Film

Sinemalarda bu hafta – 02 Ocak 2015

2015 yılının ilk haftasında 2’si yerli 6 film vizyona girecek.

 

Before I Go to Sleep / Uyuyana Kadar


Christine’nin hafızası geçirdiği bir kaza sonrası her gece adeta sıfırlanır. Kendisini 27 yaşında sanıyorken, aynada 40 olduğunu görür; fotoğraflarda “bu senin kocan” yazan adamı hatırlayamaz. Christine bir tarafta karanlık geçmişine ulaşmaya çalışırken, diğer yandan da kendisini öldürmeye çalışan kişiyi aramaktadır. Dürüstlüğü konusunda şüpheye düştüğü kocası Ben, şüpheliler listesinin en tepesindedir. Fakat hafızasını geri kazanma derdinde olan Christine, aslında kimseye güvenmemesi gerektiğini kısa sürede anlayacaktır.


The Captive / Kayıp Çocuk


Dokuz yaşındaki Cassandra babasının kamyonetinde bulunduğğu esnada kaçırılır. Polis gerekli araştırmaları başlatır ve babası Matthew bir şekilde olayın baş şüphelileri arasına girer. Aradan sekiz yıl geçer, Cassandra’dan tek bir haber alınamaz. Küçük kızın hayatta olup olmadığı dahi belirsizdir. Matthew halen daha polis tarafından soruşturulmaktadır. Genç adam bu süreçte ailesinin parçalanışına tanık olur ve tek başına kızının izini sürmekten vazgeçmez…


Mısır Adası


Bir çiftçi ve torunu sakin ve tekdüze bir hayat sürmektedir. Bir tarım sezonu boyunca anlatılan hikayede bu dede ve torunun yaptığı şey, her yıl olduğu gibi toprağı belleyip mısır ekmektir. Gürcistan ile Abhazya arasındaki adada çalışan ikili, gün boyunca kıyıdan geçen askerler dışında kimseyi görmezler. Fazlasıyla sessiz ve sakin bu hayatı yeni bir gelişme biraz karıştıracaktır: Yaralı askerlerden biri, yetiştirdikleri mısırların arasına gizlenir ve bu durum bir taraf tutmaları ihtimalini yaratır.


Night at the Museum 3: Secret of the Tomb / Müzede Bir Gece 3 : Lahitteki Sır


Daha önce serinin birinci ve ikinci filmlerini yönetmiş olan Shawn Levy üçüncü filminde yönetmenliğini üstlenmiş . Komedi dünyası tarafından gayet iyi tanınan aktör Ben Stiller ise diğer iki filmde olduğu gibi bu filmde de müze gardiyanı Larry Daley’yi canlandırıyor . Gündüzleri müzenin sergi malzemelerini oluşturan fakat geceleri hayata dönen canlılarla başa çıkmaya çalışırken izleyeceğiz kendisini …


Bir Gece


Megakent İstanbul diğer gecelerden pek de farkı olmayan, suçun kol gezdiği sıradan bir gecedir. Batuhan eski bir kimya öğrencisidir ve yaşadığı semtin patronu olan Levent’e borcu büyüktür. Ödeyemediğinde başının belaya gireceğini bilir. İstanbul’a aşık olduğu Kemal için gelen Leyla, adam ondan ayrılmak isteyince haplara sığınır. Son anlarında tesadüfen bir numara çevirir ve karşısına Batuhan çıkar.
Borçtaki Batuhan fırsattan istifade Leyla’yı soymaya karar verir. Tüm bu olayların ortak kesişme noktası ise taksici Adem’dir…Diğer yandan Tolga ve Kemal kadın kılığına girerek Levent’i soymak ister ama planlar rayından çıkar. Levent için çalışan kiralık katil Aziz, bu işleri bırakmaya karar verdiği dönemde Levent’in son bir iş teklifini de kabul eder ve Azrail’i olmak için kapısını Batuhan’ın çalar.


Tut Sözünü


Yalçın ve Bahadır, birbirine zıt karakterlere sahip olan iki yakın arkadaştır. Ancak Yalçın’ın beklenmedik ölümüyle iki dostun yolları acı bir şekilde ayrılır. Yalçın’ın deli dolu hallerini özleyen Bahadır’ın bir gün kapısı çalınıverir. Ölümüne çok üzüldüğü çılgın arkadaşı Yalçın’ın hayaletini karşısında bulur! Üstelik yalnız da değildir, yanında Bernardo adında bir İtalyan trapezci vardır.
Yalçın tutmadığı bir söz yüzünden öbür tarafa geçiş yapamamış ve arafta kalmıştır. Bu sözü yerine getirebilmesi için de ona yardım edebeilecek tek kişi yakın dostu Bahadır’dır. Üç günlük zaman içerisinde Yalçın’ın sözünü yerine getirmesi şarttır, ancak bu şekilde huzur bulabilecektir. Bahadır ise bir yandan ona yardım etmeye çalışırken başına olmadık işler açılır. Öte yandan da aynı işyerinde çalıştığı ve bir türlü açılamadığı Demet’le arasındaki platonik aşk, macerasına tuz biber ekecektir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı