Yeni Çıkan Kitaplar

Yeni çıkan kitaplar – Eylül 2019

Okumayı seven ve yeni çıkacak kitapları dört gözle bekleyenler, bu yaz hangi kitapları okuyacağız diyenler eylül yeni çıkan kitaplar listemiz sizlere fikir verecektir. Göz atmayı unutmayın!

Birlkite Yaşamanın Yolları

Birlikte Yaşamanın Yolları

Yazar: Camille Bordas
Yayınevi: Siren Yayınları

Birlikte Yaşamanın Yolları, ailenin en genç ve belki de en ‘sıradan’ bireyine; Isidore’a odaklanıyor. Isidore, zekâ küpü kardeşlerinin arasında büyürken hayatın esprili ve dokunaklı sayfalarını naif bir biçimde aralıyor, sorularına yanıtlar arıyor. Kitaplarda yazmayan gerçeklere, duyumsadığımız ama anlatamadığımız şeylere ve bilimsel tezlerle masaya yatırılamayan duygulara dair bir roman bu; ağırbaşlı bir biçimde iddialı ve akıllardan kolay kolay silinmeyecek bir roman. Camille Bordas, Birlikte Yaşamanın Yolları’nda insanı illa ki örseleyen bir dünyada sağlam kalma mucizesini ustalıkla anlatıyor.

 


 

Türkiye'de Postanın Mikrotarihi Cilt1: 1920-2015

Türkiye’de Postanın Mikrotarihi Cilt1: 1920-2015

Yazar: Mehmet Akan
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Posta, posta tarihi ve koleksiyon deyince akla hemen pul ve damga gelse de, en az bunlar kadar yaygın kullanılan ve çeşitlilik gösteren posta formlarını sınırlı bir meraklı grubu dışında bilen azdır. Posta malzemelerinin bu araştırılmamış grubuna yönelen iki koleksiyonerin, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti posta formları üzerine yeterli kaynak bulamamaları, onları bu alandaki başvuru kaynağı eksiğini gidermeye yönlendirdi. Türkiye’de Postanın Mikrotarihi sadece posta formlarının Osmanlı döneminde başlayan tarihini belgeleyerek bir katalogunu çıkarmakla kalmıyor. Çeşitli form kategorilerine dair teknik bilgilerin yanı sıra dönemlerinin siyasi, iktisadi, kültürel, sanatsal ve toplumsal normlarını yansıtış biçimlerinden, onları kullananların üzerlerine düştükleri kayıtlara dek pek çok özel ve merak uyandırıcı ayrıntıyı bir arada ele alarak, Türkiye’nin geçmişine yeni bir pencere açıyor.

 


 

Acı ve Tahammül

Acı ve Tahammül

Süleyman Doğanay
Maarif Mektepleri

Zorluklarla bezenmiş bir seyahat misalidir hayat. Bu yolculukta her birimize bir diğerinden tamamen farklı güzergâhlar tayin edilmiştir, parmak izlerimiz gibi. İnanan bir insan, bu dünyada kendisine dikensiz bir gül bahçesi vaat edilmediğinin farkındadır. Zira ilahî mesaj, kâh ölüm korkusu, kâh açlık kaygısı, kâh malın mülkün ziyana uğraması gibi deneyimlerle insanın imtihana tabiî tutulacağını çarpıcı bir şekilde bildirir. Bu mesaj, ‘Sabredenleri müjdele!’ şeklinde sona erer.
 


 

Alice Harikalar Diyarında

Alice Harikalar Diyarında

Lewis Carroll
Dorlion Yayınevi

John Tenniel’in resimlediği Alice Harikalar Diyarında, beyaz bir tavşanı izleyerek, bir delikten dünyanın derinliklerine doğru dalan Alice’in başına gelenleri anlatır. Alice, yeraltında Vankara Kedisi, Mart Tavşanı, Çılgın Şapkacı ve Uykucu Fare gibi birçok ilginç yaratıkla karşılaşır. İskambil kâğıdından kral, vale ve “Kafasını uçurun!” çığlıklarıyla gezen Kraliçe, Alice’in harikalar ülkesinde karşılaştığı tuhaf insanlar arasındadır.

 


 

Vahşetin Başkenti

Vahşetin Başkenti

Mesut Canöz
Dorlion Yayınevi

Karşısındaydı. Sıklaşan nefesine, titreyen ellerine hakim olamıyordu. Kendini bitik hisseden her insan gibi yere uzun süre kilitleniyordu bakışları. Bir polis ölümle koyun koyuna yaşamayı öğrenmeliydi. Fakat o anın geleceğini kim nereden bilebilirdi? Kendine olan güveni, egosu, saygısı yerle bir olmuştu. Tükenmişliği iliklerine kadar hissediyordu. Uzun süredir devam eden, bitmek bilmeyen bir kabus vardı. Geçmiyordu. Bitmiyordu. Bitmeyecekti. Çareler, umutlar yok olmuş, insanlar bu vahşeti normal karşılamaya başlamıştı. Ölüm şüphesiz en büyük gerçekti.

 


 

Esrarlı Ev - Sherlock Holmes 4

Esrarlı Ev – Sherlock Holmes 4

Sir Arthur Conan Doyle
Portakal Kitap

Baker Sokağı’ndaki 221 B numaralı evin ünlü kiracısı Sherlock Holmes…

Zekâsı, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor!

Boscombe Vadisi’indeki cinayet, ne sebeple işlendi? Çocuk bakıcısı Violet Hunter’ın çalıştığı evin sırrı neydi? Sherlock Holmes kaybolan yarış atını bulabilecek miydi? Kilitli bir odada işlenen cinayetin gizemli sorumlusu kimdi? Aslında çok basit görünen Çalınan Taç vakasının arkasında aslında kimler var?

Sherlock Holmes ve biricik ortağı Doktor Watson’ın maceraları, kaldığı yerden devam ediyor.

Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle’un kaleminden…

 


 

Külde Güllenen Şarkılar

Külde Güllenen Şarkılar

Ferhan Mordeniz
Aryen Yayınları


Ömrün yeşil güneşi terk eylediğinde ansızın
Yüreğin şen bahçesini
Bilin ki büyük aşkın muştusudur sizden göçüm
Ve
Sizlere armağanım
Bütün zamanları besleyecek
Bu amansız sevdanın soylu düşleriyle yeşerttiğim
Rengârenk çiçeklerin tohumları
Ekin şarkılarla gövdemin döndüğü toprağın rahmine
Sizlere
Aşkla direnip, güzelleşerek özgürleşmenin
Sırrını açacak newroz mevsiminin rengârenk sabahlarında…

 


 

Ümmeten Ulusa Şeriattan Yasaya İslam’ın Sekülerleştirilmesi

Ümmeten Ulusa Şeriattan Yasaya İslam’ın Sekülerleştirilmesi

Mustafa Özcan
Kitap Arası

İslam kolaylık gereği aşamalı yaklaşımı kabul eder ama dejenerasyona kapı araladığı için parçalı yaklaşımı kabul etmez. Kur’ân-ı Kerim bunu sarahatle reddeder. Bu cihetle İslam siyasi rejimi hilafetle birlikte ümmetin birliğini yani ittihad-ı İslam’ı esas alır. İttihad-ı İslam siyasi olarak kurulamasa bile o uygun bir zemin, ortam bulana kadar manevi bağlarını korur ve gönüllerde yaşamaya devam eder. Pratik gelişmelerin hilafına teorik olarak ümmetin birliği ve dirliği tecezzi kabul etmez. Pratiğin teoriye geçirilmesi ise ümmet bağı yerine laik bağları güçlendirir, ikame eder. İmparatorluk hacminde bile olsa parçalanmayı esas alan devlet ulus devlet hükmündedir. İslam milleti yerine Osmanlı milletini ikame çabaları da az çok laikleşme serüvenine kapı aralar. Osmanlı döneminde fikri mayalanması, irhasatı yani ayak sesleri yaşanan gelişme Osmanlı sonrası kuvveden fiile çıkmış ve ulus devletler zincirine dönüşmüştür. Coğrafya ve toplum bütünlüğü olarak ümmetin birliği yok olmuş siyasi ayağı veya temsilciliği olan hilafet de çökmüş ve çökertilmiştir. Hilafetin şahsında İslami siyaset, ümmetin şahsında İslami toplum ve hukukun şahsında ise şeriat devre dışı bırakılmış ve atıl hale getirilmiştir. İslamiyet kıyamete kadar geçerli ve yetkindir. Ona baskın çıkmak isteyen bütün güçler zamanla yenilgi kupasını tatmışlar ya da manen İslamiyete tabi olmuşlardır. İlahi karakteri gereği, İslam baskındır, kimseye boyun eğmez, eğdirilemez. Kitap, temel İslami değerlerin kıyamete kadar geçerliliğini, yetkinliğini ispata adanmıştır.

 


 

Çağdaş Sanatın Toplumsal İnşası

Çağdaş Sanatın Toplumsal İnşası

Hülya Biçer Olgun
Çizgi Kitabevi Yayınları

Sanat nedir? Sanatçı kimliği ve sanat eseri statüsü nasıl oluşmaktadır? Sanat eserinin değerini kimler, nasıl belirlemektedirler? Günümüzde çağdaş sanat alanının yapısı nasıl bir dönüşüme uğramıştır? Çağdaş sanata destek veren büyük aile gruplarına mensup aktörler, kurum yöneticileri, küratörler, koleksiyoncular, galericiler, müzayede evleri, sanat eleştirmenleri sanat eserinin değerinin sosyolojik olarak oluşmasında nasıl bir role sahiplerdir? Sanat beğenisi toplumsal olarak nasıl inşa edilmektedir? Çağdaş sanat alanında iktidar sahipleri hangi toplumsal kesimler ve aktörlerdir? Çağdaş sanat alanında kurumsal sanat ve kurumsal hayırseverliğin önemi nedir? Araştırmada, bu ve ötesindeki tüm sorular/sorunlar temelinde, Türkiye çağdaş sanat alanının en önde gelen sanatçı ve küratörleriyle yapılan saha çalışması sonucu elde edilen veriler ışığında sanat eserinin değerinin sosyolojik olarak belirlendiği süreç değerlendirilmiştir.

Bu kitap, çağdaş sanat akımlarının ortaya çıkmasından beri toplumun farklı kesimlerinin çağdaş sanat eserlerine “İyi de bu neden sanat?”, “Bunu ben de yaparım ki!”, “Bunun neresi sanat! Hiçbir şeye benzemiyor” gibi klişe ifadelerle saldırılarına karşı, sanat eserinin değerinin toplumsal bir inşa olarak nasıl oluştuğuna dair sosyoloji bilimi içerisinden sunulmuş bir açıklamadır. Bugün neyin neden sanat olduğunu veya değerli olduğunu sorgulayanlar, bu kitapta aradıkları cevapları ve daha fazlasını bulacaklardır.

 


 

Sosyal Adalet Kuramında Güncel Tartışmalar

Sosyal Adalet Kuramında Güncel Tartışmalar

Mehmet Çakır
Çizgi Kitabevi Yayınları

‘Kanunlar önünde herkes eşittir’ varsayımı, esasında liberal adaletin özünü yansıtmaktadır. Sosyal adalet ise en iyi ihtimalle liberal adaletsizliklere verilen en güzel yanıt olarak değerlendirilir… İfade Brian Barry’e aittir. Barry’in böyle bir varsayımı gündemine almasının ana nedeni, herkesin eşit haklara sahip olduğu argümanından ziyade herkesin eşit fırsatları yakalayabilme(me)si sorununa odaklanmasıdır. Odaklanmamız gereken, gözümüzden kaçan asıl nokta burasıdır. Barry, Sosyal Adalet Neden Önemlidir adlı eserinde konuyu örneklendirir: “Geleneksel liberal bir toplumda herkesin genel olarak eğitim hakkı olacaktır, ne zamana kadar? Eğitim hakkını yasaklayan bir yasanın kabulüne kadar. Günümüzde birçok ülkede bir çocuğun okula gitme fırsatı, ebeveynlerinin bunu istemelerine ve maddi zorlukları karşılayabilecek koşullara sahip olmalarına bağlıdır. Eğitimdeki bu fırsat eşitsizliği nasıl oluyor da ‘adaletsizlik’ yerine talihsizlik olarak adlandırılıyor, bunu anlamak çok zor” demektedir. Evet, esasında hak ya da fırsatların dağıtımında meydana gelen aksaklıklara ilişkin değerlendirmelerimiz, gündelik yaşantımızın birçok anında ‘talihsizlik’ten öteye geçmemektedir. Kolektif bir çabanın ürünü olarak doğan Sosyal Adalet Kuramında Güncel Tartışmalar/Doğu Batı Ekseninde Farklılaşan İzdüşümleri adlı eser, akademik ve bilişsel bir söylem ile okuyucuları, “talihsizlik” türü adlandırmalar üzerine tekrar düşünmeye davet etmektedir. Elinizdeki eser sosyal adalet söyleminin içerdiği temaları, doğu-batı felsefesinin havasını teneffüs etmiş düşünürler diliyle ortaya koymakta, refah devletinin bir amacı olan sosyal adalet hususunu teorik bağlamları ile tartışmaya açmaktadır.

 


 

Sevgi ve Adalet

Sevgi ve Adalet

Paul Ricoeur
Sel Yayıncılık

Paul Ricœur’ün sevgi ve adalet arasındaki gerilimli ilişkinin izini sürdüğü konferanslarını bir araya getiren Sevgi ve Adalet, felsefe ile teolojinin kesiştiği sahada yepyeni patikalar açıyor. Kutsal metinlerde adalet arayışının neden sevgi temasından ayrılmadığı sorusunun peşine düşen Ricœur, kişinin komşusuna dönük bireysel sevgisiyle toplumsal adalet arayışı arasındaki uçurumun anlamı üzerine düşünmeye davet ediyor okurunu.

Edebiyat eleştirmeni kimliğiyle kutsal metinlerdeki simgeleri çözümleyen, filozof kimliğiyle ise toplumsal yaşamda etiğin yerini sorgulayan Ricœur, iki perspektifin ufuk noktasında yeni bir yaklaşım icat ediyor. Sevgi ve adalet ilişkisinin açmazlarını birbirinin ışığında görünür kılarken, iki kavramın dikiş izlerinde yeni bir imkân arayışına giriyor.

 


 

Televizyon Üzerine

Televizyon Üzerine

Pierre Bourdieu
Sel Yayıncılık

Pierre Bourdieu, bu kitapta gündelik hayatın neredeyse merkezine yerleşen televizyonun felsefi, politik ve sosyolojik anlamları üzerine düşünüyor; iktidar ilişkilerinin uzantısı ve aracı olarak medyanın kanaat üretme mekanizmalarını çözümleyerek, medyanın asli parçalarından biri olan televizyonun, hakikatin erozyonundaki rolünü gözler önüne seriyor.

Rekabet, sansür, kâr ve rıza mekanizmalarının girift dişlileri arasında geleneksel medyanın ve dolayısıyla haberciliğin nasıl dönüştüğünü açıklayarak, iktidar ilişkilerinin ve pazar mantığının bu sürecin sonunda “toplumsal”ı manipüle etme teknolojilerini analiz ediyor, televizyonda üretilen kullanışlı ama sahte bilgi hiyerarşisinin ipliğini pazara çıkarıyor.

Televizyon Üzerine, “aptal kutusu”nun hakikati tahrif eden tekeline “içeriden” yakılan bir karşı ateş…

 


 

İki Mevsim Arası Bir Kalp Atışı

İki Mevsim Arası Bir Kalp Atışı

Çelen Ecrin Kabran
Karina Yayınevi

Ben Dafne. Ömrümüz boyunca tek bir şey düşünürüz: “Biz kimiz?” Ben Rum asıllı, Bozcaadalı Türk bir ailenin tek kızıyım. 24 yılım üzüm bağlarının arasında ve kekik dolu tepelerde koşturarak geçti. Ada hayatından kaynaklı, halen cep telefonu kullanmıyorum. Her yaşadığım keyifli anın “selfie”sini yapıp sosyal medyaya yüklemek yerine, sadece o anı yaşıyorum; nasıl mutlu olacaksam öyle yaşıyorum işte. Zaman sıkıntısı yaşamadığımdan saat kullanma gereği dahi duymuyorum. Benim hayatım bir ada kadar büyük. Kimine göre çok sıkıcı, kimine göre dudak ısırtıcı! Ona rastlayana kadar aslında kim olduğumu keşfedemediğimi anlamam sadece iki mevsim sürdü…

Ben Nefes. Ömrümüz boyunca tek şey düşünürüz: “Biz nereye aitiz?” Dünyada eşi benzeri olmayan, iki kıta üzerinde toprağı bulunan tek şehir olan İstanbul’da köklü bir ailenin küçük oğluyum. 28 yıllık hayatım hem eğitimim hem aile şirketimiz adına İstanbul ve yurtdışı arasında mekik dokuyarak geçti; oysaki ben nerede bulunursam bulunayım, kendimi oraya ait hissedemedim. Çoğu insan, gazetelerin magazin sayfalarından okudukları hayatıma sahip olmak için çıldırıyorken, ben bir günü 24 saatten fazla yaşayıp, hem yoğun iş temposu hem şehir hayatının verdiği sıkıntılarla mücadele verirken, bir anda her şeyi geride bırakıp nereye ait olduğumun peşine düştüm! Onunla yollarımız tekrar kesişince, bu zamana dek aradığım sorunun cevabını öğrenmem yalnızca iki mevsim sürdü…

 


 

Rüveyda'ya Mektuplar

Rüveyda’ya Mektuplar

Murat Mesut
Değişim Yayınları

Bloğunuzu takip eden her şahsın yüreğinde saklı,
yaşayamadığı,
yaşamayı arzu ettiği,
belki de bu yüzden bir sonraki mektubu
heyecanla beklediği;
hayalini sevdiği narin sevgiliye,
yürekten gelen esintilerin,
kalem elçiliğinde kâğıda sırlar vermesi.
Kısacası özlem mektupları Rüveyda, harika bir seri.

 


 

Gofret Üretim Teknolojisi

Gofret Üretim Teknolojisi

Murat Gülseren, Yusuf Çukur
Sidas Yayınları

Alanında ilk olma özelliğini taşıyan kitap gofrete ilgi duyan ve gofret sektöründe çalışanla için başucu niteliğinde hazırlandı. Kitap konu başlıkları: Gofretin Tarihçesi, Dünyada Gofret Üretimi, Gofret Üretiminde Kullanılan Majör Bileşenler ve Fonksiyonları, Gofret Üretiminde Kullanılan Minör Bileşenler ve Fonksiyonları, Gofret Üretiminde Kullanılan Yarı Mamül Bileşenleri, Gofret Üretim Teknolojisi, Gofret Problemleri ve Çözümleri, Gofret Ürünlerinde Formülasyon Geliştirme, Gofret Üretiminde Proses Kontrol, Hammadde Analiz Sonuçlarının Gofret Üretimine Etkileri, başlıkları ile gofret üretimi konusunda her şey bu kitapta yer alıyor.

 


 

Atatürk Sözlüğü

Atatürk Sözlüğü

Ahmet Murat Seyrek
Yediveren Yayınları

Atatürk Sözlüğü sayesinde Winston Churchill’den Josef Stalin’e; Lozan’dan Sevr’e; Çanakkale’den Büyük Taarruz’a; Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatındaki önemli kişilere, savaşlara, anlaşmalara ve kavramlara a’dan z’ye ulaşabileceksiniz.

 


 

Z’den Sonraki Harf

Z’den Sonraki Harf

Betül Kullu
Cinius Yayınları

Gözlerimi açtım. Devin başımda duruyordu. Yerimde doğruldum. Ellerimi başımın arasına alıp gözlerine baktım. “Söyle, ne istiyorsun?” dedim. Devin, “Uyuyorsun bir şeyler değişecek diye ama bir de uyanıyorsun her şey aynı. Uyku seni başka evrenlere taşıyor ama yine aynı yere bırakıyor. Ne acı!” dedi. Ne yazık ki yine haklıydı.

Z’den Sonraki Harf, insanın sınırlarını zorladığında, algı kapılarını kırdığında neler olacağına mercek tutan bir roman, okura da cüretkâr bir davet…

Gerçekle hayalin arasında sıkışıp kalmış ve çareyi kendini yollara vurmakta bulan Azer ile birlikte okur, insanın kendisine durmaksızın söylediği yalanlardan bir yandan kaçarken bir yandan onları kovalamaya çalışmasına tanıklık ediyor.

Betül Kullu, özgün bir hikâye ve genç yaşına rağmen şaşırtıcı derecede yetkin diliyle, gerçeklerle sanrıların iç içe girdiği öyle anlar yakalıyor ki, hangisinin daha dayanılmaz olduğu, insan ruhunun hangisinde kalmak, hangisinden kaçmak istediği belirsizleşiyor. Bilinense okurun sürüklendiği bir romanda kalma isteği…

Şaşırsanız da, sarsılsanız da kaçamayacağınız bu romana davetlisiniz.

 


 

İngiltere'nin Kürt Politikası

İngiltere’nin Kürt Politikası

Nihat Karademir
Nubihar Yayınları

Modern Ortadoğu’nun Osmanlı sonrası tarihi yazılırken Kürtler ya diğer bölgesel halklardan önemli ölçüde izole edilerek incelenmişlerdir ya da Kürt varlığı Modern Ortadoğu’nun oluşum sürecinde bir teferruat düzeyinde ele alınmıştır. Ancak her iki durumda da bölgedeki ulus devletlerin ürettiği hâkim paradigmaların da etkisiyle Kürtlerin siyasal talepleri veya bu talepleri dile getiren oluşumlar bölgeyi dizayn eden emperyalist güçlerle ilişkilendirilerek itibarsızlaştırılmış ve kolaylıkla gayri-meşru ilan edilmişlerdir. Birinci Dünya Savaşı’ndan 1932 yılında sona eren Manda Yönetimi’ne kadar olan dönemi inceleyen bu çalışma sadece Kürtlerin modern tarihini ve bu tarihi süreç içerisinde İngilizlerle olan ilişkilerini, başta Türkler ve Araplar olmak üzere bölgenin diğer halklarının tarihi ile de ilişkilendirerek ve özellikle Irak’ın kuruluş ve oluşum sürecini vurgulayarak inceleyen bir deneme değil, aynı zamanda da yukarıda zikredilen paradigmaya yönelik bir meydan okumadır.

Rojava’nın, Güney Kürdistan’ın, Kerkük’ün, Cezire’nin, Fırat’ın doğusunun, petrol ve su yataklarının, Kürtlerin özerklik taleplerinin sadece bölgenin değil, dünyanın da gündemini meşgul ettiği ve dört ülkeyi ilgilendiren Kürt Sorunu’nun özellikle dışarıdan gelen müdahalelerin de etkisiyle yeniden bir Kürdistan Sorunu’na evirilmeye başladığı bir dönemde hazırlanan bu çalışma, aynı zamanda Kürt toplumunun ve siyasetinin geçmişten gelen zafiyetlerini tahlil etmek için önemli veriler ve asla göz ardı edilmemesi gereken tarihsel bir deneyim de sunmaktadır. Kuşkusuz en ilginç deneyim ise bugün konuşulanların yüz yıl önce de konuşulduklarına ve diplomasi masalarında yıllarca tartışıldıklarına tanıklık etmek olacaktır.

 


 

Görsel-İşitsel Çeviri ve Engelsiz Erişim

Görsel-İşitsel Çeviri ve Engelsiz Erişim

A. Şirin Okyayuz
Siyasal Kitabevi

Çeviri, özünde, ”erişimi” sağlamak için yapılan bir edimdir. Bir kurguya,duyguya ve her türlü iletişime, dil, kültür veya başka bir engelinden dolayı erişimi olmayan bir kitleye veya kişiye bilgi aktarmak ve bilgi edinme hakkını sağlamak için çeviri yapılır. Bu düşünceden hareketle, erişim çevirinin özünde yatan bir kavramdır. Günümüzde ise, çeviribilimciler ve uygulayıcılar arasında çevirinin erişim için yapılan bir edim olduğu ifade edildiğinde, bu aktarıma başka bir anlam yüklenmiştir. Erişim için çeviri ifadesi, çağdaş çeviribilimde, engelsiz erişim için çeviri yapılması anlamında, yani engelli bireylerin belli ürünlere, ortamlara ve benzerine erişimlerini sağlamak için yapılan çeviri türlerine (ayrıntılı altyazı çevirisi, işaret diliyle görsel-işitsel çeviri, sesli betimleme, canlı altyazı çevirisi, üstyazı çevirisi) işaret etmek için kullanılmaktadır.

Son yıllarda, bu çeviri türleri konusunda yapılan çalışmaların sayısı, geçmişe göreli olarak artmıştır. Ancak, yine de, yurt dışındaki çalışma yoğunluğuna kıyasla çok az sayıda araştırma yapılmaktadır. Bu eser, vurgulanmaya çalışılan bu açığı kapatmak için atılan küçük bir adım olsa da, önemli çalışmalara vesile olacak bir adım olması dileğiyle kaleme alınmıştır.

 


 

Sorularla Python Öğreniyorum

Sorularla Python Öğreniyorum

Ercan Bozkurt, Hakan Yalçınkaya
Abaküs Kitap

Açıklamalı Cevapları Ve Videolarla 400’den Fazla Soru

Ercan Bozkurt ve Hakan Yalçınkaya’nın kullanmak istediği metot çocukken sıklıkla kullandığımız, bazen yetişkinleri delirten çocukların en çok sorduğu “bu ne?” ve “neden?” sorularından geliyor. Küçükken her şeyi sorarak öğreniyorduk. Büyüdük ve soru sormayı unuttuk. Artık eskisi gibi öğrenemiyoruz. Bu kitapta, konular tıpkı Lego’da olduğu gibi ufak parçalara bölünmüş durumda. Her soru bir başka soruyu doğuracak. Merakın artacak ve sorularla, konuları daha hızlı bir şekilde öğreneceksin. Soruların cevapları videolarla desteklendiği için çok daha hızlı kavrayacaksın!

 


 

Uyku Rutini - Anne Baba Akademisi

Uyku Rutini – Anne Baba Akademisi

Elizabeth Pantley
Doğan Kitap

Bebeğiniz ağlaya ağlaya uyuduğunda ne hisseder?
Bir bebek için ideal uyku süresi nedir?
Bebeğinizin uykusu sık sık bölünüyorsa ne yapmalısınız?
Uykusuzluğa yol açan fiziksel sorunlar neler olabilir?
Uyku rutini nasıl oluşturulur?

Uykusuzluk, bebeğin yaşamının ilk yıllarında anne babaları en çok zorlayan konuların başında gelir. O yılları anne babalar genellikle hiç uyumamış gibi hissettikleri zamanlar olarak hatırlarlar.

Elizabeth Pantley’nin kaleme aldığı Uyku Rutini, yorgunluktan bitkin düşmüş anne babalara bebeklerinin gece boyunca hiç ağlamadan mışıl mışıl uyumasını sağlayacak şefkatli bir yöntem sunuyor. Uykusuzluğun dayanılmaz olduğu bu dönemde anne babanın kendi ruh sağlıklarını nasıl koruyacağıyla ilgili de eşsiz öneriler paylaşıyor.

 


 

Müslüman Kardeşler'in Yükselişi ve Düşüşü

Müslüman Kardeşler’in Yükselişi ve Düşüşü

Muhammed Hüseyin Mercan
İlem Yayınları

İslami hareketler ya da daha özel manada Müslüman Kardeşler üzerine yapılan çalışmalar, genellikle ideolojik temeller ya da siyasal rejimle yaşanan gerilimler üzerine odaklanmıştır. Bu çalışmalarda hareketlerin teşkilat yapısına, örgütlenme biçimine, eğitim ve ideolojik aşılama yöntemine dair sınırlı sayıda analiz olsa da bu analizlerde kurumsallaşma faktörü daima değerlendirme dışı bırakılmıştır. Bunun temelinde yatan en önemli gerekçe ise İslami hareketlerin siyasal kurum olarak kabul edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Siyasal kurumların mensuplarına değer ve kimlik atfeden yapılar olduğu göz önüne alındığında İslami hareketlerin de benzer özelliklere sahip olması nedeniyle siyasal kurum olarak kabul edilmesi ve kurumsallaşma süreçlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Bu bağlamda elinizdeki kitap, İslami hareketlerin de siyasal kurum olduğu varsayımından hareketle onların kurumsallaşma süreçlerinin nasıl analiz edilmesi gerektiği sorusuna cevap aramaya çalışmaktadır. Kitapta İslami hareketlerin öncüsü sayılan Müslüman Kardeşler Teşkilatı örnekliğinde Hareketin kurumsallaşma sorunsalı altı parametre üzerinden İncelenmekte ve 1928’den günümüze kadar yaşadığı iç gerilimler ve tartışmalara ek olarak Mısır rejimiyle kurduğu ilişki çerçevesinde yapının kurumsallaşma düzeyi analiz edilmektedir.

 


 

Avucumda Yüreğim

Avucumda Yüreğim

Yasin Özyücel
Yason Yayıncılık

Ellerimde sıkı sıkıya tutarken,
Parmaklarım arasından süzülüp giden
Tek şey, sessiz çığlıklarımdı.
Satır satır aksederdi yüreğimden.
Yüreğim ki avuçlarıma sığardı…

 


 

Elif Rana Biçare

Elif Rana Biçare

Elif Rana
Kitap Otağı Yayınevi

Kendini yorgan kılıfı gibi tersyüz edebilen bir şair
Elif Râna, içini tüm çıplaklığıyla yansıtıyor.
Sözcüklerini şekere, pembeye; gama, kasvete,
bezginliğe bulamıyor. Has şiire gidilmesi gereken yoldan giderek varmaya çalışıyor: Sesten.
Başından sonuna bir terennüm şiiri yaratıyor.
Recep Yıldırım

“Toydur kalbine böyle düşkün olan her kim ise,
Kolaydır kelimeler giydirmek çıplaklığına sevginin”

 


 

Korkmasaydın Ne Yapardın?

Korkmasaydın Ne Yapardın?

Bahar Eriş
Alfa Yayınları

Bir içinde yaşadığımız hayat var, bir de içimizde taşıdığımız. İçimizde anlatılmamış hikâyeler ve kullanılmamış potansiyeller taşırız. İçimize gömülü hayaller, bizden bir şeyler yapmamızı bekler.

“Hayat kişinin cesareti oranında genişler ya da daralır.” diyor Anais Nin. Senin hayatında kaç cesaret denemesi var?

Başlangıçta dizlerini titreten ama yaptıktan sonra seni büyüten neler yaşadın?

Korkuna rağmen neler yaptın?

Korkmasaydın ne yapardın?

Bahar Eriş, yeni kitabında insanın dünya içinde kendi küçük dünyasını kurma çabasını anlatıyor. Öğrendiklerini ve düşündüklerini kendi hayatından da hikâyelerle paylaşıyor.

Okura serpme kahvaltı tadında bir kültürel karışım sunuyor: Cesaretli kadın modelleri, azimli çocuk hikâyeleri, ebeveynlik halleri, kariyer kurma mücadeleleri, temel insanlık durumları, az gelişmiş ülke dumurları… Başka neler var?

– Kendi en iyi versiyonunu nasıl bulacaksın?
– Anne olmak ya da olmamak: Bütün mesele bu mu?
– “Hak etme” kültürü mü “hak görme” kültürü mü?
– Girdiğimiz savaşlar mı bizi yaralar, kaçtıklarımız mı?
– Impostor sendromu: Kadının “iç güvesi” nedir?
– Tutkun için evlere temizliğe gider miydin?

 


 

Che Guevara - Bir Adanmışlık Öyküsü

Che Guevara – Bir Adanmışlık Öyküsü

Murat Kaplan
Romans Yayınları

Siyasetçi, doktor, devrimci…

Ernesto Che Guevara kimdir?

İşte Ernesto Che Guevara biyografisi…

Dünya onu “Che” olarak tanıdı. Oysa bu bir isim bile değil, Kübalı yoldaşlarının ona takılmak için kullandıkları bir seslenişti. Ernesto Guevara, tüm Arjantinliler gibi “dost” anlamına gelen “che” seslenişini sık sık kullanırdı. Çocukluğundan ölümüne “Che” belki de modern çağın, hepimizin hayatında var olmayı sürdüren, en canlı tarihsel karakteri haline geldi. Ben de bu topraklarda doğan, büyüyen bir insan olarak bu önemli karakteri yıllarca okudum, araştırdım ve yeni kuşaklara bu kitabı bir miras olarak bırakmanın mutluluğunu yaşıyorum.

 


 

Babamın Hikayesi

Babamın Hikayesi

Şebnem Kocaoğlu
Edebiyatist

Babamın, o derin bakışlarının arkasına gizlediği zekâsını, anlayışını ve duygularını anlayabilmek emek ister.

Duygularını ifade etmenin ayıp olduğu öğretilen bir nesilden gelmenin ve kendi doğru bildiğinden başkasını yapmamanın acısını hayatı boyunca çekmiştir. Buna mesleki egosu, sertliği, zaman zaman da despotluğu eklenince onu anlamak zorlaşır.

Prof. Dr. Hayrullah Kocaoğlu’nun, 1925 yılında İstanbul’da başlayan daha sonra İzmir’de devam eden yaşantısını, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Kürsüsünü kurma ve yaşatma mücadelesini anlatan biyografik bir eser…

Bu kitap, Prof. Dr. Hayrullah Kocaoğlu’nun hayat hikayesi etrafında bir devrin akışını verir. Ege Üniversitesinde ve İzmir’de, ilklere imza atıp arkasından gelenlere önderlik eden, bu akış içinde mesleki ihtirasıyla her gün kendini yeniden yaratmayı başaran bir bilim adamı.

Babamın Hikâyesi; iyi bir doktor olmaktan çok, iyi bir insan olmaya ışık tutan, bizi mütevazı bir aile yaşantısı içinde İstanbul ve İzmir’de seyahate çıkaran biyografik bir roman.

Şebnem Kocaoğlu, içindeki heyecanı avuçlarımıza bırakıp bizi tarihin içinde bir yolculuğa çıkarıyor. Yolculuklar vardır, bittikleri sanılan yerde tekrar başlar. Geçmişin pusundan günümüze geldiğimi de bu kitap onu yaşatan tek belge olacaktır.

 


 

Şekerli Yağmurlu Tarifler

Şekerli Yağmurlu Tarifler

Eva Manzano
Yapı Kredi Yayınları

Duygular bazen nasıl da zorlar insanı… Hiçbir şey hissetmediğimizi zannetsek de vardır içimizde kıpırdayan bir şeyler. Öfke, neşe, üzüntü, korku, kıskançlık, güven…

Eva Manzano bir bakıma hayatımızı çevreleyen hislerimizi, hatta kafamıza taktığımız her şeyi inanılmaz bir hayal gücüyle tarif ediyor. Bu, biraz fantastik, yer yer tuhaf, eğlenceli, kimi zaman hüzünlü tarifler büyüme uğraşında çok işinize yarayacak.

Malzemelerin çoğunu bulamadım diye üzülmeyin sakın, hayal ettiğiniz sürece bütün malzemeler sizde…

 


 

Sanatta Hakikat

Sanatta Hakikat

Patrick Doorly
Ayrıntı Yayınları

Geçmişten günümüze sanatçılar hep mükemmellik peşinde olmuştur ve mükemmelliğe ulaşabildikleri veya yaklaşabildikleri ölçüde sanatçı kabul edilmişlerdir. Nitelik, Rönesans İtalya’sında üstün bir değerdi ve Antik Yunan’da biz ölümlülere bir parça tanrısallık esintisi sunuyordu. Günümüzde sanat tarihçileri güzelliğe, mükemmelliğe veya Niteliğe atıfta bulunmaktan kaçınıyor, çünkü bunlar objektif veya tanımlanabilir kavramlar değil, sanat otoritelerinin sınırlarını zorlamaya cüret edemediği unsurlardır.

Patrick Doorly bu cüreti gösteriyor, mükemmelliğin izini sürmeye çalışıyor. Tarih boyunca üstün kabul edilen sanatçıların izledikleri yolları, mükemmeliğin yollarını keşfe çıkıyor; Leonardo’nun, Michelangelo’nun, Rembrandt’ın, Goya’nın, Shakespeare’in şifrelerini arıyor. Ve eski ustaların o üstün beceri ve fikirlerinin ilahi bir ilhamla doğduğu düşüncesini reddediyor, bunun yerine belki daha zorlu ama yine de daha erişilebilir bir mükemmellik ve yetenek paradigması oluşturuyor.

 


 

Don Camillo'nun Küçük Dünyası

Don Camillo’nun Küçük Dünyası

Giovanni Guareschi
Bilgi Yayınevi

Dünyaca ünlü Don Camillo okuyucularımızın isteğiyle yeniden raflarda…

Daha önce 1972 yılında bastığımız Don Camillo serisinin ilk kitabını İtalyanca orijinalinden yeni çevirisiyle tekrar sizlerle buluşturuyoruz.

“Eğer Don Camillo yüzünden bana kırılan rahipler olursa, kafamda bir şamdan kırabilir; Peppone yüzünden bana kırılan komünistler olursa, sırtımda bir sopa paralayabilir. Ama İsa’nın konuşmaları yüzünden bana kırılan olursa, yapacak hiçbir şey yok; çünkü hikâyelerimde konuşan Hz. İsa değil, benim aklımdaki İsa’dır. Yani benim vicdanımdır.”

(Giovanni Guareschi)

 


 

Dünyaya

Dünyaya

Doğukan Özdemir
Mecaz Yayınları

Bunu sana birinin söylemesi lazım

Doğduğun bu yer benzemiyor hayalindeki dünyaya

 


 

Somata Sala

Somata Sala

Ulaş Tekerkaya
Plato Yayınları

Mevlevi kültürü eğitiminin ilk başlangıç noktası olan mutfak ve bu mutfağın ilk aşçısı kabul edilen Ateşbâz-ı Velî hazretleri ilham kaynağımızdır. Ateşbâz-ı Velî, zengin bir mutfak kültürünün yanı sıra muazzam bir yemek felsefesi de miras bırakmıştır. Sadece Anadolu’nun değil, dünyanın da en özel mutfaklarından biri olan Mevlevi Mutfağı, Mevlevî dergâhının ruhunu yansıtmaktadır. Bir mutfak düşünün ki; tüm felsefesi yiyeceklere saygı duymak, onları en verimli ve en doğru şekilde tüketmek üzerine kurulsun. Öyle ki gürültü yapmak bile yiyeceklere saygısızlık sayılsın. Sofraya topluca oturulup, topluca kalkılsın. Biri su içtiğinde, hak geçmesin diye diğerleri yemek yemeye ara verip beklesin. Doğadaki yiyecekleri hünerli elleriyle pişirip sofraya gelmelerine aracılık eden aşçılar baş tacı edilsin. Nasip olan her lokma için şükredilsin.

 


 

Ülkü Tamer Şiiri

Ülkü Tamer Şiiri

Aslıhan Tüylüoğlu
Klaros Yayınları

“Ülkü Tamer hakkında yazılan her yazı virgülle bitmişti. Aslıhan Tüylüoğlu, Ülkü Tamer: `Gole giden bir panter` adlı bu incelemesinde konulan o virgüllerden sonrasını yazıyor bu kitabında; insana ve şiir sanatına olan inancını bir kez daha ortaya koyuyor. Şiir üzerine yaptığı incelemelerle iyi şairlerin şiir deneyimlemelerine açıklık getiriyor. Ülkü Tamer şiiri üzerinden şiir sanatının çatışmalarla nasıl geliştiğini, bu diyalektik süreci anlaşılır kılıyor.”

 


 

Rollo May Psikolojisinde Din ve Kişilik

Rollo May Psikolojisinde Din ve Kişilik

Özer Çetin
İz Yayıncılık

Rollo May, dünya çapında geniş bir okuyucu kitlesine sahip popüler bir psikolog olmasına karşılık dini yönü ve dine yaklaşımı çeşitli nedenlerden dolayı yeterince bilinmemektedir. Dindar bir ailede büyümüş ve teoloji alanında yüksek lisans eğitimi almış olan May, bir süre kilisede görev yapmıştır. Kilise çevrelerinin psikolojiye karşı olumsuz yaklaşımlarından rahatsız olması üzerine görevinden ayrılıp psikolojiye yoğunlaşmış fakat dine olan ilgisini sürdürmüştür. Rollo May, dini sağlıklı ve sağlıksız olarak ikiye ayırıp, sağlıklı dini insan için gerekli görmüştür. Psikolojik yaklaşımlarında merkezi konuma sahip özgürlük, benlik bilinci, sorumluluk, suçluluk, sevgi gibi olguları Hz. Âdem Kıssasıyla ilişkilendirerek analiz etmiş ve bunların başlangıcı olarak cennetten çıkışı göstermiştir. İnsanın gelişimi açısından Tanrı’yı ön koşul olarak kabul etmiştir. İnsanın temel motivasyonunun Tanrı’ya benzemek olduğunu ileri sürmüş ve Tanrı tasavvuruyla ruh sağlığı arasında ilişki kurmuştur. Ona göre, psikoterapi Tanrı’nın modern yargı aracı olma görevini üstlenmiştir. Çünkü psikoterapi Tanrı karşısındaki insanın ruh sağlığını yitirip gerçekleri göremediği yönünde mazeret uydurmasını ortadan kaldırmıştır. Özer Çetin, bu eserde Rollo May’ın psikoloji yaklaşımı ve din ile olan ilişkisini vukufiyetle ortaya koymuş, konuya ilgi duyanlar için literatüre önemli bir katkı sağlamıştır.

 


 

Av Vakti

Av Vakti

Bear Grylls
Portakal Kitap

Yıl 1945… Nazilerin patlayan büyük planı ve kapıdaki kaçınılmaz yenilgi…
Nazilerin Üçüncü Reich planı başarısızlığa uğramış gibi görünse de büyük komutanın başka bir planı daha vardır: Zengin uranyum kaynaklarını gerektiği zaman etkili kullanabilmek için saklamıştır. Savaşın yeniden başlaması kaçınılmazdır.

Yıl 2018… Eski SAS askeri Will Jeager’ın öğrendiği o korkunç gerçek…
Uranyum kaynakları kayıptır ve Jeager’ın eşi Ruth ortada yoktur. Düşmanın sahaya indiğine dair hiçbir şüphe kalmamıştır.

Will Jeager ve ekibi tekrar bir arada…
Uranyumun kötü ellere geçmesiyle dünyanın sonunun gelmesi işten bile değildir. Jeager ve ekibi bu kötü sonun önüne geçmek için kolları sıvar fakat düşman her zaman bir adım daha öndedir.

Tehlike gerçektir ve Ruth’u tutan insanlar ellerindeki kozdan emindir. Zamana karşı yarış başlamıştır!

Tik tak… Tik tak…

Ünlü maceraperest, yazar ve Tv programcısı Bear Grylls’ten okurları arasında yankı uyandıran Hayalet Uçak serisinin üçüncü ve son kitabı!

 


 

Kaçırılan Kız

Kaçırılan Kız

Charlie Donlea
Beyaz Baykuş Yayınları

Kuzey Kaliforniya’da küçük bir kasabada yaşayan lise öğrencisi iki genç kız…

Nicole ve Megan…

Kumsalda bir partide görülürler en son. Bir daha da haber alınamaz ikisinden. Polis her yerde onları aramaktadır oysa. Ne yazık ki umutlar giderek kaybolur. Artık ikisinin de hayatından endişe ediliyordur.

Ancak bir yıl sonra tuhaf bir şey olur.
Megan, ormanın derinliklerindeki bir mağaradan çıkagelir. Üstelik yaşadıklarını yazdığı kitapla birlikte meşhur olur. Bu kaçış, adeta bir zafer hikâyesidir onun için… Herkesin gözü Megan’ın üzerindedir ama ne var ki Nicole hâlâ kayıptır…

Nerede olabileceği hakkında kimsenin bir fikri yoktur. Neyse ki Nicole’ün adli tıp doktoru olan ablası, işin peşini bırakmamaya kararlıdır… Üstelik Megan’ın kitabında yazdıklarından çok daha fazlasını bildiğini düşünmektedir…

Kitapları on beş ülkede çok satanlar arasında yer alan gerilim yazarı Charlie Donlea’nın Kaçırılan Kız adlı bu heyecan ve gerilim dolu romanı, zekice işlenmiş kurgusuyla, güçlü anlatımıyla, sürükleyiciliğiyle ve en çok da sürpriz finaliyle okurlarını şaşırtmış, dünyaca ünlü kitap eleştirmenleri tarafından övgüyle söz edilmiş bir eserdir…

 


 

Eğitimde Çöküş

Eğitimde Çöküş

Yusuf Fidan
Destek Yayınları

Türk eğitim sistemi laik ve bilimsel kimliğine 1924’te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat düzenlemesi ile kavuşmuştu. 1950’lerden itibaren laik eğitimden uzaklaşma çabaları başladı. 2000’li yıllara kadar çeşitli iniş ve çıkışlarla hırpalanan ve toparlanan laik eğitim sistemine son ve en ağır darbe 2012 yılında çıkartılan 4+4+4 eğitim yasası ile vuruldu. İnanç eksenli ve piyasacı eğitim anlayışı, sistemin çöküşünü beraberinde getirdi:

– İmam-hatiplerin orta kısımlarının açılması ve türbanın ilköğretime kadar inmesi
– Sözde “seçmeli” din dersleri ile tüm okulların imam-hatipleştirilmesi
– 5 yaşını yeni bitiren çocukların okula ve çok erken yaşta din eğitimine başlatılması
– Evrim teorisinin derslerden çıkartılması ve bilim yerine inancın tüm derslerin içine yedirilmesi
– Dini vakıf ve cemaatlerin yapılan protokollerle tüm okullara sokulması ve benzer uygulamaların önünde artık hiçbir engel kalmıyordu.

Daha önce Evrim ve Bitmeyen Kapışma-Türk Eğitim Sisteminde Evrim isimli kitabı yayımlanmış olan yazarımızın bu ikinci kitabı.

Elinizdeki kitapta Türk eğitim sisteminin yüz yıllık çalkantılı hikâyesi ve son gelinen durum kolay okunan akıcı bir dille ele alınıyor.

 


 

Beden Okuyucu

Beden Okuyucu

Anne Frasier
Beyaz Baykuş Yayınları

Kitapları bir milyonun üzerinde satan ve uluslararası çok satan gerilim yazarları arasında haklı bir önceliğe sahip olan Anne Frasier’in Beden Okuyucu adlı bu başyapıtı 2017 yılında International Thriller Writers En İyi Gerilim Romanı Ödülü’nü kazandı. Romantik gerilim türündeki eserleriyle RITA, paranormal aşk macerası türündeki eserleriyle de Daphne du Maurier Ödülü’nü aldı. Kitapları ABD çok satanlar listesine girdi ve Mystery Guild, Literary Guild, Book of the Month Club gibi kitap kulüplerinde yer aldı.

Romantizm, şüphe, gerilim ve heyecan unsurlarının hikâye boyunca ustalıkla işlendiği Beden Okuyucu, her sayfasında yeni bir dünyanın ve yeni bir düşünüş biçiminin kapılarını aralıyor.

Üç yıl boyunca yeraltında bir hücrede zorla tutulan cinayet masası dedektifi Jude Fontaine, bu süre boyunca sadece bir kişiyi görebiliyordu… Onu kaçıran sadist adamı… Jude Fontaine’in bu adamın yüzündeki her çizgiyi, her ifadeyi ve aklından geçen her düşünceyi bedenindeki küçük hareketleri izleyerek öğrenmekten başka çaresi yoktu. Üstelik bu çaba, talihsiz dedektifin hayata bağlanmasını ve asla vazgeçmemesini sağlıyordu.

Tecritle ve işkenceyle geçen üç yılın sonunda esaretten kurtulup da özgürlüğüne kavuşan Fontaine’den geriye adalet tutkusu ve beden dilini yorumlama becerisinden başka bir şey kalmamıştı… Cinayet masasındaki işinin başına döndüğünde, yeni ortağı Dedektif Uriah Ashby de diğer meslektaşları gibi Fontaine’in akıl sağlığından kuşkuluydu. Ancak Jude Fontaine, ölülerin bedenini bile kolayca okuyabilecek kadar deneyimli bir iz sürücüydü artık.

 


 

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı