Orhan Pamuk’un Yeni Hayatı

Tarih:

Yazar:

Kategori:

Günün birinde bir kitap geçer elinize. Vay talihime dersiniz. Çünkü tam o sıralar hayatım, ben ve diğerleri üçlüsü arasında sıkışıp kalmışsınızdır. Hatta pek çok kez bu kulvarda yarışıp sona gelmeden tekrar başa sarmış belki de her yeniden deyişinizde daha çok yıpranmışsınızdır.

Yeni hayat..
Bir kitap geçer elinize bu bir işaret sanırım dersiniz. Fakat en az Orhan Pamuk’un biçemi kadar mükellef ve zaman zaman zor olan bu yeni hayat isteği fikri damarlarınızda dolaşırken her yeni sayfada büyük bir canhıraşla ve iç çekişle belki bugün değil ama elbet bir gün dersiniz.

Bir yerde okudum sevgili yazar ‘Benim Adım Kırmızı’ adlı romanı için en iyimser romanım diyor. Zannımca en kreatif,hem edebi hem realist olguların harmanlandığı eseri de YENİ HAYAT.

İsmine ithafen romanın esas kahramanının amansız uğraşının hayatı için mi yoksa gönlünü kaptırdığı Canan için mi verdiğini anlamak arasında gidip gelirken ünlü logoterapist Victor frankl’ın anlam üzerine söylediklerini düşünüyorum. Bu hayatta anlam bulmanın 3 yolundan biridir sevmek ve onda kendinde var olmayanı görmek diyor.

Belki bir aşk romanı değil Yeni Hayat fakat öyle güzel tasvirler var ki aşkın halleriyle ilgili,altını çizmeden edemiyorsunuz.

Bakıyordum, baktığımı bilmeden. Sanki ona daha çok bakarsam gerçek oluvermekten korkar gibi.

‘Benim hakkımda ne düşünüyor, evlerinin duvarları ne renktir, babasıyla ne konuşur, banyoları ışıl ışıl mıdır, kardeşi var mıdır, kahvaltıda ne yer…’

Yeni HayatOrhan Pamuk bu eserinde her şeyi en fazlasıyla anlatıyor desek yanlış olmaz. Bir rüzgarı her şeyden çok rüzgar, bir mahalle kahvesini, bir otobüs yolculuğunu bir televiyonu olanca zafiyetiyle ve derinlemesine analiz ediyor. Cümleleri yokluktan alıp kılıfına en uygun yerde noktalıyor.

Talihten bahsediyor, insanların hoşluğundan ve kibrinden de, elleri her şeye uzananlardan da elleri koynunda bekleyenlerden de ki bazen bu iki kişi aynı kişi oluvermiş oluyor, aşktan da bahsediyor, kıskançlığın en olası ihtiyatlı hallerinden de..

Kahraman bazen hangi otobüse bineceğini bilmezken bazen de okuduğu kitabın yazarının,onu okuyanların peşine düşmenin amansız mücadelesini verebiliyor. Bazen Mehmet’ten nefret ederken bazen de Mehmet ‘in babasının onun Mehmet’in arkadaşı olduğunu sanması üzerine söylediği övgüleri hakettim duygusuyla mutlu olabiliyor.

Gerek karakterlerin soft hali gerek duygularının dışavurumu kitabın genel havası hasebiyle yukarıda da ifade ettiğim gibi edebi-realist bir şekide çıkıyor karşımıza.

Orhan Pamuk’un okuduğum ilk eseriydi son olmayacağı kesin.

TAKİPTE KALIN

43,124BeğenenlerBeğen
529TakipçilerTakip Et
102TakipçilerTakip Et
581TakipçilerTakip Et

Oturduğun Yerden Yola Çıkaran Kitaplar

Dünya’nın ortak gündemi; Koronavirüs ile birlikte “sosyal mesafe”, “karantina” ve “izole yaşamak”. Artık hepimiz zamanımızın büyük bir bölümünü evde geçiriyoruz. Bu günlerde...

Son Ada; ‘Her hikaye kendi biçimini bulur’

"Her hikaye kendi biçimini bulur." Son ada, son liman, el değmemiş bir sığınak kibirle karşılaşırsa ne olur? Kargaşa mı...

Evde kaldığımız bu dönemde insanı mutlu edecek filmler

Günlerimizin neredeyse tamamını evde geçirdiğimiz bu dönemde, evdeki zamanı keyifli hale getirmenin değeri giderek artıyor. İlk akla gelen elbette televizyon. Birbirinden güzel...