Siddhartha – Hermann Hesse

Tarih:

Yazar:

Kategori:

Doğu mitleri ve kültürü yüzyıllar boyu hep batının merakını cezbetmiştir. Gerek doğası, gerek insanlarının yaşam biçimi, gerekse de din ve inançları üzerine bilgiler edinmek için türlü maceralara atılıp buralara doğru yollara düşen, tehlikeli yolculukları göze alan kaşifler için buralara hep bakir bir alan gözüyle bakılmıştır.

Halen akıllara ilginç gelen inançları ile tüm insanlığın ilgisini çekmektedir. Meditasyon, Yoga, Nirvana, Om, Zen, hatta ve hatta Budizm kelimeleri her ne kadar hayatımızda sık sık duymamıza, deyimlerimizde, esprilerimizde yer almış olmasına rağmen, kendimize “Bunların asıl anlamları nedir acaba?” diye kaç kez sormuşuzdur? Şahsen ben sormadım; ama bir zamanlar mitoloji merakım yüzünden Eski Türk, Antik Yunan, Roma, İskandinav, Sümer, Mısır ve Çin mitolojisi üzerine araştırmalar yaparken yüzeysel olarak Hint mitolojisi kapsamında Budizmi de inceleme fırsatım olduysa da yüzeysel olduğu için sadece okuma aşamasında kaldı. Oysa ki bu kitabı, yani Siddhartha’yı okuyunca, 500 milyon Budist’in, bu dini/öğretiyi neden kabullendiğini, neden inandığını bir nebze de olsa anlayabildim.

Geleyim kitabın içeriğine: Siddhartha, Brahman bir topluluğun, doğduğu günden beri her alanda başarılı, tüm öğretmenlerinin ve tabii ki babasının gözdesi ve de bu topluluğun prensi olan bir delikanlıdır. Gördüğü ve öğrendiği meditasyonlar, öğretileri ve kavramlar kendisine bir türlü yeterli gelmemektedir. Hep aklında ve ruhunda bir eksiklik ve boşluk hissetmektedir. Ruhunun refaha erişmesi, tamamen kendini soyut düşüncelerin etkisi altına bırakabilmesi, tüm yaşamın birliği ve bütünlüğüne ilişkin bilinçli düşünceye ulaşabilmesi için (ki buna Nirvana deniliyor) tüm dolambaçlı yolları dener ama sonuca ulaşamaz. Sürekli içinde bulunduğu arayış neticesinde Samana denilen çilekeş keşişlerin topluluğuna katılmaya karar verir. Evini, yurdunu, anne-babasını bırakıp ormanda çileci keşişlerin arasına katılır. Senelerce soğuğa-sıcağa, açlığa ve acıya katlanmayı, nefsini köreltmeyi öğrenir; ama bunlar kendisine yetmez.
Siddhartha - Hermann HesseBir gün ermiş ve Buddhalığa ulaşmış bir keşişin varlığını duyar; Samana topluluğunu terkedip bu keşişle görüşmeye gider. Dünyanın birlik ve bütünlüğüne ilişkin bilginin kendi kanı gibi damarlarında dolaşmaya başladığını hissetse de hala içindeki boşluğa bir çare bulamaz. Oradan da ayrılıp yollara düşer. Kalmaları adında bir yosmadan sevme sanatını, bir tüccardan da ticareti öğrenir. Servet sahibi olur, paranın tadını, nefsine keyif vermeyi öğrenir. Kötü huylar edinerek, hatalar ve iğrençlikler yaparak aç olan benliğini bunlarla doyurmaya çalışır ama hala istediğini bulamaz. Tüm servetini ve hamile olan sevgilisini terkedip ırmağa atlayarak hayatına son vermek üzereyken Om’un sesini işitir. Yüreğine sevinç dolar ve arama uğraşına tekrar döner. Bilge olmayan ama hayatını ırmağın üzerinde kayıkçılık yaparak geçirmiş ve ırmağın gizemli sesini duyabilen Vasudeva ile dostluk kurup ırmağı dinlemeyi, kendini, geçmişini, sevgilisinden olan oğlunu, eski hayatını, babasını ve dolayısıyla tün benliğimi bu ırmak sayesinde tanır ve sonunda arayışını tamamlayarak gerçek kimliğine bürünür.

Tüm bunları yaşarken aklından geçen düşünceleri, karşılaştığı insanlar ile yaptığı konuşmaları ve yaşadığı maceraları okumak inanılmaz keyifli ve adeta bir terapi niteliğindeydi. Buddha’nın asıl amacı, dünyaya her yeniden gelişinde daha az kusurlu olmak, salt kusursuzluk ve aydınlığa erişmektir. Siddhartha da bir önceki Buddha olan Gotama’dan daha geniş öğretilere sahip bir Buddha olarak Dört Soylu Doğru ve Sekiz Aşamalı Yola ulaşmış olmuştur.

Sonuç olarak Budizm’e, kurtuluşa giden bir yol olarak bakan ve inanan milyonlarca kişiyi anlamanın en akılda kalıcı yolu bu kitabı okumak sanırım. Siddharta’nın başından geçen bunca olay karşısındaki düşünceleri ve konuşmaları okunmaya değer bir şaheser niteliğinde.

Siddhartha
Hermann Hesse
Can Yayınları
Türkçesi: Kamuran Şipal
148 Sayfa, 2017

TAKİPTE KALIN

43,428BeğenenlerBeğen
545TakipçilerTakip Et
97TakipçilerTakip Et
583TakipçilerTakip Et
Erdal Erünlü
Uyumak için değil, uyanmak ve edebiyatın o uçsuz bucaksız derinliğinde ruhumu doyurmak için okuyorum. Her yeni kitapta bambaşka alemleri keşfetmek, tüm karakterlerin yerine kendimi koyarak hayata bakış yelpazemi genişletmek için okuyorum. 25 yıllık askeri personelim. En büyük ilgi alanlarım dünya ve özellikle Latin edebiyatı, mitoloji ve ortaçağ tarihi. Hayattaki en değerli 3 varlığım; kutsal vatanım ve asil milletim, dünyalar tatlısı 2 oğlum ve elbette kitaplarım.

92. Oscar Ödüllerini Kazananlar (Oscar 2020)

92. Oscar Ödülleri sahiplerini buldu. Los Angeles'taki Dolby Tiyatrosu'nda kırmızı halı geçidi sonrası Oscar kazananlar açıklandı. Güney Kore yapımı Parasite En İyi...

Çift olarak mutlu yaşamanın küçük sırrı

“Bir gülümseme, kaşların çatılmasından oluşan yarayı iyileştirir.”Shakespeare Gülümseme, sevincin tezahüründen çok daha fazlasıdır. Gülümseme, bizi birbirimize bağlayan güç ve...

Tunuslu Ud Üstadı Dhafer Youssef ile Müzik Ziyafeti

Sufi geleneği ile birlikte mistik öğeleri günümüz modern caz arenasına ustalıkla taşıyan, doğu ezgilerini batının caz müzikleri ile harmanlayarak unutulmaz bir müzik şöleni...