KitapKitap İncelemeleri

Uyku – Haruki Murakami

Geçtiğimiz yıl Hüseyin Can Erkin`in çevirisi ile Doğan Kitap tarafından yayımlanan “Uyku” Murakami`nin “Fil Kayboldu” adlı öykü derlemesinden alınmış bir uzun öykü. Sabitfikir dergisinin “2015`in öne çıkan 50 romanı” listesinde yer alan kitapda Kat Menschik`in birbirinden güzel illüstrasyonları da yayımlanmış.

Murakami bu kitabında okura sıradan bir ev hanımının hiçte sıradan olmayan öyküsünü anlatıyor. On yedi gündür uyuyamayan yani sürekli uyanık olan bir kadındır kahramanımız. Adını bilmiyoruz ve kitabın sonuna kadar da öğrenemeyeceğiz. Hergün işe uğurlarken “Dikkatli ol” dediği ve “Merak etme” cevabını aldığı diş hekimi bir eşi, okula gönderdiği bir oğlu var. Hayatını ailesine adayan, kendi tercihlerini rafa kaldıran ve sorgulamayan bir kadın var karşımızda. Hatta kocası tatlı sevmez diye kendisi çok sevdiği halde evde tatl buundurmayacak kadar. Ama bu düzen bir gece gördüğü bir karabasanla bozulur. Artık uyuyamıyordur.

Uyanık olduğu günler ve gecelerde kendine zaman ayırmaya başlar, yıllar önce olduğu gibi kitap okur. İlk okuduğu kitap Tolstoy`un ünlü romanı “Anna Karenina”dır. Günlerce tekrar tekrar bıkmadan bu romanı okuyor. Murakami`nin Anna Karenina`yı seçmesi tesadüf değildir. Belki de çoğumuzun ezbere bildiği “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir” cümlesi ile başlayan bu romanın kahramanı Anna ile Murakami`nin kadın kahramanı arasında farklılıklar olsa da benzerlikler de yok değil. Uykusuz kaldığı gecelerde kadın uyuyabilen aile bireyleri ile arasındakı düşünsel farklılıkların ayrımına varır. Anna Karenina`yı okuduğu sürece sık sık geçmişe döner, geçmişte olanları düşünür. Kocasının yaşlandığının, oğlunu çok sevmesine rağmen babasına benzediği için bir gün onun da suratının böyle yaşlanacağını farkına varır ve anlamadığı bir nedenle bu onun sinirine dokunur.

Artık geçmişde olduğu gibi kitap okumaya,çok sevdiği sütlü çikolataları yeniden keşfetmeye başlayan kadın aslında ne kadar tekdüze bir hayatı olduğunu anlamıştır. Tolstoy`un anlattığı “birbirine benzeyen mutlu aileler”den birine sahip olan kadın, on yedi gündür devam eden bu uykusuzluk veya uyanıklık sürecinde kendini yeniden keşfeder, zor da olsa kendisiyle yüzleşir, varoluşunu sorgular. Hiçbir şeyin eskisi gibi olamaycağının farkındadır.

Murakami eserlerinde oldukça basit, anlaşılır bir dil kullanarak satır aralarından okura derin,vurucu mesajlar göndermyi başaran bir yazar. Kısacık bir kitap olan “Uyku”da bir kez daha kendini özgü üslubunu kullanan yazar okuyucusunu düşündürmeyi başarmış.

Uyku
Haruki Murakami
Doğan Kitap
90 sayfa

Aybeniz Hasanova
Kitap Cafe
https://www.instagram.com/_aybeniz_hasanova_/

Etiketler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba Size daha fazla kaliteli içerik sunabilmek için sitemize reklam engelleyiciyi kapatarak destek olabilirsiniz. Teşekkür ederiz :)