Sinema deyince aklımıza ilk gelen törenlerden biridir, Oscar ödül töreni. Zaman zaman adaletli görmesek de seçimleri izlemekten, takip etmekten kendimizi alamayız. Gösterişli bir kırmızı halısı vardır, katılanlar en şık kim yarışına girerler. Haftalarca giydikleri kıyafetler üzerine yazılır, çizilir. Özellikle sosyal medyada sıklıkla çıkar karşımıza, bu yüzden filmleri izlemekten alıkoyamayız kendimizi.

Jennifer Lawrence

Oscar ödülleri ilk olarak 1929 yılında Los Angeles’ta verilmeye başlanmıştır. Ayrıca bu törenin adı Akademi Ödülleri diye de geçmektedir.

Bu küçük heykelcik 24 ayar altın kaplamadır; ancak bu heykeli satmak yasaktır. Heykelden kurtulmak isterseniz eğer, akademi sizden bir dolar karşılığında geri almaktadır.

Peki, kimler bu heykelcik için aday olabilir, diye düşünüyorsanız cevabı da şöyledir: öncelikle film 40 dakikadan uzun olmalıdır ve en az bir hafta Los Angeles’ta herhangi bir salonda paralı gösterimi yapılmalıdır.

Oscar Kazanan Filmlerin Türkiye Gösterimlerindeki Seyirci Durumu

Oylamalar da ise 1936’dan beri aynı yöntem kullanılmaktadır. Her akademisi üyesi kendi iş alanında bulunan beş filme oy vermektedir. Örneğin; yönetmenler, yönetmenler için oy verir. Ancak en iyi film dalında herkes oy kullanabiliyor.

İşte bütün dünyada yankı uyandıran heykel hakkında bilmemiz gereken ufak tefek bilgiler bunlar. Bu bilgilerin ışığından yola çıkarak görüyoruz ki bu durum ortaya politik, siyasi sonuçlar da doğurabiliyor. Peki, bu ödülü alan filmler Türkiye’de ilgi görüyor mu, sorusunu soracak olursak, pek de ilgi gördüğü söylenemez.

Biz Türk halkı olarak anlam yükü ağır olan filmler izlemeyi pek sevmeyiz. Kafamızı yormasın isteriz. Sinema salonundan çıktığımız zaman bir rahatlamaya ulaşmamız gerekmektedir. Çünkü bu iki saat bizi dertlerimizden uzaklaştırmalı, diye düşünürüz. Bir de olmazsa olmaz vurdulu kırdılı, şiddetli ya da bol bol ağlamalı olmalıdır. Eğer bunlardan biri yoksa filminizde biraz da kafa yormak gerekiyorsa Türkiye’de pek tutunamazsınız. İşte bu heykelciği alan filmlerin ülkemizde ilgi görmeme sebeplerinden biri de budur.

Bazen de tam tersi bir durum gerçekleşir. Ama bu ülkemizi temsil eden filme bağlıdır. Örnek verecek olursak Ayla filmi Oscar aday adayı olunca, herkes bir anda sinema salonlarına akın etti. Sanırım o dönem filmi izlemeyen kalmadı. Bir de salondan çıkıp da ‘çok ağladım’ cümlesini kurmayan kalmadı.

Tabii ki filmlerin yapılan dağıtımı, ne kadar salonda gösterime girdiği, saat aralıkları da çok önemli detaylar. Hele ki o dönem bir gişe filmi vizyona girdiyse ödül alan filmin “vay haline” diyebiliriz.

Türkiye Oscar’a ilk adımını 1946 yılında atıyor. Toplamda 22 film göndermemize rağmen sadece bir tanesi aday olabiliyor, geri kalan filmler aday adayı olarak kalıyor yalnızca. Tek Oscar adayı filmimize bakacak olursak; Metin Erksan’ın Susuz Yaz filmi çıkıyor karşımıza.

İşte Türkiye’de Oscar filmlerinin seyri bu şekilde. Geçtiğimiz yıllarda Oscar alan filmlerin Türkiye’deki izlenme durumuna göz atacak olursak;

Birdman

Birdman filmi 2014 yılına en iyi film ve en iyi yönetmen ödüllerine layık görülmüştür ve Türkiye’de gösterime girdiği dönemde 79.884 seyirciye ulaşabilmiştir.

Artist

Artist filmi 2011 yılında en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi erkek oyuncu ödüllerinin sahibi oldu. Türkiye’de ise sadece 57.388 kişi tarafından izlendi.

Milyoner

Milyoner filmi 2008 yılında adeta ödül törenlerini sallayıp geçmişti. En iyi film, en iyi uyarlama senaryo, görüntü yönetmenliği, ses miksajı, en iyi kurgu, film müziği ve orijinal şarkı dallarında toplamda sekiz ödülün sahibi olmuştur. Türkiye’de ise 338.209 kişiye ulaşabildi.

La La Land

La La Land filmi 2017 yılında aday olduğu törende bir skandala sebep oldu. Ancak yapılan hata kısa sürede düzeltildi. En iyi film ödülünü alamasa da toplamda altı tane heykelciği kucakladı. En iyi yönetmen, en iyi kadın oyuncu, en iyi sinematografi, en iyi şarkı, en orijinal film müziği, en iyi prodüksiyon tasarımı ödüllerinin sahibi oldu. Türkiye’de 284.627 kişi tarafından beyaz perdede izlendi.

Ay Işığı

Moonlight filmi yine 2017 yılında aday oldu. En iyi film ödülünün yanında en iyi uyarlama senaryo, en iyi yardımcı erkek oyuncu ödüllerini kucakladılar. Türkiye’de 38.558 kişi tarafından izlendi.