KitapKitap İncelemeleri

Oz: Kansaslı Dorothy

“Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı. En azından bana söylediği buydu” diye başılıyor kitap ve bitene kadar bir daha elinizden düşürebilmeniz mümkün olmuyor. İlk bölümler de pek Adam Fawer okuyorum gibime gelmedi. Oz diğerlerinden (Olasılıksız ve Empati ) çok farklıydı ve itiraf etmeliyimki aynı tadı alamadım sanki bir parça hayal kırıklığı yaşadım. Ama sonra hikaye geliştikçe kitabın içine daldıkça ve sonunda dedim ki Adam Fawer yapmış yapacağını!

Yazar hayal gücünü, yaratıcılığını ve bilim-kurgu merakını öyle bir konuşturmuş ki en az diğer kitapları kadar hipnotize etti diyebilirim.
Evet Oz, Olasılıksız ve Empati’den çok farklı. Bu kitapta diğerlerin de olduğu gibi derin bir bilim, fizik ve matematik konuları yok. Ama Adam Fawer bu hiç üstün sayısal zekasını konuşturmadan durur mu, bu kitapta da matematiğe aşık bir dehamız (Seymour) var tabii ki.

Oz’ da hayat dünya da olduğu gibi değil orada konuşan hayvanlar, kanı yeşil akan insanlar var ve bu gezegen de ışığın rengi kara, karanlığın kendisi aydınlık, geceleri bembeyaz ve gökyüzü turuncu. Cadılar ve büyüler gerçek! Ve su (bildiğimiz saf su ) konuşuyor. Kitabın kapağında yalnızca Oz yazıyor ancak kitabin tam ve asıl adı “ Oz: Kansaslı Dorothy” Kapak da tabii ki “Olasılıksız ve Empati’nin yazarı Adam Fawer” yazması çok etkileyici. Kesinlikle kitabın satışı için harika bir algı uyandırıyor.

Yazar kitaba bir teşekkür ile başlamış ve bu teşekkür yazısın da ilk kitabının dünyanın hemen her bir yerinde çok iyi satış yaparken kendi ülkesin de çok tutmadığını bu nedenle Empati’yi yalnızca Olasılıksız’ın en iyi satıldığı ülkere satabildiğini iletmiş. Türkiye de bu ülkelerden biri. Bu nedenle üçüncü kitaba çok istekli olmadığını ama Türkiye editörü ve arkadaşı Kemal Egemen İpek’in yoğun ısrarları ve sıkıştırmaları sayesinde Oz’u yazdığını söylemiş. Bunu öğrendikten sonra iki muhteşem kitabın yazarın kendi ülkesin de tutmamasına çok üzüldüm ama bizleri Adam Fawer’dan mahrum etmeyen ve Fawer sevenlerinin sesi olup Oz’u yazması için yazarı sıkıştıran Kemal Egemen İpek’e içimden milyon kere teşekkür ettim.

Yeri gelmişken buradan da kendisine teşekkür edelim, umarım dördüncü kitap için de baskılarına başlamıştır dememize gerek yok çünkü yazar bir röportajın da Oz’un ikincisinin
geleceğini yani hikayenin devam edeceğini söyledi.
Oz’un diğer iki kitaptan çok daha farklı olmasının nedenini ise çocuklarının okuyup keyif alabileceği bir kitap olmasını istediğine bağlıyor ve ayrıca Oz yazarın üniversite yıllarında yaratıcı yazarlık dersin de kurguladığı bir hikayeymiş.

Olasılıksız ve Empati’yi büyük bir ciddiyetle okumuştum ve bazı yerleri (bilim,matematik,sinestezi bilgileri içeren kısımlar) doğru anlayabilmek için bir kaç kere okuyordum ancak Oz’ u okurken kıkır kıkır güldüğüm yerler oldu. Özellikle ana karakterlerden Seemore favori karakterimdi ve eminim okurlar benim gibi en çok ona gülmüş ve sempati duymuşlardır. Ayrıca yazar aralarda verdiği parantez içi bilgilerle okuyucusu ile konuşuyor. Bu çok hoş bir şeydi. Kitabı okurken hikayenin arasına giriyor ve size olanların nedeni ile ilgili ek bilgiler veriyor, hatırlatma yapıyor yani kitabı yazarı ile okuyorsunuz sizi hiç yalnız bırakmıyor. Kitabın akıcılığı kusursuz, kesinlikle sıkılmıyorsunuz hatta olaylar hiç bitmesin isteyeceğinize eminim.

Yazar genellikle her kitabın da yaşadıklarımızı ve başımıza gelenleri biz mi kontrol ediyoruz temasını vurguluyor. Oz’u okurken paralel evreni ve kendinizin paralel evrende ki diğer modelini düşünmeden edemeyeceksiniz. Ve tabii ki diğer gezegenler de hayat var mı sorusu tekrar gündeminize gelebilir?

Son sayfalara yaklaşırken ne olacağını deli gibi merak etmeme rağmen bitmesini istemediğimden hızımı kestim. İmkanım olsaydı kitaptan bir kaç yüz tane alıp gittiğim her yere bir tane bırakırdım bulan okusun diye. Düşünüyorum da Adam Fawer hayranı olmasaydım yine bu kadar çok etkilenir miydim?
Evet kesinlikle etkilenirdim!

“Dünyada çok fazla tesadüf var. Şöyle düşünün, Türkiye’de meşhur olmayı hiç planlamamıştım. Ama kendi şansınızı da kendiniz yaratırsınız, sonuçta o kitabı yazdığım için tanınıyorum Türkiye’de. Yani kader bizi ne esir ediyor ne de ona hükmedebiliyoruz. İkisinin arasında bir yerde yatıyor gerçek.”
-Adam Fawer – Haziran 2016 Röportajı-

Oz
Adam Fawer
April Yayıncılık
Çeviri: Algan Sezgintüredi
384 sayfa, 2016

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba Size daha fazla kaliteli içerik sunabilmek için sitemize reklam engelleyiciyi kapatarak destek olabilirsiniz. Teşekkür ederiz :)