Alman filozofu Arthur Schopenhauer `dan düşünmeye, yazmaya ve okumaya yönelik öğretici bir eser. Okumak, Yazmak Ve Yaşamak Üzerine… Adını okuduğunuz anda bir çok konuda ufkumuzu genişleteceğine ve bu zamana kadar ki farkında olmadan gerçekleştirdiğimiz yanlışlarımıza farkındalık yaratacağına kanaatim yüksekti. Öyle de oldu. Hem de biraz sert ve hatta alaycı bir üslûpla yaptı bunu. Önce neyi nasıl kim için okuduğumuzu ele aldı. Hatta bizi hayvan ve bitkilerden ayıran en ve tek temel olgunun okumak olduğunu iddia etti. Yalan mı? Bence değil. Okumayı “boş zaman meşgalesi” olarak görenleri yerden yere vurup kalitesiz değersiz kitapları okuyanları da bu paralama eylemine çokça kattı. Çünkü Schopenhauer `da Latinlerin söylediği gibi düşünüyordu : En iyi öğretmen iyi bir kitaptır. Okuduğunuz kitapların bir başka zihnin akışı olduğunu ve okuma süresi boyunca yazarın aklı ile düşünmeye başladığınızı bir çok sayfada ifade etti ve bunu örneklerle süsledi. Kimi yazarlara gönderme yapmayı da unutmadı tabi.

Okumanın da yazmak kadar belirli doğrularla çevrili olduğunu, hasbelkader ele geçen her yazılı kağıdı okumaya zaman ve fikir ayırmanın katiyen doğru olmadığını bir çok kere dile getirdi. “Okuduğunu anla ve bunun üzerine kafa yor” dedi bastıra bastıra. Hatta bakın kötü kitaplar için ne dedi:

“Hiçbir zaman kötü kitaplar çok az ya da iyi kitaplar çok fazla okunmaz: Kötü kitaplar zihin için zehir mesabesindedir, aklı harap ederler.“(Sayfa 66)

“İyi olanı okumak için kötü olanı hiçbir zaman okumamayı insan kendisine düstur edinmeli: Çünkü hayat kısa ve hem zaman hem dinçlik insan için sınırlı.” (Sayfa 66)

Okumak, yazmak ve yaşamak üzerineOkuma üzerine yazdığı kadar yazmak üzerine de yazdı elbet. Hatta yazarlık yoluna girmeyi düşünen ve bilgi düzeyi nasıl olursa olsun herkesin mutlaka tekrar tekrar okuması gereken yönlendirmelerde bulundu. İster elinizde kağıt kalemle okuyun ister benim gibi sayfaları çizip durun. Öğrenecek çok şey ve düzeltilmesi gereken çok hata var yazmak üzerine. Üslûp oluşturmaktan teşbih kullanımlarına, kitap kapağına verilecek isimden kitaba konu olacak temaya kadar bir çok bilgi. Hem de öznel değil nesnel.

Sonra düşünmeye geçtik birlikte. Israrla düşünün dedi bize. Okuyun ama sonrasında düşünün. Hatta bazen sadece düşünün çünkü beynimizde biriken o yığınla bilgi ancak düşünmeye vakit ayırarak gerekli yerlere oturur ve bir işe yarar… Kitap 143 sayfa belki ama öğrettiklerini kaleme alsak ya da bir tartışma masasına yatırsak daha yüzlerce sayfa yazdırır bize. Israrla tavsiye ediyorum ve birkaç alıntı bırakıyorum.

“…bir insan ancak kendi düşüncelerinin kaynağı kuruduğu zaman okumalıdır, ki çoğu zaman en iyi kafaların durumu bu merkezdedir. Diğer yandan bir kimsenin eline bir kitap alarak kendi öz malı olan düşüncelerini ürkütüp kaçırması en büyük günahtır.”(Sayfa 132)

“Eğitimli öğrenimli insanlar kitapların içindekilerini okuyanlardır. Düşünürler, dâhiler ve dünyayı aydınlatıp insan soyunun ilerlemesine katkıda bulunmuş olanlar, doğrudan tabiat kitabından yararlananlardır.” (Sayfa 131)

“Söylemeye değer olmayan anlamsız bir şeyi yazmaktansa iyi bir şeyi söylemeden geçmek her zaman daha akıllıcadır. (Sayfa 113)

Okumak, Yazmak Ve Yaşamak Üzerine
Arthur Schopenhauer
Say Yayınları
143 sayfa