İnce Memed, Yaşar Kema’in 1955 yılında yazdığı ilk romandır. Bir ilk roman için böylesine büyük bir ustalık ayakta alkışlanmalı ki zaten İngilizce olmak üzere birçok dilde çevirisi yapılan roman, Yaşar Kemal’e pek çok ödül kazandırmıştır. İngiliz bir aktör ve yazar tarafından sinemaya uyarlanmış olan filmin adı Şahinim Memed’dir.
İnce Memed serisine başlamadan önce içimde en ufak bir tereddüt yoktu, kitabı sevmeyeceğime dair. Gerek ustanın güçlü kalemini bilmemden gerekse sayfamdaki paylaşımlarımın altına yapılan yorumlardan nasıl güzel bir eser okuyacağımı biliyordum.

Roman, bir çocuğun dikenlerin arasından kan revan içinde kaçışıyla başlıyor. Aslında bu kaçış tüm romana hâkim olan güçsüzün güçlüden, fakirin zenginin zulmünden kaçışına örnek teşkil ediyor. Asırlardır süre gelen ağalık sisteminin köylüye zulmünün kaçış öyküsü de diyebiliriz biz bu sahneye. Zira Memed diye bilinen çocuk kaçıyor dikenlerin arasından ve ömrünün sonuna kadar devam edecek olan sürgünü de başlıyor bir yerde. Bu Çakırdikenler Çukurova’da can buluyor. Yazar bizlere öyle bir masalsı dille anlatıyor ki Çukurova’yı hiç gitmeseniz bile doğup büyüdüğünüz yurdunuz ilan edersiniz oraları. Aslında bu romana “Çukurova Destanı” da diyebiliriz. İşte, bu topraklarda yaşayan Çukurova köylüsünün yaşadığı sefalet ve haksızlıklara tanık oluyoruz, kitapta. Zulüm görenlerden birisi de incecik, ufacık tefecik Memed ve anasıdır. Toprakları ellerinden alınan ana ve oğul en beterinden yaşarlar sefaleti. Ağası tarafından hep dövülen, hakir görülen Memed de kaçmakta bulur çareyi. Dikenlerin arasından güç bela çıktığı yolun gerisinde çok sevdiği anacığı olduğu için mecbur geri döner köyüne. Döndüğünde yolunu gözleyen bir sevdaya tutulur sonra. Fakat kör talih burada da bırakmaz yakasını çünkü bir engel vardır birliktelikleri için. Onlar da kaçmakta bulurlar çareyi ve sonrasında esas hikâyemiz başlar. Memed olur, İnce Memed!

Dağların efendisi, köylünün efsanesi, toprakların savunucusu ve ağaların korkulu rüyası; İnce Memed destanı başlar. Köylünün ağalardan çektiği eziyet ve zulümlere dayanamaz. Dört kitabın dördünde de film başa sarar! Çekip gidemez, karşı koyamaz içindeki insan sevgisine. Dağlarda eşkıya da olsa şu sözler dökülür ağzından :
“İnsanların üstüne çok varmamalı. Öldürmeli, dövmeli, ama üstlerine çok varmamalı. Donsuz, çırılçıplak, köyüne, evine girmesi bir adama ölümden zor gelir. İşte bunu yapmamalı. İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli. Ben Abdi Ağa’dan biliyorum. Yoksa… Korkmalı insanların bu tarafından. Aşağı görmemeli insanları…”

İnce MemedKöylüye olan bağlılığı ve korumacılığı sebebiyle atamaz başındaki fesi bir kenara ve efsane hep kaldığı yerden yeniden başlar. Her kitap sonunda yine birer top ışık patlar, dağların doruğu üç gece ağarır, apaydınlık, gündüz gibi olur.

Serinin sonunda okurun hayalinde İnce Memed destanına son vermek istemeyen yazar şöyle bitirir hikâyeyi: “Memed ise atını dağlara doğru sürer ve o günden sonra Memed’den haber alınmaz.” Ama okur bilir ki hikâye yeniden ve yeniden başlayacaktır, bir yerlerde bu devran böyle sürdüğü müddetçe.

Kısaca anlatmaya çalıştığım bu güçlü karakteri mutlaka okumalısınız. Ben büyük ustanın tüm kitaplarını zamana yayarak okuyacağım. Sevgiler…

Tanıtım Bülteninden:
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed’in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova’nın öyküsüdür. Yaşar Kemal’in söyleyişiyle ‘içinde başkaldırma kurduysa doğmuş’ bir insanın, ‘mecbur adam’ın romanı.

İnce Memed 1-2-3-4

Yaşar Kemal
Yapı Kredi Yayınları
2142 Sayfa, 2016