Kitap İncelemeleri

Şanzelize Düğün Salonu

Tarık Tufan’ın kaleminin en güzel hissedildiği kitaplardan biri hatta Düşerken kitabından hemen sonraki kanımca en sağlam ikinci kitabı Şanzelize Düğün Salonu.

Kitabımızın ana karakteri isimsiz. Şeyh bir babanın oğlu olarak dindar bir eğitim almış ve böyle bir çevrede büyümüş. Ancak belirli bir yaşa geldiğinde daha doğrusu üniversiteye gittiğinden evden ayrılmak ister. Annesini kaybetmenin derin acısıyla beraber sınıfında otururken birden o gelir ve sınıfa dönerek

-Aranızda annesi yeni ölmüş biri var mı arkadaşlar? Diye sorar. Artık Eda’ya aşık olmuştur. Eda’yı şu sözleriyle tanıyoruz. “Hikâyenin başında o vardı, şimdi de o var ve dilerim ki sonrasında da o olsun. Ben bile olmayayım gerekirse, ama o ille de olsun.”

Eda üniversitenin edebiyat çalışmalarını yürütmektedir ve çıkardıkları dergide anne ile ilgili bir yazıyı ele alacaktır. Eda’ya yakın olabilmek, Eda’yı görebilmek, Eda’yı izleyebilmek ille de Eda olsun diye yazma teklifini kabul eder kahramanımız. Ancak daha önce yazmadığı için yazısı oldukça duygusal ama sitil olarak karmaşık olur. Ve Eda der ki:

-Yazıda gramer, dilbilgisi filan neredeyse yok. Biraz zor oluyor okuması.

-Annenin ölümünün dilbilgisi, grameri olmuyor ki Eda. İnsanın annesinin ölümü zaten hayatın anlatım bozukluğu.

Ve böylece tanışıyorlar. Eda ille de Eda olsun diye yanında yöresinde ilk kez içki içiyor, ilk kez ot alıyor, ilk kez sigara kullanıyor, ilk kez evi terk ediyor, ilk kezler öyle çoğalıyor ki kendisi bile şaşırıyor. Ama olsun Eda bunlara değer.

Şanzelize Düğün SalonuKarakterimizin babası Şeyh tabii ki oğlunu bırakıp devam etmiyor hayatına az ve öz konuşmaları, hep açık kapı bırakması, kendini sorumlu hissetmesi… hani bir baba olarak dualarla tam evladının arkasında olmak meziyeti. Sadece gitmek istediğinde şunu söyler oğluna

-Ben gideceğim diye tutturursan seni burada tutmaya gücüm yetmez. Ne yaparsam yapayım gidersin. Hatta buradaymış gibi gidersin ki bu daha da kötü.  Kalmış gibi yapmaktansa gitmek daha iyidir. Ama bana sorarsan sakın gitme. Nasılsa tekrar geri gelirim diye gider insan, ama sonra dönebileceğin bir yer kalmaz. Bırak dönebileceğin yeri, üzerinde yürüyebileceğin bir yol da kalmaz. Gidip de dönen yok mudur? Var elbette. Bazılarının gitmesi de elzemdir. Ama seninki böyle değil. Gitme.

Ve gidilir.

Artık yeni bir iş bulma, yeni bir ev bulma, Eda’nın yanında ne olarak olursa olsun kalma gibi durumlar vardır. Ancak Eda sevildiğini bilse de Eda’nın da başka bir sevdiği vardır.

Olaylar bazen geçmiş bazen gelecek anlamında karşımıza çıkıyor. Rüstem var mesela arkadaşı. Şanzelize Düğün Salonunu işletiyor. Bir gün salonu gelin ve damada hazırlarken gelinle bakışıyor ve onu düğünden kaçırıp geliyor bizimkinin evine. Abi diyor öyle bir baktı ki içini gördüm, ben bu kızı getirmeseydim ölecekti öyle baktı diyor ve haklı da konuşuyor. Gerçekten de gelin ve Rüstem birbirlerinde birbirlerini görüyorlar.  Bu olay burada dursun bir de Baki Semih’imiz var. Babası öldükten sonra şeyhlerin abisi olan kişi. Bir gün kapıyı açtığında Baki Semih’i görüyor karşısında. Aslında uzaklaşmak istediği hayatı tekke hayatını daha doğrusu Eda’nın olmadığı her yeri. Baki Semih sonsuz saygı duyduğu şeyhi ölünce rüyasında onun oğlunu görür hatta tekkede ki birçok kişi onu görür ve vardır bir hikmeti diye yola koyulurlar. Nedenini Baki Semih’te bilmez vardır bir hikmeti diye konuşmak ister karakterimizle. Sonra bir bakarsınız ki gerçekten varmış bir hikmeti her şeyin.

Daha bahsedemediğim birçok olayı daha barındırıyor içerisinde hepsi birbiriyle bağlantılı. Hepsi manidar. Altı çizilecek epey yer biriktirdim yine ve her yıl ben değiştikçe ve dönüştükçe tekrar okunacak listesine eklediğim kitaplardan birisi oldu. Aşk bir insanı nasıl öldürür(kimlik açısından) en iyi ihtimalle nasıl değiştirir, dervişlik, şeyhlik, din, dostluk, psikolojik yaklaşımlar… Birçok anlamda dopdolu bir kitap.

Yolunuzun kesişmesi dileğiyle…

Şanzelize Düğün Salonu
Tarık Tufan
Profil Kitap
292 sayfa, 2015

Etiketler

2 Yorum

  1. Tarık Tufan ile Düşerken kitabı ile tanıştım ve beni etkileyen yazarlardan biri oldu. Başka kitaplarını da okuma isteği uyandırdı bende. Başka kitabı var mı diye araştıracağım derken sanırım bu kitap olacak.

    1. Düşerken kitabından sonra ilk olarak bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Yazarın tekrar sizi etkileyeceğinden eminim. İyi okumalar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı