahibini anlamaktadır. Aslında bir sahiplik olmadan ikisi arasında bir dostluk vardır. İhtiyar adamın köpeğine gösterdiği adalet ve bağlılık, kitabın sonunda yaşam için yazı tura atmayla son noktasına ulaşır. Hemingway’in Yaşlı Adam ve Deniz kitabında, yaşlı denizcinin büyük kılıçbalığını yakalamasında onu tanıyor olmasının etkisi büyüktür. Galiba yaş aldıkça doğayı anlamaya ve doğanın hakkını vermeye başlıyoruz.

İhtiyar adam doğayla, doğa için, doğaya rağmen büyük bir savaş içine girer. Kalmasındaki amaç, bir mısır filizini büyütüp karnını doyurmak değildir. O, istenilirse çok çaba gösterilir ve direnilirse doğayla uyum içinde ve doğadan kazanç sağlanabileceğini ispatlama derdindedir. Yazar, çıkan her sorunda, bu noktadan sonra bir çözüm bulamayacağını her düşündüğümüzde bir umut ışığı yakıyor. Kuraklıktan kaçıp gidenlerin bir yıl sonra yağmur yağınca döndüklerinde asıl kurtuluşlarının bu yaşlı adam olduğunu anlamaları ve parçaları birleştirmeleri, bir sonraki kuraklıkta yedi kişinin kalması başarının kanıtı oluyor.

Kör köpeğin ki ismi de Kör, insanların yaptıkları bir tören sonunda kör olmasına rağmen yine de bir insana sığınıp, tüm sadakatini göstermesi, onları dost bellemesi doğanın verdiği büyük bir mesajdır.

Kitabın ismi, kitabın diğer karakteri zamanın adımlarıdır. Görece daha sorunsuz geçen günler, tam bir direnme ve vazgeçmeme örneği olan aylar ve bitiş ile başlangıçların adımı olan yıllar kavrula kavrula küle dönüp tekrar külünden doğan doğanın yardımcısıdır. Açlığa ve çoğunlukla çaresizliğe rağmen gün batımını seyredecek kadar doğaya sevdalı bir insanın her kaybı ise kazançtır.

Günler Aylar Yıllar
Yan Lianke
Jaguar Kitap
2020, 105 sayfa

Armağan Can

Kitapcafe yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir