Yarım Bırakılan Kitaba Geri Dönmek – Kalın Kitapları Okumak

Tarih:

Yazar:

Kategori:

Bu yazıya ne kadar düşünsem de uygun bir isim bulamadım. Bu başlık bile düşüncelerimi anlatamadı. O yüzden size yazının geri kalan kısmını okumanızı öneririm.

Biz kitap kurtlarının özellikle kitaplara daha rahat ulaşabilir bir zamana geldiğimizde ortaya çıkan bir takım sıkıntıları vardır. Artık okunmayı bekleyen çok kitabımız vardır ve kitaplarla haşır neşir olduğumuzdan yeni çıkan veya çıkacak kitaplarda da gözümüz kalmaktadır. Bunlardan birkaçı; hangi kitabı okuyacağına karar vermek, bir kitabı okurken diğer kitaplarda gözümüzün kalması, çok kalın bir kitaba başlamaya dahi korkmak…

Hepsini olmasa da birkaçını bu yazıda kendimce ürettiğim çözümlerle birlikte değerlendireceğim.

1.Yarım bıraktığınız, bırakmak zorunda kaldığınız ya da başka bir kitaba başlamak zorunda kaldığınız için soğuduğunuz ve devam edemediğiniz kitaplar

Ben bir kitabı eğer isteyerek yani sevmeyerek yarım bırakmışsam, bir daha dönüp ona bakmaz, hatta çevremde birine hediye eder ya da uzak bir yerlere kaldırırım. Bunun dışında iyi giden ama nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde yarım bıraktığım bir kitap var ise onu gözümün önünde tutmaya özen gösteririm. Ve kitaba her gözüm çarptığında o zamana kadar okuduklarımı kafamın içinden tekrarlarım. İnanın bana haftada bir kez bile olsa kitaba gözünüz değdiğinde okuduğunuz kısmı kafanızda bir özet geçerseniz tekrar elinize aldığınızda kaldığınız yerden sanki dün okumaya başlamış gibi devam edebiliyorsunuz. Tabi ki kitabı yarım bırakma nedeniniz araya başka kitapların girmesi, belki o an için o kitaba hazır olmamanız, hayatınızda yaşadığınız olaylar ise bu yöntemi kullanabilirsiniz. Yoksa zaten bütün koşullar okumaya uygunsa, kitabı deli gibi okumak ve sonunu öğrenmek istiyorsanız yarım bırakmazsınız. Fakat bazı kitaplar olur ki okumak zorundasınızdır, bir şans daha vermelisinizdir ya da sonunu değil de gidişatını, yazarın dilini merak ediyorsunuzdur.

2. Göz korkutan kalın bir kitaba başlamak

Öyle kitaplar var ki piyasada 900-1300 sayfa arası. Çantamıza sığdıramadıklarımız, bu yüzden her istediğimizde açıp okuyamadıklarımızdır bunlar. Çoğunlukla fantastik, distopya türünde olurlar. Ve ne kadar heyecanlı ve akıcı olursa olsun gözünüz kitaplığınızda sizi bekleyen diğer kitaplara kaydıkça, sosyal medyada başka kitaplar hakkında güzel yorumlar okudukça, yayınevleri beklediğiniz kitapları ardı ardına bastıkça böyle bir kitaba beş gününüzü ayırabilmek bile zor gelir. Oysa beş gün bile 1000 sayfalık bir kitabı okumak için hayli zor bir durumdur. Günde 200 sayfa okumanız gerekmektedir ve eğer tatilde değilseniz bu durum uykunuzdan feragat edeceğiniz anlamına da gelebilir.

Bu yüzden çok severek, çok bekleyerek edindiğiniz bir kitap bile olsa 600’lerde sizi kaybetmeye başlayabilir. Etrafınızda neredeyse günde bir tane kitap bitiren insanları gördükçe okuma hızınızın düştüğünü düşünebilirsiniz. Bu yüzden kitabı bile suçlayabilirsiniz. Ve kaçınılmaz son olarak elinizde belki de haftalarca sürünen kitabı sevmediğinize karar verirsiniz. Ama aslında suç ne kitapta ne de sizdedir. Ortamın uygun olmayışındadır suç. Öyle kitapları bir anda başlayıp bitirebilmek için sağlam bir tatilinizin, sessiz bir ev ortamınızın olması gerekmektedir. Bu da her zaman sağlanamayacağı için sizlere kalın kitapları nasıl okuduğumu açıklayayım.

Kalın kitabınızı yanınızda taşımayın. Taşıyabilecek olsanız bile taşımayın. İş yerinizde ya da okulunuzda kitap okuma imkânı bulamadığınızda sizde gereksiz bir ağırlığa yol açar ve kitaba kin beslemenize sebep olabilir. Çok rahat bir şekilde taşıyabileceğiniz bir ortamdaysanız da kitabı çıkartıp okumaya başladığınızda “Bu kitap kaç sayfa?”, “Adı ne? Ansiklopedi mi yoksa?”, “Kaç günde bitirirsin bunu?” şeklinde zaman kaybına yol açıcı bir takım sorularla karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden bir türlü kitaba yoğunlaşamazsınız. Daha sonraki günlerde de kitabı yanınızda taşımaya devam edeceğiniz için “Hala bitiremedin mi?” tepkilerine maruz kalırsınız ve bu yine kitabın sıkıcı olduğu yönünde sizi kışkırtır.

Bu yüzden haddinden fazla kalın kitaplar evde bırakılmalıdır. Ve yanınıza sadece ve sadece yolda, iş yerinizde, okulda okuyacağınız, konusu itibariyle çok yorucu olmayan ve evde okuduğunuz kalın kitabın konusu ve tarzıyla örtüşmeyen ince ya da orta kalınlıkta kitaplar almalısınız. Evde her seferinde kendinize belirlediğiniz saat aralığında ve aynı yerde kalın kitabınızı okuyarak daha rahat bitirebileceğinize inanıyorum. Aynı zamanda hafif kitapları da bitirdiğiniz için okuma hızınızın yavaşlamadığını hissedeceksiniz.

Bunlar tabi ki sadece benim karşılaştığım sorunlar veya sadece bende işe yarayan çözümler olabilir. Ama biraz bile faydalanan olursa diye yazmak istedim.

Ayşe Ayhan
Kitap Cafe
https://www.instagram.com/bikahvebikitap/

TAKİPTE KALIN

43,428BeğenenlerBeğen
547TakipçilerTakip Et
97TakipçilerTakip Et
583TakipçilerTakip Et
Ayşe Ayhan
Hiçbir zaman bir insanı tek bir sıfatla belirlemenin doğru olduğuna inanmadım. Matematik öğretmeni, yazar, astronom, kitap yorumcusu, blogger, kahve sever, bol okur. Yazmaya değer bulduğum her şeyi kitapcafe.com da bulabilirsiniz.

92. Oscar Ödüllerini Kazananlar (Oscar 2020)

92. Oscar Ödülleri sahiplerini buldu. Los Angeles'taki Dolby Tiyatrosu'nda kırmızı halı geçidi sonrası Oscar kazananlar açıklandı. Güney Kore yapımı Parasite En İyi...

Çift olarak mutlu yaşamanın küçük sırrı

“Bir gülümseme, kaşların çatılmasından oluşan yarayı iyileştirir.”Shakespeare Gülümseme, sevincin tezahüründen çok daha fazlasıdır. Gülümseme, bizi birbirimize bağlayan güç ve...

Tunuslu Ud Üstadı Dhafer Youssef ile Müzik Ziyafeti

Sufi geleneği ile birlikte mistik öğeleri günümüz modern caz arenasına ustalıkla taşıyan, doğu ezgilerini batının caz müzikleri ile harmanlayarak unutulmaz bir müzik şöleni...