KitapKonuk Yazar

Mücella – Nazan Bekiroğlu

Hem gerçek hayata yönelik ögeler barındıran hem de kurgu yönüyle güçlü bir eser olan Mücella daha ilk sayfalarda okuru kendine çekmeyi başarıyor. Giriş bölümünde okura kendini bir karakter olarak tanıtan yazarı görüyoruz. Bu sayfalarda yazarın Mücella Teyzesi sonraki bölümde sadece Mücella oluyor; çünkü ölüm yaşları eşitliyor. Daha ilk sayfalarda öğreniyoruz ki Mücella bu dünyadan ayrılmış ama arkasında sessiz bir hikâye bırakmış.

İkinci bölümde Mücella’nın ve çevresinde yaşayanların hikâyesine tanık oluyoruz. Mücella’nın annesi Neyyire Hanım kızını babasız büyütmenin verdiği endişeyle adeta Mücella’ya görünmez sınırlar çiziyor ve annesinin uysal kızı bu sınırları aşmayı bir kez bile düşünmüyor. Neyyire Hanım’ın tek oğlu Fahir, önce İstanbul’a, oradan Almanya’ya göç ediyor. Erkeksiz bir evin tekinsizliğinden yakınan Neyyire Hanım, Fahir’in kırk yılda bir gelişiyle avunuyor. Yıllar hızla geçiyor, Mücella evlilik çağına geliyor, arkadaşları birer birer evleniyor ama Mücella’nın beklediği kısmet bir türlü gelmiyor. Neyyire Hanımın uysal ve hamarat kızına bir talip çıkmıyor.

MücellaHikâyenin merkezinde genellikle kadın karakterlerin varlığını görüyoruz. Mücella’nın aşkı arayışına karşılık diğer karakterler aşkı bulmuş görünüyor. Mücella için bir dönem romanı da denebilir çünkü 1920lerden başlayarak 1970lere kadar uzanan bir tarihi olaylar silsilesini de görüyoruz romanda. Gaz lambasından elektriğe geçişi, mahallenin çeşmesinden evlere bağlanan suyu, radyodan televizyona geçişi, mektuptan telefona geçişi, seyyar sinemacılardan sinema salonlarına geçişi görüyoruz. Siyasi darbeler, muhtıralar, sağ sol çatışmaları adeta gözümüzün önünde geçit töreni yapıyor. Beni derinden etkileyen diğer bir konuda Mücella’nın gençlik yıllarında kızların çeyizi için yapılan çeşit çeşit el işlerine bir kuşak sonrası tarafından burun kıvırılması oldu. Zaten Mücella da beklediği kısmetin gelmeyeceğini anlayınca, bin bir emekle hazırladığı çeyizi eşe dosta dağıtmayı tercih ediyor.

Mücella, Nazan Bekiroğlu’nun ilk romanlarından dil açısından oldukça farklı. Yazarın başka platformlarda belirttiği gibi dilde sadeleştirmeye gitmiş. Ve ortaya kolayca okunabilen, inanılmaz sürükleyici, tadına doyulmaz bir eser çıkmış. Bu harika romanı okurken adeta bir duygu fırtınası yaşadım. Çok değil on-on beş yıl öncesi geldi gözlerimin önüne. Ve toplum olarak ne kadar değiştiğimiz. Elbette zamanın uçarcasına geçtiği.

Bu kitabı okurken bol bol çay ve Türk kahvesi içmeyi unutmayın 

Mücella
Nazan Bekiroğlu
Timaş Yayınları
340 sayfa, 2015

 

Selma Parlakay
https://www.instagram.com/selma.parlakay/

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Merhaba Size daha fazla kaliteli içerik sunabilmek için sitemize reklam engelleyiciyi kapatarak destek olabilirsiniz. Teşekkür ederiz :)