Mesleğim nedeniyle bu kitaptakine benzer şeylerle karşılaşıyorum. Bizim ülkemiz ve tüm dünya çocukları için önemli olan aşılama programımıza bazen ailelerden retler geliyor. Bunun nedeni bazen inanç bazense bilimsel temelleri olmadan yapılan yayın ve programlar oluyor. Aşı ve tıp üzerine konuşması gereken insanlar değil başkaları katılıyor bu programlara. Bu yayınlarla güdümlenen aileler çocuklarının aşısız çok daha sağlıklı olacağına inanmış şekilde geliyor karşımıza.

Onları aşılar hakkında bilgilendirmek için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Çocuklarının karşılaşabilecekleri sorunları açıklamaya çalışıyoruz. Maalesef aileler “çocuğum ile ilgili tüm kararlar benim sorumluluğumdadır düşüncesindeler” ve kendi inanışları veya doğruları nedeniyle, çocuklarını hastalıklara açık hale getiriyorlar. Ne yazık ki aldıkları kararların sonuçları hakkında pek de bilinçli değiller. Bunları dile getirmeye başladığımızda ise “ Çocuğumun hasta olmayacağından eminim. ” gibi keskin ifadeler kurabilmekteler.

Bu tip sorunlar sadece bizim mesleğimiz ve ülkemizde değil tabii ki. Mesela Haradi cemaatine mensup Museviler bunlardan daha katı inançlara sahipler. Bilim ve bilimsel çalışmalardan uzak bir hayat sürüyorlar ve yaşam standartları, gereklilikleri kendi vatandaşlarından çok daha farklı.

Bir başka grup ise Yehova Şahitleri. İnanışları gereği kan naklini red ediyorlar. Şahitler, bu kararlarını kutsal kitaplardaki ayetlerden çıkardıkları yorumlara dayandırıyorlar. Yehova Şahitlerine göre bu ayetler, kanın bir kutsallık içerdiğini ve hayatın özünü oluşturduğunu söylüyorlar. Hayati bir durum söz konusu olduğu zaman inançları ile yaşam arasında bir karar almaları gerekiyor. Kan nakli gerçekleştirilen kişilerin modern aforoz işlemleri başlatılıyor. Ne yaman bir çelişki?

Çocuk YasasıIan McEwan tarafından yazılan romanın ana konusu bu ikircikli durumun ta kendisi. Hayatta kalabilmek için kan nakli gerçekleşmesi gereken bir çocuk ile o ve ailesinin inancı. Yaşı erişkin olmanın koşullarını sağlamadığı için söz hakkı olmayan bir çocuk ve vasilerinin onun ölümüne göz yumması sonucu mahkeme salonlarına dökülen bir karar. Tartışılabilir ama belki de doğrular burada başlıyor. Kişi inançları nedeniyle bu kararı alamıyor; ama aslında ne ailesi ne de o ölmek istiyor. Açılan mahkeme belki de ailenin kurtarıcısı oluyor, suçlanmadan çocuklarına kavuşma fırsatı sunuyor onlara. Peki, hâkim ne yapacak?

Kitap genel olarak bu soruya yanıt aramaya çalışsa da toplumda sıklığı artan başka bir probleme de dikkatimizi çekiyor. Orta yaşlarını geçmekte olan insanların, ayna ile karşılaştıklarında kendileri ile olan hesaplaşmalarını okuyoruz. Geçmişi, bugünü, geleceği değiştirme çabalarını gözlemliyoruz. Kendi vücuduna ve zamanına olan tekinsizliği artan erkeğin bu çıkmazdan kaçabilmek için yapabilecekleri ve bunun karşısında yalnızlaşan günümüz kadınlarının dünyasından örnekler sunuyor.

Yapı Kredi Yayınları tarafından yayın dünyamıza kazandırılan bu değerli eser, Roza Hakman’ın güzel çevirisi ile karşımızda. Eğer inceleme ilginizi çektiyse bu güzel eseri bir an önce kitaplığınıza eklemenizi tavsiye ederim. “ Bu yaman çelişkiler ” hep hayatımızdalar ve hayatımızda olmaya devam edecekler…

“Kocası zevklerinin bedelini Fiona’nın mutsuzluğuyla ödemeye hazırdı”

Çocuk Yasası
Ian McEwan
Yapı Kredi Yayınları
Türkçesi: Roza Hakmen
152 Sayfa, 2016