Müzik Haberleri

Türkiye’nin yeni klasik müzik yıldızları

Son dönemde Türkiye’den dünyaya ‘klasik müzik yıldızı olmaya aday sanatçı’ akını var. En iyi okullara giriyor, en prestijli yarışmalarda ödüller alıyor, görkemli salonlarda sahneye çıkıyorlar. İşte son yıllarda dikkat çeken 10 genç sanatçının başarı öyküsü…

Şu soru çok soruluyor: Ne oldu da Türkiye’den dünyaya son yıllarda adeta yağmur gibi ‘klasik müzik yıldızı olmaya aday sanatçı’ akını başladı? Aslında sadece Türkiye değil yıldızla dolup taşan, dünyanın hem batısında hem doğusunda bu alanda her yıl inanılmaz gençler ortaya çıkıyor. Müzik devrimini Atatürk’ün direktifleriyle 1920’li yıllarda başlatmış olan Türkiye, bu alanda çok önemli işler yaptı yapmasına ama 1990’lı yıllara gelene kadar birkaç dev isim dışında solist müzisyen yetiştiremedi.

Ülkemizin son 30 yılda dış dünyaya entegre olması, açılan özel konservatuvarlar, yükselen orta sınıf ailelerin çocuklarına çalgı eğitimi aldırma hevesi, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla oradan ülkemize akın eden iyi eğitimli ve disiplinli hocalar, Cihat Aşkın, Güher-Süher Pekinel, Gülsin Onay, Fazıl Say gibi günümüz virtüozlarının müzisyen yetiştirmeye çok ciddi ve sistemli biçimde eğilmeleri ve gençlere ilham kaynağı olmaları, gençlerin aralarındaki rekabet ortamı, bu rekabet ortamını olumlu yönde kızıştıran vakıflar, İKSV ve Donizetti gibi ödüller… Tüm bunlar bence Türkiye’nin klasik müzik alanında son yıllarda kayda değer bir atılım sergilemesinin temel etmenleri…

Hazırladığımız liste elbette eksiksiz değil, en az buradakiler kadar iyi işler çıkarmış daha nice gencimiz var. Çok daha özel bir alan olan çağdaş bestecilikte de ses getiren eserlere imza atan, ödüller kazanan gençlerimiz, dünya opera sahnelerindeki başarılarıyla Atatürk’ün rahat uyumasını sağlayan gençlerimiz var.
Olanağı olan her sanatseverin bu gençlerimizin yetişmelerine ellerinden geldiğince destek olmalarını dileyerek, sizleri son dönemde öne çıkan 10 gencimiz ve başarı listeleriyle baş başa bırakalım…

Can Çakmur
Can Çakmur
Can Çakmur

Eğitim yönünden son yıllarda ortaya çıkan en sıradışı yeteneklerden biri 1997 Ankara doğumlu Can Çakmur, zira yaşıtlarının aksine ortaokul-lise yıllarının tümü konservatuvarda değil Ankara ODTÜ Koleji’nde geçti. Eski İzmir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur’un torunu olan Can Çakmur, konservatuvarda okumadı ama kolejden mezun olduktan hemen sonra arayı hızla kapatmak istercesine yurtdışındaki prestijli konservatuvarları, hocaları, yarışmaları, ödülleri adeta sıraya dizdi. Halen ‘Liszt şehri’ Weimar’ın meşhur müzik üniversitesinde okuyan 2014 Donizetti Klasik Müzik Ödülü sahibi Can, buradaki yoğun eğitiminden fırsat buldukça yarışmalara giriyor (son olarak geçen yıl İskoçya Piyano Yarışması’nda birincilik aldı), Pekinellerin ‘Dünya Sahnelerinde Genç Yetenekler’ projesi kapsamında konserler veriyor, ‘düşünür-sanatçı’ kimliğiyle de Andante dergisine klasik müzik yazıları yazıyor.

Veriko Tchumburidze
Veriko Tchumburidze
Veriko Tchumburidze

1996 Adana doğumlu Veriko Tchumburidze, Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Selahattin Yunkuş’un öğrencisi oldu. Aynı konservatuvarda yıllardır hocalık yapan Gürcü anne ve babanın kızı olan Tchumburidze, Mersin’de 2004’te yapılan Gülden Turalı Keman Yarışması’nda birincilik ödülü alarak başladığı yarışma kariyerini geçen yıl dünyanın en önemli keman yarışmalarından biri sayılan Henryk Wieniawski’den de birinci olarak çıkmasıyla taçlandırıp son yıllarda bu alandaki en büyük başarılardan birini ülkemize tattırdı. Geniş bir kitlenin de izlediği Wieniawski’deki birincilikle önü fevkalade açılan gencimiz geçen yıldan bu yana dünyanın önemli salonlarında ve festivallerinde sahneye çıkıyor. Tchumburidze’nin en büyük şanslarından biri, Pekinellerin ‘Dünya Sahnelerinde Genç Yetenekler’ bursiyeri olarak Viyana’da dünyaca ünlü Dora Schwarzberg ile çalışması.

Emre Engİn
Emre Engİn
Emre Engİn

1991 Sakarya doğumlu Emre Engin, Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Özgür Özkök ile keman eğitimine başladı. Engin, Cihat Aşkın’ın CAKA (Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları) adlı örnek eğitim projesi sayesinde küçük yaşlardan itibaren Aşkın’ın rahle-i tedrisinden geçme olanağı buldu. Uludağ’dan sonra sırasıyla Londra’da Kraliyet Müzik Koleji’nde ve ardından New York’ta Manhattan Müzik Okulu’nda yüksek eğitim gören Engin’in ABD’de kemanın yaşayan efsanelerinden Pinchas Zukerman’la çalışma fırsatı bulması belki de en büyük şansıydı. Son olarak geçen yıl Yale Müzik Okulu’nda burslu olarak doktora yapmaya hak kazanan Engin, sadece spektaküler yarışma başarılarıyla değil azimle çok çalışarak da iyi yerlere gelinebileceğinin adeta ispatı. Geçen sonbahar CRR’de çaldığı, Saygun’un güçlüğüyle bilinen ‘Keman Konçertosu’nun altından mükemmelen kalkmasıyla takdirleri bir kez daha topladı.

Elvin Hoxha Ganiyev
Elvin Hoxha Ganiyev
Elvin Hoxha Ganiyev

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yerleştikleri Ankara’da uzun yıllar Bilkent Senfoni Orkestrası’nda hocalık ve müzisyenlik yapan Azeri anne ve Arnavut babanın oğlu olarak 1997 yılında doğdu Elvin Hoxha Ganiyev. Ganiyev soyadı, Bilkent Senfoni’nin yıllarca başkemancılığını yapan anne tarafından rahmetli dedesi Server Ganiyev’den geliyor. Elvin eğitimine elbette Bilkent’in Müzik ve Sahne Sanatları Okulu’nda başladı ama henüz çok küçük yaşta günümüzün ünlü keman pedagoğu Zakhar Bron’un Zürih’te öğrencisi oldu (Yıldız fabrikası Bron, aynı zamanda Maxim Vengerov’un da hocası). Elvin’in son başarıları arasında Novosibirsk Keman Yarışması’nda aldığı birincilik de var. Genç yaşına rağmen her sezon en fazla sayıda konser vermeyi beceren genç virtüozlarımızdan biri. Dünyanın müzik başkentlerindeki çok önemli sahnelerde de artık Elvin’i izlemek mümkün. O da epeydir Pekinellerin koruyucu kanatları altında.

Bade Daştan
Bade Daştan
Bade Daştan

2007 Ankara doğumlu Bade Daştan bu listenin en küçüğü ama sahnede sergilediği yorumlar yaşına göre o kadar olgun ki, gözünüzü kapatıp dinleseniz sanırsınız ki olgun bir kemancı çalıyor. Bilkent’te 5 yaşında başladığı eğitimini Muhammedjan Turdiyev ile sürdürüyor. 2016 yılında İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar serisinin en genç konuklarından biri olarak Milli Reasürans salonunda bir resital verdi. İki yıl üst üste katıldığı Arthur Grumiaux Keman Yarışması’nda birincilik ve üçüncülük ödüllerini kucakladı. Geçen yıl Eskişehir’de davet edildiği Cumhuriyet Bayramı Özel Konseri’nde çaldığı Mendelssohn’un ‘Keman Konçertosu’yla gönülleri bir kez daha fethetti. Geçen yıl da, mentörlüğünü yapan Cihat Aşkın’ın Dünyanın Kemanları Festivali’nde verdiği mini resitalde aynı konçertonun birinci bölümünü çalmış, hepimiz ağzımız açık dinlemiştik bu sıradışı ‘doğal’ yeteneği.

Umut Sağlam
Umut Sağlam
Umut Sağlam

1998 Ankara doğumlu Umut Sağlam, Hacettepe Konservatuvarı’nda Tufan Tahir Tolga ile başladığı viyolonsel eğitimini 2014’ten itibaren Mimar Sinan Konservatuvarı’nda Dilbağ Tokay ile sürdürdü. Tokay’ın elinde birkaç sene yoğrulan Sağlam, Türkiye’de ve yurtdışında kazandığı birkaç yarışma birinciliğinin ardından kapağı Berlin’e atarak burada henüz yeni kurulan Barenboim-Said Akademisi’nde 2016 yılından itibaren üniversite eğitimi almaya başladı. Daniel Barenboim geçenlerde Sağlam’la yaptığı özel dersten sonra, gencimizi müteveffa düşünür Edward Said ile birlikte kurduğu Batı-Doğu Divanı Orkestrası kadrosuna aldı. İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar’ından biri olan Sağlam, salonun geçen yılki açılış konserinde kemancı Yiğit Karataş’la birlikte CSO eşliğinde çaldığı Brahms’ın ‘İkili Konçertosu’nda parmak ısırtan bir icra sundu.

Doğa Altınok
Doğa Altınok
Doğa Altınok

Çukurova Konservatuvarı’nda birbirinden değerli kemancılar yetiştiren Daniya Kaynova’nın, ismini duyurmayı başaran en küçük öğrencilerinden biri de 2000 yılında Adana’da doğan Doğa Altınok. Kaynova’yla beş yıl çalıştıktan sonra şimdilerde Dora Schwarzberg’in öğrencisi olduğu Amadeus Müzik Okulu’nda okuyor. Genç yeteneğimizin yarışma birincilikleri saymakla bitecek gibi değil. En son geçen yıl Türkiye ve Avusturya’da birincilikler elde etti. Altınok derslerinin yoğun olmasından dolayı bu yıl yarışmalarda şansını denemek istememiş ama sınıfını geçer geçmez yine sesini duyurabileceği yarışmaları kovalamayı planlıyor. Dört yıldır Pekinellerin burslu genç yetenekleri arasında yer alan Altınok’un bursu geçen yıl sona erdi. 2018-19’dan itibaren Viyana’nın ünlü Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi’nde okumayı hedefliyor. Ankaralılar Doğa Altınok’u 26-28 Nisan’da Ankara CSO eşliğinde dinleyebilir.

Nil Kocamangil

Nil Kocamangil

Mimar Sinan Konservatuvarı’nda Dilbağ Tokay’ın öğrencisi olmuş bir diğer ödüllü üstün yeteneğimiz de çellist Nil Kocamangil. 1989 İstanbul doğumlu Kocamangil buradaki eğitiminin ardından sazını sırtladığı gibi Köln ve Paris’in yolunu tuttu. Özellikle günümüzün en önemli çellistlerinden Gautier Capuçon ile yaptığı çalışmalar Nil’in sanatıyla kariyerini çok geliştirdi ve gencimize Avrupa çapında konser olanakları açtı. 2012’de Conservatiore National Superier de Musique et de Danse Paris’e kabul edilen iki viyolonselciden biri oldu. Yine Paris’teki Fondation Louis Vuitton’ın düzenlediği ‘Classe d’Excellence de Violoncelle’in ilk edisyonuna kabul edilen altı müzisyenden biri oldu. Kocamangil, Avrupa orkestralarında ‘orkestracılık’ eğitimi de aldı. Çalmak kadar okumaya da doymayan Nil, şimdilerde Leipzig Konservatuvarı’nda, asistanı da olduğu ünlü çellist Peter Bruns ile doktora eğitimi yapıyor.

Yiğit Karataş
Yiğit Karataş
Yiğit Karataş

1994 Mersin doğumlu genç sanatçımız, eğitimine şehrinin konservatuvarında Alper Özcan ile başladı. 2008’de girdiği İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda büyük keman pedagoğu Venyamin Varşavski’nin öğrencisi olması, Karataş’taki cevherin ortaya çıkmasını sağlayan ana etkenlerden biri. 2010’da memleketinde düzenlenen Gülden Turalı Yarışması’nda birinci oldu. İstanbul’un ardından Karataş’ın da yolu Emre Engin gibi Manhattan Müzik Okulu’na düştü ve burada Albert Markov’un öğrencisiydi. Geçen yıl New York’ta Waldo Mayo ve Ankara’da Suna Kan keman yarışmalarında birincilik ödülleri kazanan Karataş, Waldo Mayo birinciliği sayesinde New York’un dünyaca ünlü konser salonu Carnegie Hall’un ana sahnesinde Brahms’ın Keman Konçertosu’nu çaldı. O da İş Sanat’ta geçen sene Umut Sağlam’la birlikte çıktığı açılış konserindeki icrasıyla sanatında iyi bir yere geldiğini kanıtladı.

İlker Arcayürek
İlker Arcayürek
İlker Arcayürek

1985 yılında İstanbul’da doğduktan sonra Viyana’da büyüyen sanatçımız, Mozart Çocuklar Korosu’nda söyledikten sonra opera dünyasının bazı önemli solistleri ve pedagoglarıyla çalıştı ve sonunda Zürih Operası’nın genç solistler için açtığı stüdyoya girmeyi başararak bu prestijli çatı altında pişti. Daha sonra Almanya’ya geçen Arcayürek yeteneği ve azmiyle kısa sürede hem opera hem lied (Alman sanat şarkısı) alanlarında yetişip global çapta büyük talep gören bir sanatçıya dönüştü. Arcayürek’in, son dönemin opera alanındaki en iyi çıkışlarından birini yapmasının en büyük nedenlerinden biri de, BBC Cardiff Şan Yarışması’nda dereceye giremese bile finale çıkarak yeteneğini şan otoritelerine fark ettirmesi ve akabinde BBC Radyo 3 Yeni Nesil Sanatçısı seçilmesiydi. Arcayürek’in Stuttgart’taki Hugo Wolff Akademisi Lied Yarışması’nı 2016’da kazanması da ustalık isteyen bu alanda Arcayürek’in daha şimdiden büyük yol almasını sağladı.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı