“İyi ki varsın dediği insanları kaybetmek de yoruyor insanı.”

Yalnızlık senfonisi…

Hep kaybediş, kaybedişin ardından gelen yalnızlık ve sonunda karşındakini suçlama…
Popüler kitaplar arasında öne çıkan, kapağı ile kendi cazibesini oluşturan bir kitap. Çok satanlar listesinden inmemesiyle benim de ilgimi çekmeyi başardı. Çoğu kişinin zannımca roman sanıp aldığı bu kitap aslında deneme formunda yazılmış. Bana kalırsa yazar kendisiyle yüzleşmesini kaleme almış.

“Her şeye rağmen yine de size güvenip seven insanları kaybetmeyin.”

Babası tarafından pek sevilmeyen, dedesinin hor görüp kovduğu bir genç adam.Dedesi hastanedeyken Cemre’yle tanışıyor; tam âşık oldum derken aslında sevilmediğini fark ediyor. Bu fark ediş onun hislerini çöküşe götürürken, aynı zamanda da geçmişte yaşadıklarını tekrar hatırlamasına sebep oluyor.

“Annen baban olsa da hayatta en büyük öksüzlük çocukluğunu yaşayamamaktır.”

Yazarın başarısının sırrı sanırım anlattığı şu hikâyede saklı. Bir gün onu tanıyan bir kırtasiye dükkânına gidiyor ve kitap bastırmak istediğini söylüyor. Karşısındakinin bu isteğe cevabı ‘’Yapamazsın.’’ oluyor. İşte bu cevap onu hayallerinin peşinden koşmaya itiyor. Mesajını da bu yönde veriyor yazar. İsteyin, deneyin, peşini bırakmayın.

“Konduğu daldan tam havalanacakken avcıya yakalanan zarif bir serçe kadar şaşkın ve çaresizdi.”

Yine De SevdikKitabı okurken üzülüyorsunuz hem de çok üzülüyorsunuz. Çoğu ayrılışa deyim yerindeyse ‘’cuk oturan’’ tespit cümleleri var. Cümleleri okurken boğazım düğüm düğümdü. Küçük bir çocuğun iç dünyasının ne denli hasar görebileceğinin bir ispatı niteliğinde bir yapıt olmuş. Amacı sanırım bu değil; ama maalesef bana okurken bunu hissettirdi. Hayatı kösteklerle dolu bir çocuğun çöküş cümleleri ile dolu bir eser. Okuyan maalesef üzülmekten helak oluyor.

Eserin dili biraz cılız kalmış, sanırım önemli olan mesajları iletebilmekti yazar için. Sayfaları çevirirken, hayata bu kadar asabi bakan birinin neler yaşamış olabileceğini cidden merak ettim. Bitirdiğimde sadece buruk bir his bıraktı, derinlerde bir yerlerde.

“Biz sevdiğimiz kadar sevilmedik belki ama siz üzdüğünüz kadar üzülecek, kırdığınız kadar kırılacak, ağlattığınız kadar ağlayacak, dağıttığınız kadar dağılacaksınız. Yaktığınız can kadar yanacak canınız.
Hiçe saydığınız duygular kadar hiçe sayılacak duygularınız. Aldığınız ah kadar da alınacak ahınız.
İlahi adalet diliyorum, ona emanet cezanız…
Yine de sevdik.”

Yine de Sevdik

Miraç Çağrı Aktaş
Olimpos Yayınları
160 sayfa, 2018