Yüzyıllık Yalnızlık

Böylesine büyük bir romanı yorumlamak gerçekten çok zor. Bunca zaman hep erteleyip zamanı gelince okurum dediğim romanı iyi ki bu yaşımda okumuşum. İyi ki Marquez okumalarımda sonlara bırakmışım. Yazarı okudukça daha iyi anlayıp kalemindeki sihri daha iyi tanıdım. Büyülü gerçeklik akımının öncüsü olan kitap, türünün hakkını ziyadesiyle veriyor. İşin büyüsü kısmında kitapta geçen hayaletler, çamaşır asarken göğe yükselen bir kız ve daha niceleri yaşanırken diğer yandan da “Kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız” diyen Marquez aslında dünyanın kuruluş düzenini ve sistemini tüm gerçekliğiyle yansıtıyor!

Kitabın bütününe baktığımızda Maconda diye anılan bir köyde Buendia ailesinin yüzyıl boyunca bir döngü içinde nasıl yaşadıklarını ve yüzyıllık bir yalnızlığa nasıl mahkum olduklarını okuyoruz. Aile üyelerinden aynı isme sahip olanların karakter ve yazgılarının bir olması kitapta kısır döngü gibi görülse de aslında bir çemberin döngüsünde akıp giden yaşamı sorguluyor.

Gabriel Garcia Marquez bu kitabı büyükannesinin anlattığı öykülerden yola çıkarak yazdığını söylüyor. Büyükanne masallarıysa büyülü dünyalara açılan kapıları aralarken,aslında yaşanmışlıkların süslü versiyonları değil midir? İşte Yüzyıllık Yalnızlık’ın, sayfalarında gezinirken okurda bıraktığı tad da böyle bir şeydir!
Çok severek okudum ve bir kere daha okumaya gönüllüyüm.

Yüzyıllık Yalnızlık
Gabriel Garcia Marquez
Can Yayınları
Türkçesi: Seçkin Selvi
464 sayfa, 2016

» readerbestseller

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hür - Ezgi Durmuş

Hür – Ezgi Durmuş

 Ezgi Durmuş’a dair yazacaklarım bir hayli var, amma velakin konu o değil konu Hür. Şu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir