Yazar: Fatma Ece Gödeoğlu

Bay K. Biscmarck’ın Şato’sunda

İnsanlar anlamlı her şeyi ertelemeye devam etmekte ustadırlar. Yarın gülecekler ise; bugün, para biriktirilmesi gerekmektedir…daha çok para, daha çok güç, daha çok nesne, daha çok ıvır zıvır. Yarın sevecekler; bugün zaman yoktur. Yarın asla gelmez ve bir gün kendilerini her türlü ıvır zıvırın altında kalmış, paranın altında kalmış bulurlar. Merdivenin tepesine gelirler ve bir göle ya da boşluğa atılmak dışında gidecek hiçbir yer kalmaz. Üstelik öteki insanlara “Buraya gelmek için canını sıkma; burada hiçbir şey yok” bile demezler, çünkü bu durum kendilerinin aptal gibi görünmesine yol açacaktır. Yaşamın hemen hemen her alanında nesneler ya da olaylar uç durumdayken onlar...

Devamı

Özgürlük, İnsanın Kendi Ayakları Altındadır

“Özgürlük Efendisizdir,”der Epikür. Ama özgürlüğün ne anlama geldiğini öğrenmek için özgürlükle tanışmış olmak gerekmez midir? Renklerin isimlerini düşündüğümüzde “kırmızı” sözcüğünün anlamını öğrenmek için kırmızı ile tanışmamız gerekir. Özgürlük böyle değil sanki…Onunla (özgürlükle) tanışmasak da kelimenin anlamı hakkında konuşabiliyoruz. “Özgürlük” düşüncesi her bireyin ve toplumun sorunsalıdır. Özgür-lük denilince ilk akla gelen fenomen, siyasal, hukuki ya da politik bir alanı kapsadığı düşünülmektedir. Özgürlük kelimesinin kökeni bakıldığında ise; herhangi bir kısıtlamaya, zorlanmaya bağlı olmaksızın düşünme ve davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, olduğu düşünülür. Özgürlük düşüncesi, bireysel yaşamda negatif bir anlam barındırırken, toplumsal anlamda pozitif bir anlam barındırır belleklerimizde. Özgürlük, öz-kendilik,...

Devamı

Sevilmeyi Çağıran Sevmektir

Sevgi nedir? Sevginin bir alışveriş olduğu örtülü tercihimizin karabatak yanıdır. Sevgi konusunu kendime her sorduğumda ve bana günlük yaşam içinde sorulanlar üzerine bu konuyu seçtim. Bildiğim bir konuyu aktarmaktan ziyade birlikte düşünmek ve hissetmek amacında olmak gerektiğini düşünüyorum. İnsanlık tarihi boyunca zengin bir tema sunar ‘sevgi.’ Sevgi Yurtsuzluğu Sevgi, sevmek, sevilmek özlemin yurtsuzluğu olarak niteleyebiliriz. Octavio Paz, ‘Yalnızlık Dolambacı’ adlı eserinde insanın içindeki sevgi yurtsuzluğunu şöyle anlatır: “Yalnız olduğunu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır. Doğası gereği insan kendi varlığını bir başkası içinde gerçekleştirme özleminde ve doğaya hayır diyerek yaşar. Kendi kendini yaratan insanın doğasından söz etmemiz...

Devamı

Görmek; Parçalanmaktır

Deleuze’ye göre, sanat eseri bir iletişim aracı olmadığını ve sanat eserinin iletişimle işi olmayacağını vurgular. Sanat eserinin en ufak bir enformasyon (bilgi) kırıntısı bile içermemesi gerektiğini belirtir. Modernleşme ile birlikte görüntünün içine doğma şansızlığına erişmiş bireyler olarak bizler kurgulanmış gerçekliklerin, sunum benlik yanılsamanın gölgeleriyiz. Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcından günümüze kadar yerleşmiş bir kitle iletişim aracı ve kültürel biçim olarak sinema bireyin tarihsel hafızasını oluştururken; kitle kültürünün bireysel düşünme estetiğini de, seyretmenin özgürlüğü içinde oluşturmaya devam etmekte. 1900’lerin başında Amerika eyalet mahkeme kararlarına göre “Sinema ticari bir araç” olarak kabul edilmiştir. 1950’lerin başında televizyonun yaygınlaşması süreciyle birlikte sinema “Yedinci Sanat”...

Devamı

Pandora ve Gregor

Franz Kafka’nın 1915 yılında yayımlanan eseri “Dönüşüm” diğer bir adıyla “Değişim” edebiyat dünyasına yeni bir bakış penceresi açmıştır. Kafka, her eserinde olduğu gibi Dönüşüm eserinde de toplumsal olanın yani insanın, insan piyasa sistemi içinde yozlaşma ve yabancılaşmaya yüz tutmasını, bireyin yaşadığı sorunsalları işler. Dönüşüm, pazarlamacılık yaparak geçinen Gregor Samsa’nın bir sabah uyandığında hareket edemeyen vücudunun farkına varmasıyla başlar. Öyküde, Gregor’un yaşamına dair bir başlangıç olmadığı gibi, eserin bitişinde de Gregor’un varoluşunun belirsizliği hakimdir. Kitabı ilk okuduğum yıllarda öykünün ana karakteri Gregor üç şeye karşı çıktığını düşünmüştüm: Baba otoritesinin baskısına, duygusal yaşamın yok olmasına, bedensel ve zihinsel ekonomik sömürüye. Kafka...

Devamı
  • 1
  • 2

Günün Sözü