KitapKitap İncelemeleri

Ütopya ve Masalbilim Binbir Gece Masalları

Bir varmış bir yokmuş, zamanın birinde Sadık Usta adlı yazar günümüze kadar gelen bu masalların kimler tarafından ve nasıl aktarıldığını merak etmiş.
Az gitmiş uz gitmiş birçok kaynaktan veriler toparlayarak büyükler için olan Binbir Gece Masalları’nın tarihsel serüvenini bizler için araştırmış.
Araştırdığı bilgileri ve Binbir Gece Masalarından özenle seçtiği masalları “Ütopya ve Masalbilim” adlı kitabında toplayarak biz okurların beğenisine sunmuş. Böylece Sadık Usta muradına ererken bize de keyifle okumak düşmüş.

Kitabın konusu masallar olunca böyle bir giriş yapmayı daha uygun buldum. İşte burada kitapların okuyucu üzerinde ki etkilerini bir kez daha görmüş oldum.
Küçüklüğümden beri dinlediğim masalların tarihini hiç merak etmemiştim. Benim içim masallar yazarların hayal dünyasının genişliğinden ibaretti. Oysa masallarında bir geçmişi varmış.
Sadık Usta kitabını iki kısma ayırarak yazmış. İlk kısımda masalların keşfi, kökeni, tarihsel kökeni ve ütopya ile aralarında bulunan benzerlikleri kaleme almış; ikinci kısımda ise özenle seçerek çevirdiği sekiz ütopik masala yer vermiştir.

Yazar, Binbir Gece Masalları’nın tarihini anlatırken günümüze kadar olan serüveninde hangi büyük isimler yer ettiyse onların hayat bilgilerine dair araştırmalarını da eklemiştir.
İlk isim olarak karşımıza Antoine Galland çıkıyor; Şam’da antika eşyalar satan bir dükkanda Binbir Gece Masalları’na ait bir el yazması buluyor ama bu el yazmaları 242. gecede bitiyor. Galland, Paris’e döner dönmez bu yazmaları Fransızca’ya çevirerek içerisindeki erotik sahneleri ayırıp daha okunabilir bir hale getiriyor.
Bu masallara ilgi duyan diğer isim ise Theodor Benfey. O’nun elindekiler ise Hint Vedalarına ait el yazmaları ile Binbir Gece Masalları’nın atası sayılan “Pançatantra”ydı. Almanca’ya çevirdiği masallarla karşılaştırmalı “masalbilim”in temellerini atmış oluyor.
Masallarla ve efsanelerle ilgilenen bir diğer isim ise Johann Wolfgang Goethe. Türkiye’de halkbilimciler tarafından “Biçimbilim” olarak kabul edilen morfoloji (değişim ve dönüşüm bilimi) kavramını ortaya atıyor. Goethe’ye göre masallar tarih üstü ve anonimdir. Dilden dile kulaktan kulağa aktarılarak gelen, toplumsal gerçekliğe ilişkin esintiler bırakarak kuşaktan kuşağa değişerek dönüşürler.

Ütopya ve MasalbilimKitabımızın yazarı Sadık Usta, masalların da ütopya gibi gerçek olmayan ülke ve olayları anlatmasından yola çıkarak, masalbilim ve ütopya arasındaki benzer bağlantıları bizler için açıklayarak kaleme almış.
Peki nedir bu masallar, kimler içindir, günümüze kadar nasıl gelmiştir?
Binbir Gece Masalları Orta Çağ’da kaleme alınmış Orta Doğu kökenli edebi eserdir. Şehrazad’ın kendisini de öldürmemesi için hükümdar kocasına anlattığı hikâyelerden oluşur. Arapçaya çevrildikten sonra yayılmıştır. Masalların ne zaman yazıldığı konusunda kesin bir sonuca varılamamıştır. Masallardan bir kısmının Arapçaya, Farsça bir eser olan “Hezar Efsane” adlı bir külliyattan geçtiği tahmin edilmektedir. Bu masallar genellikle büyükler için yazılmıştır. El yazmalarını bulup Fransızca’ya çeviren Galland tarafından Doğu Masalları artık Batı Dünyası tarafında da okunmaya başlamış ve bu esfanevî masallara ilgi artmıştır.
Masallar biçimsel olarak giriş-düğüm-çözüm örgüsü ekseninde anlatılmaktadır ve uluslararası masal kataloğunda hayvan masalları, olağanüstü masallar, hiciv içeren hikâyeler ve zincirleme masallar olarak dört ana kategoride toplanmaktadır.

“Masallarda hayvanlar konuşur; cinler ve periler önemli roller üstlenir; cadılar, büyücüler, cüceler ve devler etrafta dolaşır; aklımızın alamayacağı boyutta hayvan ve yaratıklar sahneye çıkarlar. Masallar inandırıcılık iddiası taşımazlar; ancak ahlâkî değerleri öne çıkarır, toplumsal eğitimi ve yararı gözeten vurgular içerir. Çoğunlukla masallar, haklının, adil olanın, doğruluk ve dürüstlükten ayrılmayanın kazandığı; konumu ne olursa olsun, zalimin, adil olmayanın kaybettiği mutlu bir sonla biter.”

Dilden dile, bir coğrafyadan başka coğrafyaya aktarıldığı için o dönemin dilini ve özelliklerini taşımaktadır. Bu da masalların geçmiş kültürler hakkında bizlere bilgi verdiğini de göstermektedir.
Binbir Gece Masalları, Hint- Çin Denizi’nde bulunan bir adada, bir kadının ihanetiyle başlar, başka bir kadının zekâsı ile binbir gece devam eder. Şehrazat, Denizci Sinbad, Ali Baba ve Kırk Haramiler, Alaeddinin Sihirli Lambası gibi masallar, Binbir Gece Masalları’nın en bilinenleridir.
Masallara ilginiz varsa ve günümüze kadar hangi yolculukları yapmış merak ediyorsanız mutlaka bu kitabı alıp okumalısınız.

Ütopya ve Masalbilim Binbir Gece Masalları
Sadık Usta
Librum Kitap
221 Sayfa, 2017

Etiketler
Daha Fazla Göster

Nergiz İnce

Yazmaktan çok okumayı seviyorum aslında; ama konu okuduklarımı paylaşmaya gelince kelimeler cümlelere dönüşüveriyor beynimde. Yeni yazarlar tanımak, onların eserlerini okumak, bir şeyler yazma isteğini tetikliyor bende. Paylaşılan her şey güzeldir. Yazarların bizlerle paylaştıkları eserlerini, ben de sizlerle paylaşmak için kitapcafe.com'dayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı