Yoga ile tanıştığımdan beri hayatımda çok fazla şey değişti. Günlük alışkanlıklarımdan tutun da duygusal durumuma dek pek çok alanda bana katkı sağladı yoga. Yoganın sadece spor olmadığını bir din hiç olmadığını fark ettiğim ve ardında yatan felsefeyi öğrenmek istediğimden beri okuma alışkanlıklarımda ve okuduğum türlerde de değişime sebep oldu. Yoga felsefesinin en önemli kitaplarına ve kişisel gelişim türüne eğildim bir süredir. Bu türleri okurken ağır ağır felsefe okumak beynimi yorduğunda ise kalemini çok sevdiğim yazarımız Çimen Erengezgin’in ‘Vay Başına Yoga Gelenler’ kitabı ile derin bir nefes aldım. Yazarımız bu kitabında 11 yıl önce başlayan ve halen daha devam eden yoga maceralarını esprili ve yalın bir dille aktarmış okuyucusuna.

Yoğun iş temposundan nefes aldıracak bir hobi arayışına başlayışı ile başlıyor ‘Vay Başına Yoga Gelenler’. Resim, dans, tenis ve bowling gibi alanları denedikten ve aradığını bulamadıktan sonra yoga ile karşılaşıyor yazar. Haftada bir olarak başladığı yoga’yı zamanla hayat tarzı haline getirişini üstelik bunu üzerinde çaba harcamadan kendiliğinden gelişiminı aktarıyor. Yoga’nın basamaklarından biri olan ve aslında bu sebeple spor olarak yorumlanan asana yani duruşları anlatırken eklediği resimli açıklamalar, duruşun vücuda yararları bölümü kitaba bambaşka bir boyut katmış. Öğrencilik ile geçen 5 yılının ardından ‘Bana yarar sağlayan yoga başkalarına yarar sağlar’ düşüncesi ile eğitmenlik sertifikası almaya karar verişi ve bu dönemde yaşadıkları ile de kitabı sonlandırmış Çimen Erengezgin.

Kitabın en arkasında yer alan sağlam kaynakça bölümü sayesinde okuma listemi kabarttığımı da eklemeden geçemeyeceğim.

Hem bir eğitmen hem de bir öğrencinin gözünden eğlenceli ve hızlı okunacak bir dille anlatmış yazarımız bende yoga’ya başlamayı düşünen,

yoga yapan, duyup da ‘bu nedir ki’ diye düşünen herkesin okumasını tavsiye ederim ‘Vay Başına Yoga Gelenler’i. Her kişinin yoga macerası farklıdır ama başkalarının macerasını okumak kendi maceranızda önemli bir yer tutabilir.

 

Alıntılar:

“Yoga bir araçtır, onu en iyi şekilde değerlendirmek farkındalık, zihin eksikliği, sabır, kabulleniş, uygulama, cesaret, süreklilik, objektiflik, disiplin ve teslimiyetle mümkündür.”

“Yani hayatı bir terazide yaşıyor olduğunuzu düşünsenize… Kefenizde mal, mülk, unvan, başarı yerine dinginlik, huzur, cesaret, hoşgörü olan bir terazi.”

“Hiçbir şeyin tamamıyla iyi yada tamamıyla kötü olmadığını o günlerden itibaren defalarca kanıtlı olarak gördüm.”

 

Tanıtım Bülteninden:

Bir eğitmenin gözünden, bir öğrencinin zihninden…Çimen Erengezgin bu defa yoga deneyimlerini, hem yıllar süren öğrencilik hem de eğitmenlik tecrübeleriyle harmanlayarak öyküleştirdi. Yazar, yogayla ilk kez tanışan bir öğrencinin iç sesiyle, son derece samimi ifadelerle ve açık yüreklilikle neler düşündüğünü ve yaşadığını esprili bir dille aktarıyor. Öğrencinin maceraları gülümsetirken, aynı zamanda bir yoga öğretisine dönüşüyor. Bu kitapla yoga, öğrencilerinin bakış açısıyla açılmış yeni bir pencere ediniyor. Bugüne kadar hep eğitmenler anlattı, şimdi sıra öğrencilerde…

“Hoppalaaa! Hoca konuşuyor ben içimden cevap yetiştiriyorum. Herkes böyle mi, yoksa onlar içlerinden konuşmuyorlar mı? Sussana kızım ne konuşuyorsun bıdır bıdır, konsantre ol da hareketleri kaçırma! Bak yine konuşuyorum, ay yoruldum yemin ederim, daha hareketler başlamadan içimdeki konuşkan hanım beni fazlasıyla yordu.

Hayır yani hocayı mı takip edeyim, susmak bilmeyen kendi iç sesimi mi dinleyeyim?

Bu arada da gözleri kapat diyor hoca, işte şimdi yandık. Çaput çarşısı oldu mu sana vıdı vıdı olimpiyatları…”