KitapKonuk Yazar

Totem ve Tabu – Sigmund Freud

Psikanaliz metodunun kurucusu olarak bildiğimiz Freud, Totem ve Tabu aslı eserinde sosyolojik bir analizle ilkel kabilelerden yola çıkarak toplumları değerlendirmektedir. Kitap, 4 bölümden oluşmaktadır:
1- Ensest Ürkekliği
2- Tabu Ve Duygusal Hareketlerdeki Zıt Değerlilik
3- Animizm, Büyü Ve Düşüncelerin Kudreti
4- Totemizmin, Çocukluk Dönemindeki Dönüşü

Kitabında bunu analiz ederken de günümüz modern insanının davranışlarına da atıfta bulunmaktan geri kalmaz. İnsanların bir takım tabu özelliklerini içinde barındırdığından, özün aynı kaldığından dem vurur. Freud’a göre insan, kültürden kültüre değişkenlik gösteren bir primattır. Örneğin, Yeni Zelanda Gazelle Yarımadasında bir kız evlendiği andan başlayarak erkek kardeşiyle konuşamaz, onun adını ağzına alamaz. Türk toplumunda da bu durum yadırganır saçma bulunur. Yani kültürlerin, olayları durumları algılama şeklimizde önemli bir rolü vardır. Bunun yanı sıra Freud, psikanaliz bağlamındaki çalışmalarında baba-oğul ilişkisine de sıklıkla değinir.

Kitabında da çocuğun gözünde otorite konumunda olan baba figüründen yola çıkarak, çocuktaki kimlik karmaşasını ele alır. Burada da devreye oidipus karmaşası devreye giriyor. Yani çocuk, anneyi kurtarmak için babayı rakip olarak görüyor. Onunla bilinçdışı bir mücadele halinde bulunuyor. Yazar, insanı derinden sarsan bir açıklama da bulunuyor: Bizlerin davranışlarının ilkel kabilelerdeki insanlara dayandığını, oradan kaldığını söylüyor. Kitap incelendiğinde her bir alandan değerlendirmeler olduğu görülecektir. Psikanaliz ekolünü, sosyal bilimler kapsamına girebilecek sosyoloji, antropoloji ve etnoloji gibi bilim dallarıyla ilişkilendirmektedir. Freud Totem ve Tabu’da, günümüzdeki nevrozlu hastalarla, ilkel insanlar arasında abartılmış denebilecek bir analoji kurmaktadır. Antropoloji de bunlardan birisidir.

Totem ve tabu da, insanın bir yaratıcıya inanma ihtiyacının temellerinin ne olduğu üzerinde de durulmaktadır. Ayrıca Freud’a göre tabunun bizim gözümüzdeki ilk anlamı, kutsal ve takdis edilmiş şeklindedir. İkinci anlamı ise, ürkütücü, tehlikeli, yasak ve kirletilmiş biçimindedir. Bu iki kavram üzerinden konuyu aktarmaya çalışmaktadır. Kalıcı ve geçici tabuları merkeze alarak kitabı anlatmıştır. İnsanlığın ilk ceza sistemleri de tabuyla ilgilidir. “Tabunun çiğnenmesi suçlunun kendisini de tabu yapar”. Sigmund Freud’un ifadelerine göre, ilkeller arasında tabu, bizim toplumumuzda yasa koyucuların koyduğu yasalara benzemektedir. Örneğin, başkanların ve rahiplerin kendi mallarını ya da ayrıcalıklarını güvenceye almak için koydukları tabularda olduğu gibi, toplumsal eğilimleri kabul ettirmeye yaradıklarını söyler.

Bunun haricinde incelenebilecek birçok yasanın var olduğunu söyler: Kalıcı tabular; düşmanlara, başkanlara, rahiplere uygulanan tabulardır. Geçici tabularsa, örneğin kadının aybaşı durumu ve lohusalığı gibi, savaşçının seferden önceki ya da seferden sonraki durumu gibi, özellikle av ya da sürgün avı ve benzeri işler gibi belli durumlarda olur. Okuduğunuzda çok ciddi ve çarpıcı tespitlerin olduğunu göreceksiniz. Bunları yaparken de birçok kabileden örnekler vermiştir. Sibirya’daki Samoyed’ler, Güney Hindistan’daki Toda’lar, Tataristan’daki Moğollar, Palawan’da yaşayan Agutaino’lar ve daha nicesi yer almaktadır.

Akademik dili ve verdiği örnekleri sentezleyerek okuyucuya farklı bir bakış açısı sunmaktadır. Şu ana kadar yer alan birçok tabumuzu belkide yıkacaktır. Totem ve Tabu, uzman olmayan bir okuyucu kitlesine hitap etmekle birlikte, yine psikanalizle az çok ilgilenen okuyucularca da tam olarak anlaşılıp değerlendirilebilecek bir eserdir.

Totem ve Tabu
Sigmund Freud
240 Sayfa
Say yayınları

Güray Özdemir
https://www.instagram.com/ozdm88/

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı