“Bugüne dek yazdığım öykülere baktığımda ufkumun genişlediğini, gitgide çoğalan bir tema, ton ve ses çeşitliliğine sahip olduğunu düşünüyorum.”
-Henrietta Rose -Innes

Yüz Kitap Yayıncılığı daha önce de tanıtmıştım hatta harika çevirilerinden de bahsetmiştim. Yine bu Yüz Kitaptan çıkan öykülerini aşırı beğendiğim kitap; Henrietta Rose-Innes’ın özgün adıyla Homing adlı öykü kitabı. Çevirisi Ezgi Kıymaç tarafından yapılmış ve gerçekten başarılı bir çeviri olmuş. Türkçeye Hep Eve olarak çevrilen bu kitabı açıkçası okumaya doyamadım.Yazarın sevimliliği hatta kitabını babasına ithaf etmiş olması ve kendine has muazzam üslubu zaten beni benden aldı ki kitap kapağına ayrıca bayıldım. Kapak aslında kitabın içinde geçen ,başlıkla aynı ismi taşıyan, Hep Eve adlı öyküden esinlenip tasarlanmış gibi. İlk öyküde Nona ve Ray’in kısacık bir hayat hikayeleri var. Yazar her hikayede ayrı hayatları ayrı bakış açılarını ele almış ve onlar gerçekten anlaşılabilir, özümsenebilir bir dille anlatmış. Hikayeleri okurken sanki bitmese de sürse dediğiniz anlar oluyor; fakat ne yazık ki kısa hikayeler hemencecik bitiveriyor ama dimağınızda hoş bir tad bırakıyor,orası kesin.

Innes, birçok alanda ödül almış bir yazardır. 2007 yılında Güney Afrika PEN Edebiyat Ödülü’nü ve Zehir adlı öyküsüyle HSBC/PEN Edebiyat Ödülü’nü, Afrika Edebiyatı dalında da Caine Ödülü’nü almıştır. Öyküleri farklı dilllere çevrildi ve okundu. Ayrıca Granta, AGNI ve The Best American Nonrequired Reading 2011 gibi çeşitli uluslararası yayınlarda yer aldı. Öykü kitapları yanısıra Shark’s Egg, The Rock Alphabet, Nineveh ve Green Lion adlı romanları da vardır.

Hep Eve’de hayata dair ne varsa bulabileceğimizi düşünüyorum. Nerede olursak olalım döneceğimiz yer yine ev mesajını veriyor, sanki. Burada insanın kendi iç dünyasından, ait olduğu yerdeki evinden bahsediyor. Farklı karakterler ve yaşantılar bir araya getirilip harmanlanmış ve tek bir pota içinde sunulmuş. İlk öyküden başlayıp kentsel gelişimin ve eski hayat tarzlarını gasp edişi, gerilimle harmanlanmış küçük bir anı, inşaat alanı ve bir adamın bir binayla kurduğu yakın ilişki, kendine güvensiz bir delikanlının ilk aşkı, kadına olan şiddeti, pişmanlıkları ,ruhun kırılganlığı, boşaltılan kentten kaçamayan yarı alkoliği anlatıyor;kitap boyunca daha birçok karaktere ve ruha dokunmak mümkün. Oturup düşüneceğimiz, anlamlandıracağımız, farkındalık yaratacak birçok güzel öyküyü barındaran bu kitap gerçekten okunmaya değer.

Kitap Hakkında Söylenenler:

“Henrietta Rose-İnnes hayran olunacak derecede düzenli, arı bir dil kullanıyor.Güney Afrika edebiyatı için müthiş bir kazanç.”
-J.M. Coetzee

“Okuması çok keyifli; özgün, zekice ve eğlenceli. Tanıdık olanı şaşılacak yollarla yeni bir kılığa büründüren keskin, ilham verici bir tasvir yeteneği var.”
-Ivan Vladislavic

“Ray ve Nona’yı en fazla rahatsız edense, içlerinden en az elle tutulur olanıydı; ışık. Çoğu zaman ev eskisinden daha karanlıktı. Sabahları soluk, altın renkli huzmeler mutfak penceresinden süzülüp mısır gevreğini aydınlatmıyor, güne başlamaları için onları ayartmıyordu. Yol artık batık ve karanlık bir geçitti yalnızca.”

Hep Eve - Yüz Kitap“Bir öyküye yüksek bir binayla başlarsanız, bir düşüşle bitirmeniz gerekir.”

“Bir şey onu uyandırdı, zifiri karanlık bir odadaydı ve yanında kimse yoktu. Ellerini veya başını kaldırmaya korkuyordu yüzünün üstünde bir nefes vardı. Kumları, soğuğu, sıkıca birbirine kenetlenmiş taşların ağırlığını hissetti.”

“Sabah olduğunda nemli, mavi ışıklı rüyalardan uyandı. Bir süre tavana baktı. Bunu gerçekten yaşamış mıydı? Uyandığında zihninde düşle gerçeğin iç içe geçmesi ilk kez karşılaştığı bir durum değildi.”

“Pencereyi biraz açtı ve kurdeleyi arabadan dışarı sarkıttı. Kurdele bir süre akıntıda bir tutam deniz yosunu gibi çırpındı, sonra Mariette onu serbest bıraktı, kurdele de arkalarından süzülerek onlardan uzaklaştı.”

“Fotoğraf makinesinin gözüne kendisininkinden daha fazla güvendiğinden, parlak baskıyı görene dek bunun gerçekten yaşandığına inanmamıştı. Elinde rüyalarından renkli bir kare tutuyor gibiydi: Kabusların gerçekliğinin kanıtı.”

“Hein okyanusu, onun anlamsız , gürültücü şiddetini severdi.”

“Dışadönük yolculuğumda deniz sol tarafımda kalır, gri, mavi ya da gümüşi. Dairemden caddedeki yokuşa, sahili çevreleyen taş duvara ve benzinlikle kafenin karşısındaki trafik ışıklarına giden yol boyunca on beş dakika süren süratlı bir yürüyüş.”

“Sessizliği fark etti. Yeni terk edilen bir mekanın belli belirsiz yankılanan durgunluğu.”

“Yıldızların arasındaki boşlukların hiçbir deseni olmamasını seviyord, sudan daha yumuşak, sadece sonsuz bir derinlik.”

Hep Eve
Henrietta Rose Innes
Yüz Kitap
Türkçesi: Ezgi Kıymaç
184 Sayfa, 2016

Üslup 9 Akıcılık 9 Kapak 10 Fiyat 8