KitapKitap İncelemeleri

Uzaklarda ki Bir Hikâyeden Uzakların Şarkısına

“Keşke oturup sabahtan akşama kadar roman kahramanlarının arkalarından konuşacak kadar dertsiz olsaydık.”

Kitap soğuk bir kış günü ile başlasa da, sımsıcak ısıttı içimi. Sanki yıllardır tanıyordum Bünyamin’i. Hemen trene bindim, oturdum yanı başına, neden daha soğuğa, karın kışın içine gittiğini dinledim. O anlattı ben âşık oldum, o anlattı, ben hasret kaldım, o anlattı ben bir çıkmaza girdim sanki. O “Eylül!” dedi, birlikte hıçkırıklara boğulduk. Dayanamadım, öyle bir sarıldım ki bırakamadım. Anlattıklarını aklım bir türlü almıyordu, kalbimin sancısı bile geçmemişken bir baktım ki gelmişiz ineceğimiz istasyona. Yok, dedim, madem Kars’a geldik, daha da bırakmam seni. İnzivaya çekileceksek birlikte çekileceğiz ve birlikte yazacağız romanını…

“Başkalarının hikâyesini yazıyorum demek, yazdığım hikâyenin bana ait olduğunu saklıyorum demenin bir türüdür.”

İşte öyle, daha ilk sayfasından öyle girdim ki içine Bünyamin’ in, bırakamadım; hatta, sanki ben Bünyamin oldum. İntiharın eşiğinde ki bir kahraman iken, bir anda başka diyarlara düştüm.

“İçimdeki ölüyü diriltmek için aşık oldum; ölü birken iki oldu.”

Kars’ta ki yerli halkın, köye gelen bir yabancıyı karşılamasını ve orada yaşananların şiveli yazılması ve içerisine mizah katılması çok hoştu. Eylül ile düştüğünüz kasvetten birden silkeleyip çekiyor sizi. Karsın kar dolu dağlarına hayran, sıcacık insanlarına dost ediyor. Roman yazma telaşesinde iken o yüce dağların eteklerinde karşınıza çıkan Besti nine ile yolculuğunuza büyülenmiş bir şekilde devam ediyorsunuz. O sayfaya kadar tüm okuduklarınızı adeta unutuyorsunuz. Hindistan, sonra da Osmanlı topraklarında, 18. Yüzyıl İstanbul’ unda buluyorsunuz kendinizi hem de yanınızda arsız bir tuti papağanı ile… Harika betimlemeleri ise o zamanın İstanbul’un sokaklarında seyahat ettiriyor sizi. Kukumav Kahvehanesi, Galata Kulesi, sarayın müştemilatında devam ediyorsunuz hayata. Zencefil (papağan) ve başkahramanımız Gülbadem arasında ki diyalogları okurken kıs kıs güldüğümü fark ettim. Bazen bir sesli kahkaha patlattığım da yalan değil. Ama bu ikili ilişki de, diyalog da bile okuyucuya almak istediğinin fazlasını vermiş yazar.

Uzakların ŞarkısıSadece, tek keşkem; 18.yy dönemindeki Gülbadem ve yaşanılanları okurken Bünyamin’den ara ara bölümlerle de olsa bahsedilmemesi oldu. En baştan öyle iyi iki dost olduk ki, onu özleyerek bitirdim okuma yolculuğumu.

“Hayat insanla beslenen vahşi bir çemberdir”

Birbirini sevmek, sahiplenmek öyle güzel bir kurgu ile ele alınmış ki hiç bitmesin istedim. Edebî dili, samimiyeti ve hissettirdikleri ile romandaki her karaktere büründürdü beni. Bir de renkler vardı ki, her insanın kendine özgü olan renkler ve bunların anlamları ile daha bir hayran kaldım yazarın kalemine, emeğine ve okuyucuya verdiği değere.

“Heveslerimizi anlamayan insanlar ateşe doğru esen rüzgar gibidirler. Güçsüz olursan sönersin, güçlü olursan yayılırsın.”

Azerbeycan Türk’ü olan yazarımızın anneannesinin ismiymiş, Besti. Gerek şivesi ile gerekse kültürel aktarımlarıyla atalarının zenginliğini de sunmuş bizlere, yazar. Kapağı kapatıp okuduklarımı sindirmeye çalışırken, bir sırt çantası ile plansız uzaklara gidip uzakların şarkısını dinlemek, söylemek geldi içimden. Kitaptan bahsedilecek daha çok şey var; ama benden bu kadar. Hiç susamamaktan, merakınızın gitmesinden korkuyorum. Okunacaklar listenize ekleyin, hatta okumaya hemen başlayın, ertelemeyin, derim.

“En kötüsü de içinde yarım kalan şeylerin seninle beraber büyüyor olması.”

Uzakların Şarkısı
Kaan Murat Yanık
Everest Yayınları
400 Sayfa, 2017

Etiketler
Daha Fazla Göster

Tülay Oğuzveren

Hayat bana hiç kolay olanı sunmadı…Zorluklarla baş ederken en büyük destekçim her zaman okumak oldu! Okurken sıkıntıları ardımda bıraktım, bilmediğim dünyaları keşfe çıkıyorken bir baktım ki kendimi de büyütmüşüm. Kitaplar sayesinde zor olan kolay, öğretmedikleri bildiğim, cehennem sandığım yaşam cennet oluvermiş. Şimdi kitaplarla dolu dünyamda huzurlu bir yuva, hep destekçi harika bir eş, 2 çocuk ve çok severek yaptığım sigortacılık mesleğine sahibim. Yaşadıklarımı kaleme alıyor aynı zamanda okuduklarımı blogger sayfamda yorumluyorum. Kitapcafe ailesi ile keşfe, büyümeye, okumaya devam….

Bir Yorum

  1. Canim gūzelim öyle gūzel yorumlamışsınki hayran kaldım şimdiden kitaba.En kısa zamanda alıp okuyacağım merak içersindeyim bu tarz kitapları çok seviyorum.yūreğine kalemine sağlık ve tabiki yaxarımızında.uzaklardan çok selamlar..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı