Yeni Çıkan Kitaplar

Yeni çıkan kitaplar – Kasım 2019

Romeo ve Juliet

Romeo ve Juliet

Yazar: William Shakespeare
Çevirmen: Asena İrmikçiYayınevi :
“Daha acıklı bir hikâye yoktur, Juliet ve onun Romeo’sununkinden.”

William Shakespeare’in ilk kez 1597 yılında basılan ölümsüz eseri Romeo ve Juliet, trajik bir şekilde düşman iki ailenin çocukları arasında oluşan aşkı anlatır. Shakespeare’in en sevilen oyunlarından biri olan Romeo ve Juliet insan ilişkileri ve durumlarıyla yaklaşık 400 yıldır vermek istediği mesajla günümüze kadar gelmiştir. İngiliz edebiyatının klasiklerinden olan bu eser sayısız tiyatro oyunlarına, kitaplara ve filmlere konu olmuş, pek çok edebi esere ilham vermiştir.

“Semadaki gözleri öyle parlak yanardı ki gökkubbe boyunca, şarkı söylerdi kuşlar, sabah oldu zannedip.
Bak nasıl da yaslıyor yanağını eline. Ah, şu eldeki eldiven olsaydım da dokunsaydım o yanağa!”

 


 

Tek Kitapta Nazım Hİkmet

Tek Kitapta Nazım Hİkmet

Yazar: Öner Yağcı
Yayınevi :Telgrafhane Yayınları
Umudun ve özgürlüğün ölümsüz şairi Nâzım Hikmet, bu kez Öner Yağcı’nın bütüncül bakış açısı, derin incelemesi ve yüreğe dokunan üslubuyla okurlarla buluşuyor…

“Nâzım Hikmet’in yaralı ve ışık dolu yüreğiyle yaktığı ateş söndürülemedi.

Zindan karanlıkları, yıllarca süren özlemler, adına bile konulan yasaklar Nâzım Hikmet’i halkının yüreğinden söküp atamadı.

O, yıllarca yasaklarla yaşadı ülkesinde.
Dünyayı kucaklayan şiirleri, beyinlerden defterlere, defterlerden yüreklere taşındı.
İnsanın, sevdanın, güzelliklerin, özgürlüğün türküsünü söyleyen Nâzım Hikmet ülkemizin ve halkımızın aydınlık savaşçısı, onurumuzu ve vicdanımızı temsil eden bir şair olarak yaşadı ve öldü.”

 


 

İz Bırakan Kokular

İz Bırakan Kokular

Yazar: Seher Balsak
Yayınevi :Karina Yayınevi
Bir düşünün hangisi sizi daha güvende ve huzurlu hissettirir? Sürekli sizi seven, koruyup kollayan birilerinin yanınızda olması mı ki bir gün yanınızda olamayabilirler, yoksa herkesin birbirinin hakkını tanıyıp, koruyup, gözettiği ve her canlıya değer verilen bir yaşam mı? Birincisi, seni sürekli birilerine bağımlı hâle getirirken, ikincisi özgür aşkı tattırır, gerçek sevgiyi hissettirir ve çoğaltır, huzurlu zihinler yaratır, bu da üretken zihinleri daha fazla üretebilmeleri için özgürleştirir.

Yaşayan hiçbir insan, kainattan bağımsız ya da nötr bir birey değildir, bu yüzden sevgi doldurursak ruhlarımızı sevgi doğurur, nefret doldurursak ruhumuzu kâinat bütün cömertliği ile nefret doğuracaktır bize.

 


 

Yol

Yol

Yazar: Salih Ağar
Yayınevi :Kuytu Yayınları
İnsanın doğasında her şey güzeldir. Ta ki insanın doğasına olumsuz bir şey dokununcaya, onun doğasını rahatsız edinceye kadar. Bunlardan en kötüsü de ölümdü. Ölüm insanın doğasına dokununca insan tüm değer yargılarını hiçe sayıyordu. Elleri bir anda saçlarına gitti, saçlarını tutam tutam yolmaya başladı. Artık ortada Yeliz diye birisi yoktu. Doğasına olumsuzca dokunulmuş bir canlı vardı.

 


 

Saklambaç

Saklambaç

Yazar: Şeyma Kısakürek Sönmezocak
Yayınevi :Timaş Yayınları
Okurlarıyla konuşan, sorular sorarak onu kurmacaya dahil eden bir roman Saklambaç. İç içe geçen bu kurmacanın detaylarında ise, modern çağ insanının duygusuzluğu, doyumsuzluğu eleştiriliyor.

Romanın hemen başında bunun bir oyun olduğu ve bu oyunun bir kuralı olduğu ifade ediliyor: Elma dersem çık, armut dersem çıkma! Saklambaç’ın okurları bu kuralı unutmamalı…

Şeyma Kısakürek Sönmezocak ilk romanında kurmacanın olanaklarını zorluyor ve okuru kurmacayı yeniden kurmaya davet ediyor.

 


 

Yürümek

Yürümek

Yazar: Henry David Thoreau
Çevirmen: Emre Can Ercan
Yayınevi :Zeplin Kitap
Yürümek içsel bir yolculuğun başlangıcıdır. Yürümek insanın kendine doğru attığı düşsel adımların adıdır. Yürüyen insan her adımda kendinden kurtulur ve özüne doğru yol alır âdeta. Yürümek dışarıdan içeriye bir seyahatin de başlangıcıdır. En güzel düşünceler yürürken insanı bulur. Yürürken düşünceler olgunlaşır ve fazlalıklarından kurtulur. Yürümek bir tür arınmaktır. Yürümenin felsefesi ve derinliğine doğru ilk adım için sayfaları çevirmeniz yeterli.

 


 

İz

İz

Yazar: Memmed İsmayıl
Yayınevi :Akıl Fikir Yayınları
oman talih-kader hakkında bir şairin sufi dünya görüşünün sanatsal ifadesidir. Burada İslam ve eski inançlar iç içedir. Ruhların yaşam öyküsü hadislerin dili ile, fıkraya benzer diayloqlar aracılığı ile tasvir edilmiştir. Romanın adı sadece tekrarlanan bir sözcük değil, aynı zamanda felsefi, mecazi anlam taşımaktadır. Bu dünyada hər nesnenin, her bir olayın mutlaka izi kalır. İz mecazı alın yazısının sembollerinden biridir ve yaşam tecrübesinin mitoloji dile çevrilməsidir. Bu roman, Memmed İsmayıl’in kendi içindeki üzüntülerini ifade etmesi, paylaşması ve arındırması için bir fırsattır.

Prof.Dr. Rüstem Kamal

Destansı, duygusal, sanatsal (hatta bazen şiirsel) ruh halüsinasyonları romanın ana kaynağıdır. Roman, insan ve doğanın gizemini, insanlarla Tanrı arasındaki gizemli ilişkileri, köylerimizin yüzlerce yıldır yaşadığı ve yaşattığı yarı gerçekçi, yarı sembolik inançların gerçek atmosferini gözler önüne seren bir eserdir.

Şair ve yazar Sabir Rustamhanlı

Elinizde tuttuğunuz bizim olmayan bir savaşa gidip de dönemeyenlerin yetimlerinin romanı… Bu savaşın, daha doğrusu felaketin Kırım’daki yıkımlarını Cengiz Dağcı’dan öğrenmiştik, hemen yanı başımızda can Azerbaycan’daki tahribatını da bu savaşın yetimlerinden şair Memmed İsmayıl’in şiir üslubuyla yazdıklarından öğreniyoruz…

Prof.Dr. Vahid Türk

İz romanı, tanesi insan olan Sovyetler Birliği değirmeninin yarattığı facianın yalnızca bir molekülünün bile taşıdığı, ancak katlanılması âdeta imkânsız olan ıstırapların ağırlığını okuyucunun yüreklerine silinmez bir şekilde mıhlıyor. Bu facia atmosferinde başı göklere yükselen Tanrı Dağları gibi azametli Azerbaycan evlatlarının ruhları Memmed İsmayıl’in son derece başarılı eskizleriyle orada kendi yansımasını bulmuştur. Bu da, millî şairimiz Memmed İsmayıl’in edebî başarısıdır.

Yazar,tercüman: Seyfeddin Altaylı

 


 

Dostname

Dostname

Yazar: Osman Said
Yayınevi :Egemen Yayınları
Bazen insan en sevdiği insan ile duygularını paylaşmak ister, bazen dertleşmek, bazen sevincini beraber yaşamak ister. Bazen beraber düşünmek, bazen gönülden gönle köprüler kurmak arzu eder. Dostname işte bu amaçla dosta yazılan mektuplardan ibarettir. Dostnameler, her geçen gün biraz daha unutulmaya başlayan dost mektuplarını hatırlatan, bazen kurgu, bazen yaşanmış hikayeleri içinde barındıran, mektuplardan oluşur. Bir bakarsınız bir gönül yolculuğuna çıkarır sizi, bir bakarsınız bir davanın savunucusu olmuşsunuz, bir bakarsınız bir madencinin dostu olurken bir bakarsınız Kerbela’da susuz kalmışsınız… Ne zaman nerede hangi dostla buluşacağınızı kestirmek mümkün değil. Dost neredeyse, nereden bize Dostname yazdıysa onunla orada olmanın adıdır Dostnameler…

Dostname bazen bir damla gözyaşında ortaya çıkan bir duruş olur, bazen bir çocuğun gözünden hayat! Bazen renklerin dili, bazen bir ders, bazen bir terennüm… Bazen bir ışık, bazen bir yoldaş, bazense sadece bir küçük helalleşme…

Bizi alıp Yusuf’un rüyasına da götürür, Eğitim dünyasının gerçeklik durumunun değerlendirmesine de… Yusuf’un terbiyesini de anlatır, teknolojinin hayatımızdaki yerini de… Dostname kısaca hayatın bir parçasıdır. Dostlar oldukça, birbirlerine muhtaç olup, paylaştıkça devam edecek bu Dostnameler. Sizlerden gelecek Dostnameler de bize yeni Dostnamelerin kapısını açacağından, paylaşımlarımız sadece bu kitaptan ibaret olmayacak! Dost kaldıkça Dostnamelerde yaşamaya devam edeceğiz. Dosta mektup yazmanın lezzetini paylaşacağız.

 


 

Çalıntı Kelimelerim Sahibinden

Çalıntı Kelimelerim Sahibinden

Yazar: Ciwan
Yayınevi :Perseus Yayınları
Modern Sanar
Sokağın ortasına bir sokak lambası dikti biri.
Biri, lambanın hemen altına beyaz bir araba bıraktı.
Birisi de çürü-kuru bir deste çiçek…
Biri getirip bir eski kirli koltuk bıraktı altına.
Bir başkası birkaç karton kutu…
Başkası birkaç poşet çöpünü bıraktı.
Sonra birisi birkaç kedi götürüp bıraktı.
Kediler hemencecik benimsediler koltuğu ve çöp poşetlerini.
Bilinmeyen birisi de saçları kanına bulanmış bir kadın cesedi götürüp bıraktı.
Kediler çok da sevemediler bu kadını.
Artık tamamdı Tanrı’nın bütün sıfatları.
Sonra hiçbir şey olmamış gibi bir sevgili,
Bir ıslık çalarak geceyi bırakıp bir başka geceye karıştı.
İşte böyle böyle ışıklarına lanet okur oldu sokak lambaları….”

 


 

Türkiye Cumhuriyeti’nin Madencilik Politikaları 1932-1960

Yazar: Turgut İleri
Yayınevi :Kriter
Madenler ve madencilik konusu eskiçağlardan beri toplumların ilgilendikleri konulardan biri olmuştur. Türkiye’de madencilik konusunun ayrıntılı olarak ele alınması ve üzerinde çalışılma yapılması Cumhuriyet Döneminde olmuştur.

Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan dönemde bilindiği üzere her alanda ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarmak amacıyla çalışmalar sürdürülmüştür. Hedefe ulaşmada dikkate alınan alanlardan biri de iktisadî hayatın çok kıymetli bir tarafını oluşturan madencilik olmuştur. Cumhuriyet döneminde başlangıçta madencilik sektöründe Osmanlı Devletinden intikal eden 1906 tarihli maden nizâmnamesinin hükümleri uygulanmıştır. Bu nizâmnameye göre oluşturulan düzende; madenler ekonomide bir ticaret malı olarak değerlendirmiş, sektörde yer alan kişilerin çıkarları korunmuş, fakat toplumun yararı pek gözetilmemiştir. İdeal olmayan bu anlayışın ve uygulamanın değiştirilmesi, sektörün ülke çıkarlarına uygun hale getirilmesi, üzerinde durulması gereken bir konu olarak görülmüştür. Bu düşünce ile hareket eden Cumhuriyet hükümetleri, çözüm bekleyen birçok sorunun yanında çok önemli görülen maden ve madencilik konusu ile de ilgilenmişlerdir.

Bu bağlamda önceki anlayış ve algıdan farklı olarak sektörü ileriye taşıyacak yasal düzenlemelere girişilmiştir. Çağdaş ilkelere dayalı yeni plan ve programlar hazırlanmış, resmî kurumlar, okullar ve işletmeler açılmış, ülke madenciliğinin gelişmesine yönelik radikal adımlar atılmıştır.

Bu çalışmada geniş bir perspektiften bakılarak, Cumhuriyet Döneminde (1923-1960) madencilik alanında yapılan düzenlemeler, yenilikler ve Türk madenciliğinin gelişmesini sağlayacak politikalar hakkında bilgi verilmiştir.
kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.

Önceki sayfa 1 2 3 4
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba Size daha fazla kaliteli içerik sunabilmek için sitemize reklam engelleyiciyi kapatarak destek olabilirsiniz. Teşekkür ederiz :)