Yazar: Gülcemal Güler

Savaşın Olgun Çocuğu: Sultanmurat

İnsanoğlu şu anki durumuna – gerek ruhsal gerekse fiziksel – gelebilmek için tarihsel birçok süreçten geçmiş ve birçok olgu ve olayı kendi içinde sindirmiştir. Böylece insan da şimdiki insan haline gelebilmiştir – kötü veya iyi. İçinden geçtiğimiz bu süreçleri ya da farklı bir coğrafyada farklı yaşamalara sahip insanların tarihsel süreçlerini anlamak için de belirli çağlarda geçen yapıtlar yardımcı oluyorlar. “İnsan ancak kendisini tarihte tanır.” Bu da işte kitaplar sayesinde olabilir. Kendimizi tanımak, tarihi anlamlandırmak için okumamız gereken kitaplar vardır. Cengiz Aytmatov da kendi çağını ve coğrafyasını en iyi anlatan yazarlardan. Bir iki kitabını okuduktan sonra herhangi bir metnini elinize...

Devamı

Kelebeğin Yolu

Kitapları alıp sonra da okuma sırasına koyunca bazı kitaplar birkaç ay kitaplıkta beklemek zorunda kalıyor. Bu kitabı imza gününde yazara imzalatmış almıştım tam iki ay önce. Kısmeti şöyle uzun uzun oturup keyif çıkararak okumaktaymış ve hak etmiş. Kelebeğin Yolu, Burhan Gülderen’in ikinci kitabı ama ben kendisini bu kitap ile tanıdım. Farklı bir kurgu ile karşılaşmak yeni yazarlar tanıma isteğimi iyice perçinliyor. Ancak bir eleştirim var: Arka kapak yazısını okuyunca beklentiler değişiyor. Daha doğrusu spoiler yiyorsunuz kitaba başlamadan. Elbette ilgi çekici olduğunu anlatmak için bir şeyler yazmak gerekli de benim hiç aklıma gelmezdi diyeceğim şeyleri bile başta bu yazıda okumak...

Devamı

İnsanı İncelemek

İnsan anatomisi en küçük parçasına kadar insanı şaşırtacak ve her seferinde yeni şeyler öğrenmesine sebep olacak bilgilerle dolu. Her ne kadar tıp benim alanım olmasa da bazı kitaplar var ki daha fazla okuyup insan hakkında daha fazla bilgiye sahip olma isteği uyandırıyor. Seçtiğim bu beş kitap doktorların başından geçmiş ancak birbirinden farklı türlerde ve alanlarda yazılan kitaplar. Bir tane de kurgu olan ancak etkileyici olduğu için eklediğim bir kitap var listede.             “Ve sen, yaptıklarımda tabiatın muhteşem işlerine şahit olan insan… şayet onun yarattığı bu kompozisyon sana muhteşem bir iş gibi görünüyorsa bilesin ki bu...

Devamı

Unutma Noktası : “Hafıza hatırlamak için değil, unutmak içindir”

Nietzsche’ye göre insanla hayvanı birbirinden ayıran şey unutmadır. İnsan unutmayı öğrenemeyip de hep geçmişe bağlı kaldığı için, şaşar durur kendine çünkü insanın hep bir geçmiş yükü vardır ve mutluluğa erişmesine engeldir. Unutmayı ister miydiniz her şeyi? Yaşadığınız hayatın yapı taşlarını hiç hatırlamamak biz düşünen canlıları yormaz mı? Hatırlamamak, unutmak istediğimiz anılar, ya da hiç yaşanmasaydı dediğimiz anlar vardır elbet. İşte bu anları, neyi unutacağımızı kendimiz seçseydik ne de güzel olurdu! Sadece güzel anılarla ana odaklanmak, mutluluğa erişmeyi sağlamaz mıydı? Yine de hatırlıyoruz. En basit bir tartışmayı da en acı verici olanları da… Bu nedenle geçmişin acı verici yükü altında...

Devamı

İdeal Meselesi: Biz İnsanlar

Yine bir buhran zamanı… Ne olacağımız, nereye doğru gittiğimizi düşündüğümüz, geleceğimiz için endişe içinde kıvrandığımız zamanlar, herkes için, her düşünce şekli için. Bu ülke bu buhran zamanlarından birçok kere geçti. En büyüğünü de Birinci Dünya Savaşından sonra verdi: Kurtuluş Savaşı. Anadolu’nun kahramanları, kadını, erkeği, çocuğu… Her birini tek tek okuduk, ezberledik, bir amaç ve bir gerçeklik edindik. Bilmediğimiz veyahut daha az bildiğimiz ise İstanbul’da olan, işgal altındaki bu devrik başkentin içindeki insanların buhranları. Onlar da biz, onlar da kahraman. Biz İnsanlar. Peyami Safa bu dönemde, İstanbul’da yatılı bir okulda öğretmenlik yapan, ideolojiler arasında geçişler yaşayan Orhan’ın ve bir taş...

Devamı

Günün Sözü