KitapKitap İncelemeleri

Tarihi Hoşça Kal Lokantası “Kaybetmek bizim işimiz”

“Müfredatı gönlüme göre işleyebilseydim, iklimlerden bahsederken konuyu Kusura Bakma Dağları’nın kasvetli ve insanı öldüren havasına getirirdim.”

Tarihi Hoşça Kal Lokantası’nda tam tamına yirmi dokuz öykü var. Bu kadar verimli bir öykü derlemesine sanırım daha önce rastlamamıştım. Yazarımız Şermin Yaşar, tam zamanlı anneliğin yanına yarı zamanlı yazarlığı da ekleyip gönüllerde yer almaya adaylığını en tepeden koyuyor.

“Fakat hakkını teslim edeyim; çok muhterem zatmışsın Muazzez. Hani tabelanı yaptırıp göğsüme assam, desem ki ‘Burada bir muhterem zat yatıyor.’, seni bekleyen kollarıma çaput bağlarlar, gözyaşlarıma dilek taşları atarlar, yani o derece…”

Çocuklara dair yazdığı kitapların yanısıra büyüklere de Kafa Dergisi ve 7’den 70’e Dergisinde sesleniyor. İyi ki de sesleniyor. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda ki yazılarında mükemmel yazar olmasının havasını bizlere adeta tattırıyor.

“Bazen düşünüyorum da, şunlara aşık olacağıma, Pavlov’a köpek olsam daha kolay öğrenirdim, kime yaklaşmam kime yaklaşmamam gerektiğini.”

Yazarın öyküleri insanda kelimelerin sırrını çözme isteği uyandırıyor. Şimdilerde durumun böyle olmadığını görmek, pek iç açıcı değil, ne yazık ki. Yazarın tercihleri, sıradanlığı bir kenara bıraktığının göstergesi.

“Tekke ve zaviyeler kapanalı hani oldu; senin ziyaretgahını kapatamadık gitti.”

 Tarihi Hoşça Kal Lokantası Her bir öyküsünde ayrı bir hüzün, çokça kaybediş, aşksızlığın hiçliği var. Dili deseniz adeta geceyi aydınlatan ay ışığı. Büyüleyici. Tesiri uzun soluklu. Unutulmayan, taklit edilesi. Sosyal medyadan yazarın sesini duyanlar, öyküleri okurken bence daha şanslı. Okurken adeta yazarın sesini de duyuyorsunuz. Ruhunuz aydınlanıyor, zihniniz dinleniyor.

“Kalbin de kabrin de nakli mümkün ama aşkın nakli olmuyor.”

Her bir öykü Türk insanının ayrı bir yönünü yansıtıyor. Bazen de yazar gündelik hayatta karşılaşmayacağımız bazı bilgileri paragraf arasında vermeyi yeğliyor. Mesela insanın kulağına cıva damlatınca otopside ölüm nedeni belli olmuyor, diyor yazar. Hatta cellatlar, işkencelerinde önce kızgın demirlerle dağlarmış kurbanlarını sonra iyileşmesin diye elmas tozu serpermiş yaranın üzerine. Bilgiler doğru mu bilinmez; ancak insanda merak uyandırıp doğruluğunu araştırmaya itiyor, o kesin.

“Bizimki tam bir başarısızlık öyküsü. Talihsizlik aile yadigarı.”

Öykülerde mahalle aralarında yaşanan sıcacık yaşamların trajikomik hallerine de yer veriliyor. Öyküsünün birinde mahallede dilsiz diye anılan esnafın aslında dilsiz olmadığını da komik bir anekdotla anlatıyor. Genelinde 90’lar havası taşıyan öykülerine sobanın üzerinde pişirilen kestanenin kokusu işlemiş.

Yazarın yazılarını takip edenlere bir de not düşeyim. Kitaptaki bazı öyküler daha önce Kafa Dergisinde yer almıştır, ilgililerinin bilgisine.

Tarihi Hoşça Kal Lokantası
Şermin Yaşar
Doğan Kitap
176 Sayfa, 2017

Etiketler
Daha Fazla Göster

Aslı Cansız

Hayallerim var benim aklımın odalarına sığdıramadığım.Diyar diyar gezdirip de kalemle kağıtla buluşturduğum hayallerim.Bir bavulla yola çıkacak kadar tez canlı, halk kütüphanesinde yer edinecek kadar güven dolu hissettiren cümlelerim var.Naçizane bendeniz de artık kitapcafe'deyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı