Kitap İncelemeleri

Toprak Ana

“Durun! Kan dökmeyin!”

Savaşta savaşanlar mı daha çok acı çeker yoksa geride kalanlar mı?

Toprak Ana, Gün Olur Asra Bedel’den sonra bir ay içinde okuduğum ikinci Cengiz Aytmatov kitabı oldu. İki kitapta da konuları itibariyle İkinci Dünya Savaşı’nın çok önemli bir yerde olması hasebiyle iki kitabı birbirine çok benzetiyorum. İki kitapta da savaşın iğrenç yüzünü çok net gösteriyor.

Yazar bu eserinde İkinci Dünya Savaşı çıkınca evlerindeki tüm erkekleri savaşa yollayan aileleri, onların umut dolu bekleyişlerini muazzam bir üslupla okuyucuya anlatmış.

Aytmatov, eserde istediği mesajı Tolgonay ve ailesinin başına gelenleri anlatarak vermiş. Tolgonay ve kocası Suvankul son derece çalışkan, köylerinde son derece saygı duyulan insanlardır. Yaşadıkları köydeki en büyük geçim kaynağı tarımdır, tabir-i caizse köy toprakla yaşamaktadır. Günde saatlerce tarlada çalışan ama hayatlarından gayet mutlu bu insanların düzenini o lanet olası savaş bozar. Her hanedeki bütün erkekler savaşa çağrılır hatta savaş uzadıkça 17-18 yaşında çocuklar bile savaşa çağrılmaya başlar. Gün gelir ne Tolgonay’ın evinde ne de diğer hanelerde yetişkin erkek kalmaz. Bunun üzerine iş başa düşer ve köyün kadınları Tolgonay’ın önderliğinde tarla işlerini ele almaya başlarlar. Bedenleri tarlada, yürekleri ve ümitleri cephede çocuklarının, kocalarının yanında olan bu insanlar gün geçtikçe psikolojik olarak yorulmaya başlarlar. Kendilerini sürekli etkisi artan bir psikolojik savaşın içinde bulan köylüler bu da yetmezmiş gibi büyük bir kıtlıkla da mücadele etmek zorunda kalırlar. Hasat zamanı topladıklarının çoğunu orduya gönderen köylüler savaştaki çocuklarından daha az sıkıntı çekmez hale gelmiştir.

Savaşın kirli yüzüne nefretle bakan o insanların mücadelesini anlatan bir kitap Toprak Ana.

Toprak AnaBütün hayallerini bırakıp belki de geri dönemeyeceğini bilerek vatanını savunmaya gidenleri anlatan bir kitap Toprak Ana.

Cengiz Aytmatov, okuduğum her kitabında olduğu gibi Toprak Ana’da da karakterlerin kişiliklerini,duygularını bize çok net bir şekilde aktarmış. Bu kusursuz anlatım bize o şartlar altındaki insanların duygu değişimlerini daha iyi görmemizi sağlıyor. Beni en çok etkileyen anlatımlarından biri de o zor şartlarda bile halkın birbirine saygısını ve sevgisini yitirmemesi oldu. Çok küçük istisnaların dışında herkesin birbirine kol kanat gerdiğini gördüm. Toprak Ana bizim savaşı bütün yönleriyle görmemize imkan sağlıyor; özellikle bunu geride kalıp bekleyenlerin durumunu anlatarak yapması bizim savaşı daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Ayrıca bu muhteşem kitabın anlatımında en önemli olan şeylerden biri de Cengiz Aytmatov’un kullandığı dil diyebiliriz. Aytmatov muazzam akıcı anlatımıyla Toprak Ana’ya ruh vermiş, diyebilirim.

Ben bir okuyucu olarak:

Eğer savaşı Cengiz Aytmatov’un penceresinden görmek istiyorsanız kesinlikle Toprak Ana’yı okumanız gerektiğini düşünüyorum.

“Bu dünyadan insanlar göçüp gider ama yaptıkları iyi şeyler kalır.”

“Bir öğretmen olmak istiyordum. Candan istediğim şey öğretmen olmaktı. Ama beyaz tebeşir ve cetvel yerine, elime asker tüfeği almak zorunda kaldım. Bunun sorumlusu da ben değilim.”

Toprak Ana
Cengiz Aytmatov
Ötüken Yayınları
Türkçesi: Refik Özdek
138 Sayfa, 2015

Etiketler

Salih Şekerci

Yıllardır edebiyata meraklıyım ve doğal olarak kitap okumayı çok seviyorum. Ayrıca kitap incelemeleri,denemeler yazmayı da çok seviyorum ve yazdığım anlarda kendimi buluyorum.

5 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba Size daha fazla kaliteli içerik sunabilmek için sitemize reklam engelleyiciyi kapatarak destek olabilirsiniz. Teşekkür ederiz :)