Yazar: Sevinç Üney Şahin

İnsanın Acayip Kısa Tarihi

Müziği duyamayanlar dans edenleri deli sanmaya devam ediyordu. Dünya bir ritim üzerine yaratıldı. İnsan bir ritim üzerine yaratıldı. Evren bir ritim üzerine yaratıldı. Ve bütün bu yaratılmışların tabi olduğu varoluş sistemi bir ritim üzerinde devam ediyor. Ritim o sistemin adeta can damarı. Ama ya bozulursa? Aman bozulmasın, yoksa tüm sistem çöker. En başta insanoğlunun ruhsal yapısı. Yapısallığı mı demeliyim yoksa? Ben bir şey demeyeyim en iyisi. Güray Süngü’nün satırlarındaki ritmi sizler de duyuyorsunuz değil mi? Duymuyorsanız, başka yazıya geçin lütfen, bu yazıyı da Güray Süngü’yü de okumayı bırakın. Güray Süngü okumak diye bir kavram var. Bu bir ekol artık....

Devamı

Katip Bartleby

Okumak… Okumak… Okumak… Hayatım boyunca hiç usanmaksızın yapabileceğim birkaç eylemden biri kesinlikle. Yemek yemek bile onlardan biri değil. Okumanın insanı yekvücut olarak doyuran bir özelliği var zaten. Ve ben buna şahidim. Şimdi diyeceksiniz ki “hem iddia sahibi hem şahit nasıl olunuyor?”. İddia ettiğiniz durumu tecrübe etmişseniz, aynı zamanda şahit de olursunuz. O zaman aksini ispatlayın, iddiamı geri çekeyim. Okumak benim için bu kadar özel ve değerli. Ama nedense tercihim genel olarak eskimeyen eskilerden yana oluyor. Elimde değil, benim bu hususta önlenemez bir zaafım var. İşte son okuduğum eser de onlardan bir tanesi: KATİP BARTLEBY. Bir çoğumuzun hatırlayacağını düşündüğüm bir...

Devamı

Biz

“-Bana sonuncu, en üst, en büyük sayıyı söyle. -Saçma. Sayıların sayısı sonsuzdur, sen hangi sonuncuyu istiyorsun? -Peki sen hangi son devrimi istiyorsun? Sonuncu diye bir şey yok, devrimler sonsuzdur.” Yevgeni İvanoviç Zamyatin, 1884 yılında, Tambov ili’nin Lebedyan ilçesi’nde bir rahibin oğlu olarak dünyaya gelmiş. Dört yaşındayken “Gogol” okuduğu rivayet edilen bir yazardır Zamyatin. Yazarın en büyük eseri, yazdığı tek roman olan “Mıy”, Türkçe ifadeyle “Biz”, O’nu günümüze taşıyan, şu geldiğimiz noktada bile hala üzerinde konuştuğumuz değerli bir eserdir. Genel bir ifadeyle “Biz”, tüm distopya eserlerinin anasıdır. Daha sonraları birçok yazar bu eseri referans alarak kendi ütopya ve distopyalarını yazmışlardır....

Devamı

Anlaşılmayan İnsan

Orijinal Adı Slave of the Hun olan ve dilimize birkaç farklı isimle çevrilmiş olan Geza Gardonyi imzalı bu güzel eser bir sahafta elime geçti. Benim okuduğum baskısının adı “Anlaşılmayan İnsan” ve baskı tarihi 1946. Kitap M. E. B. Tarafından “Dünya Edebiyatından Tercümeler” dizisinden Macar Klasiklerinin 4. Eseri olarak basılmış. Bu kitap, ülkemizde birkaç farklı isimle daha basılmış. “Tanrının kılıcı Atila” adı ile Töre-Devlet Yayınları tarafından 1974’te Ankara’da; “Tanrının kırbacı: Atila” adı ile Demir Yayınları tarafından 1974’de İstanbul’da; daha sonra “Hunların Arasında Kölelikten Kahramanlığa” adıyla 2005’te Yurt Kitap yayınları tarafından; Yine “Tanrının KıIıcı Attila” adıyla Elips Kitap tarafından 2006 yılında...

Devamı

Ela

ELA, Sadık Yemni’nin, Erdem Kültür Yayınlarından çıkan, bilim kurgu içerikli yeni kitabının adı, aynı zamanda eserin ana karakterlerinden birinin de adı. Neden Ela? Kitabı eline alan okuyucunun aklına gelebilecek sorulardan ilkidir bu soru. Ela, bir göz rengi olmasına rağmen bir hanım ismi olarak ta kullanıldığını bilmeyen yok sanırım. “Ela” kelimesinin başka hangi anlamlara gelebileceğini araştırırken öğrendiğim bir bilgiyi de burada paylaşayım: Ela, görünüşü güzel, tadı acı olan bir ağaç demekmiş aynı zamanda. Kendine özgü bir sözlük sahibi olan yazarımızın, bu kelimenin tüm anlamlarına vakıf olduğunu ve bu ismi rastgele seçmediğini düşünüyorum. Sadık Yemni, gerek fantastik edebiyat dalında, gerek bilim...

Devamı

Günün Sözü

İncelemeler