Son Kuşlar

Sait Faik Abasıyanık kalemini hiç okumamış olanlar için güzel bir başlangıç “Son Kuşlar” adlı eseri. Öncelikle bir kitabın kokusu olur mu derseniz Sait Faik bu kitaba adaların kokusunu bırakıyor. Tam bir ada insanı olan ve yaşamını Burgazada’da geçiren Abasıyanık, Son kuşlar adlı kitabının öykülerinde de bu durumu okuyucularına hissettiriyor. Ayrıca Burgazada’da müze olarak ziyaret edilebilen bu ev Türkiye’nin en fazla ziyaret edilen müze-evlerinden birini oluşturuyor. Müzede Abasıyanık’a ait kişisel eşyalar, kitaplarının ilk baskıları, diplomalar, fotoğraflar gibi birçok eşyalar sergilenmektedir. Üstelik müzeyi sanal olarak gezme imkânımızda bulunuyor. http://saitfaikmuzesi.org/ adlı web adresinden bu yaşanmışlıklara şahit olabilirsiniz.

Son kuşlar, adlı kitap on dokuz öyküden oluşan bir rüzgâr gibi. Yazılarında adaların rüzgârını taşıyan Sait Faik bu rüzgârda, kızgınlıklarını, kırgınlıklarını, insanları – insan olmayanları, kır kahvelerini, pişmanlıkları, aklı, Mercan Ustayı, ıstakoz ağlarını, nahiye müdürünü, İmrozlu çırakları öykülerinin rüzgârına katıyor ve okuyucularına sunuyor. Ama hepsinden önce şunun için yazıyor: “Yazmasam deli olacaktım.”

Son kuşlar, kitabın ilk öyküsünü oluşturuyor. Sait Faik kuşların iki yıldır neden gelmediğini şöyle anlatıyor: “Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı. Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.” Doğaya, hayvanlara saygısını ve sevgisini her fırsatta dile getiren Sait Faik,  insanların bu konudaki düşüncesizliğini eserlerinde de yansıtıyor. Kurgu olmaktan ziyade öyküleri sanki birer günlük yazısıymış gibi geliyor okuyucuya. Sanki adada gezintiye çıkmışsınız da balık ağlarını görmüşsünüz, dondurmacının çıraklarıyla karşılaşmışsınız gibi bir his veriyor. Sivriada gecelerinden, sabahlarından bazen de yalnızca kendisinden bahsediyor. Bazen de içinin kalabalık insanlar çektiğinden insana olan özleminden bahsediyor yandan çarklıda. Kendisinin de dediği gibi Sait Faik’in zanaatı da yazı yazmak. Aklına ne gelirse yazan değil aklına ne eserse yazan cinsten bir kalem.

Öykülerin sonunda Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun da bir yazısı yer alıyor. Sait gelince aklıma ‘çakıl taşları’ geliyor diyor. Her bir çakıl taşı benzersiz olduğundan herhalde…

Son Kuşlar
Sait Faik Abasıyanık
144 sayfa
İş Bankası Yayınları

Tuğba Ayar

"Okumak iptiladır, müptelalara selam olsun."

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

We would like to show you notifications for the latest news and updates.
Dismiss
Bildirimlere İzin Ver