Kitapkolik
Kitap İncelemeleri

Körlük

Jose Saramago, Portekizli yazar, gazeteci, şair ve oyun yazarı. Kitaplarının birçoğu 25 dile çevrilmiş ve yazarımız 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi olmuştur.

Körlük kitabının ilk baskısı 1999 yılında yapılmıştır. Kitabımız içerik olarak Hayvan Çiftliğinin biraz daha geniş anlatımı ve kurgusunun biraz da farklı olması dışında verilmek istenen mesaj açısından ona benzerdir. Bu sebeple Hayvan Çiftliğini içerik olarak beğenen okuyucuların seveceği bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Kitabımız yeşil ışık yanarken trafiğin ilerlememesi sonucu başlayan bir dizi olayı anlatmaktadır. Yolun ortasındaki araç ilerlemediği için öfkelenen sürücüler arabanın yanına yaklaştıklarında asıl gerçeği öğrenirler “sürücü kör olmuştur.” Birinin yardımıyla eve giden ilk kör ve onu eve bıraktıktan sonra arabasını çalan oto hırsızı genç adam da artık kör olmuştur. Silsile halinde devam eden bu körlük süreci körün doktora gitmesi ve doktorunda akşama kör olmasıyla başlar. Ancak doktorun karısına körlük bulaşmaz. Bunun haricinde körlük sürecinde birbiriyle iltimas halinde olan hemen hemen herkes kör olmaya başlamıştır tabii doktorun karısı hariç. Ancak bu körlük simsiyah bir gerçekliğe değil süt gibi bir beyazlık içerisinde gerçekleşmektedir. Ülkede epey ses getiren bu duruma önlem almak için boş bir akıl hastanesine kör olanlar ve kör olması muhtemel insanlar yerleştirilir doktorun karısı da eşini bırakmak istemediği için kör oldum diyerek içeri girer ve olanları onun ağzından dinlemeye başlarız. Dışarıda askerler ellerinde tüfekle! İçeridekilerin güvenliğini sağlamakta ancak olaylar hiç de görüldüğü gibi gerçekleşmemektedir.

Kitabın en özel yanı ise kuşkusuz karakterlerimizin isimlerinin olamayışıdır. İlk kör, oto hırsızı, koyu renk gözlüklü genç kız, şaşı çocuk, doktor, doktorun karısı…

Körlük Jose SaramagoVerilmek istenen aslında körlükten çok öte bir anlamdır. Çünkü neden kör olduk diye düşünmekten ziyade aslında kör müyüz, gören körler miyiz diye sorgulatıyor kitap bizlere. İçinde bulunduğumuz sisteme belki bir eleştiri mahiyetinde. Çünkü körlük de kendine yeni bir düzen yaratmanın peşinde.  Çünkü sayılarının her geçen gün artması içeridekiler için artık yeni bir düzen anlamına gelmiştir. İhtiyaçların askerlerce sınırlı karşılanması yeteri kadar yiyeceğin olmaması, kötü kokular, ölüler, dışkılar…

Tam anlamıyla insan gibi yaşayamıyorsak, en azından tam anlamıyla hayvan gibi yaşamamak için elimizden geleni yapalım.

Diye geçiyor kitapta. Ancak körler arasında oluşan yeni otorite insanın da aynı zamanda ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor bizlere. Karantinaya alınan körlerin ardından tüm şehir kör olmaya başlar ve karakterlerimizin ikinci yaşamla ve kendileriyle savaşı dışarıda başlar. Yiyecekler talan edilmiş, su kaynakları bitmiş, şehirde kötü kokular artmış, evlerde barınacak ortam kalmamış ve daha nice sorunlar. Doktorun karısından dinlediğimiz bir de işin görme kısmı var ki hani herkes körken gördükleri karşısında kadının da kör olmayı isteyebileceği türden yaşananlar…

Kitap hem sosyolojik hem de psikolojik açıdan ders çıkarıcı nitelikte. Yazılanın ötesinde anlamlar mevcut.  Hem bu yüzden hem de diyalogların birbirinden ayrılmaması nedeniyle kitap yavaş okunuyor.  “Toplumsal yaşamın nasıl bir vahşete dönüşebileceğini müthiş bir incelikle gözler önüne sererken, insana dair son umut kırıntısını da bir kadının tek başına örgütlediği dayanışma ve direniş örneğiyle sergileyen unutulmaz eserler arasında yerini almıştır.” Körlük.

 
Körlük
Jose Saramago
Kırmızı Kedi Yayınları
Türkçesi: Işık Ergüden
336 sayfa, 2017
 

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı