KitapKitap İncelemeleri

Salih’in Bir Anda Biten Hikâyesi

Terk etmeler, ayrılıklar hepsinin bir çeşidi vardır. Bazen sürekli bir anlaşmazlıkla kavga ederek, ayrılmak istediğinizi söylersiniz. Bazen oturup anlaşarak ortak bir noktada birleşerek ayrılırsınız. Bazen terk etmek zorunda kalıp bir mektup yazarsınız. Bazen de Salih gibi sadece telefon ile gönderilen teknolojik kısa bir mesajla terk edilirsiniz. Nedenler ve terk ediliş çeşitleri farklı olsa da geride kalanların duyguları hep bir noktada birleşiyor. Yalnızlık ve iç çatışma…

“Kusura bakma Salih seni terk ediyorum. Evden gidiyorum. Beni arama sakın. Sana karşı artık bir şey hissetmiyorum, bunun için kendimi zorlayamam, hem başkasına âşık oldum lütfen hayatına devam et, üzülme! Tekrar söylüyorum; sana karşı artık hiçbir şey hissetmiyorum ve başkasına âşık oldum.”

Böyle bir mesaj eşiniz tarafından size gelse ne hissedersiniz? İşte bu kitapta terk edilen Salih’in duygu düşünce ve durum karşısında takındığı davranışlarını okuyoruz.

Gazetede yazar olan Salih terk edilmenin telefonuna gelen kısa bir mesajla olmaması gerektiği ve eve gidince bulacağı mektupta nedenlerini öğreneceğini düşüyor. Ama evde bir mektup bulamıyor ve Salih, bulamadığı mektubun bir gün geleceğini düşünerek kendini eve kapatıyor.

Kitaptaki hikâye zaman dilimleri arasında ilerliyor, Salih’in terk edilişi, eve kapanışı, evden çıkıp yazar olan arkadaşına gidip olayları anlatması ile devam ediyor. Anlatırken Salih’in ailesine, eşine ve işine olan sevgisine tanık oluyor ve en çok ele geçmeyen o mektubu arıyoruz.

Olay aslında tek bir konu olan mektup etrafında dönüyor gibi görünse de duygu düşünce yoğunluğu ve davranış tasvirleri kitaba hareket katıyor. Düşünsenize sebebini bile bilmeden tek bir mesajla terk ediliyorsunuz, bu durumda neleri düşünebilirsiniz, beklentileriniz neler olabilir. Salih’te çaresizce çırpınan bir adam öyle ki elektrikli süpürgenin içinde bile mektup arıyor.

Salih'in Bir Anda Biten Hikâyesi“Kimi insanlar evlerini dağıtır, kimileri ise yanındakiler tarafından o dağıtılan ev gibi darma duman edilirler. Evi dağıtan evini eninde sonunda toplarda yakını tarafından dağıtılan kişi kendi kendini toplamak zorunda kalır.”

Ruhsal çöküş ve düşünsel davranış bozuklukları göstermeye başlıyor. Salih’in içinde esen duygu fırtınası bir gün son buluyor ondan sonra olanları yazar bize anlatıyor.

Kitapta beklenilen tek şey aslında bir mektup. Peki, Salih neden bu mektuba bu kadar takmıştı. Çünkü güzel giden bir evliliği kısa bir mesajla bittiğine inanamıyor bulacağı mektupla sebeplerini öğreneceğini ve hayatını ona göre bir yön vereceğini düşünüyordu. Her şey o mektupta saklıydı, başlangıçta oydu, son da oydu.

“Aşk, kalple akıl, uçmakla durmak arasındaymış. Doğru köşeyi dönebilseydim bir karara varabilecektim, ama ben onu gördüğüm gün öyle heyecanlıydım ki o an aşkın en zor noktasındaydım. Kararsızlık.”

Geride kalan adamın duygularını çok güzel yansıtan yazar gereksiz tasvir, mübalağa, ya da süslü cümleler kurmadan kitabını tamamlamış. Kitabı bitirdikten sonra Salih’e karşı empati kurmadan duramıyorsunuz, acaba ben olsam nasıl hissederdim, nasıl davranırdım diye düşünüyorsunuz. Bazen kalp neden ve nasıllara kapılsa da mantık duygularla çatışsa da sonunda bir karar vermek zorundasınız. Hikayeniz bir anda bitecek mi yoksa devam mı edecek!

Salih’in Bir Anda Biten Hikâyesi
Hüseyin Sezer
Koyu Kitap Yayınları
208 Sayfa, 2017

Etiketler
Daha Fazla Göster

Nergiz İnce

Yazmaktan çok okumayı seviyorum aslında; ama konu okuduklarımı paylaşmaya gelince kelimeler cümlelere dönüşüveriyor beynimde. Yeni yazarlar tanımak, onların eserlerini okumak, bir şeyler yazma isteğini tetikliyor bende. Paylaşılan her şey güzeldir. Yazarların bizlerle paylaştıkları eserlerini, ben de sizlerle paylaşmak için kitapcafe.com'dayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı