Kitap İncelemeleri

Kış Bahçesi

“Anlatmak istediğin ne?” diye sorulmaya ihtiyacı olanlardan yazarlardan Güray Süngü. Yoksa bu kadar kafa karışıklığını hangi yazar gözler önüne serer ki!

Kendine has bir dili olan ve o dilin dünyasına girmek için okuyucuyu zahmete sokan nadir bir yazar ayrıca. Kış bahçesi kitabı okuduğum ilk eseri. Okundukça hızlı gidiyor kitap ama sayfaları çevirdikçe bir eksiklik buluyorsunuz kendinizde. Biraz dur diyor sanki açlığa kapılma yavaş oku anla beni, anlamadan çevirme sayfaları diye sesleniyor sayfaların peşi sıra. Bunu fark edince bende döndüm en başa. Yazarın okumamı istediği gibi okudum ve anlamaya çalıştım dilini. Sonra ortak bir yerde buluşup devam ettik yolumuza.

Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülüne sahip Kış Bahçesi. İki karakterimiz var kitapta. Bölüm bölüm biri çıkıyor karşınıza.  İlk olarak Aziz ile tanışıyorsunuz. “Beklentisizlik diye bir şey varsa, bu insanı güçlü kılıyordu.” diyen ve çokça iç sesini duyacağınız bir yazarla.

Sonra bir de Harun var “varım yoğum iki bavul” deyip yollara düşen; “yıllar insana neden böylesin diye sormamayı iyice belletiyordu” diyen, insanın gidecek ve sonra dönecek bir yerinin olmamasına içerlenen…

Aziz bir gün telefon görüşmesinin ardından neden başladığını ve neden bitirdiğini bilmediği kendisiyle hiç ilişiği olmayan bir işe başlar. Belki yarım gün çalışacağı için belki de iyi para getireceği için bilinmez. Bir kızı takip etmesi ve onun hakkında notlar alıp posta kutusuna koyması istenir. Aziz işi kabul eder ve başlar ve bitirir nedensiz.

Aynı zamanda Harun yola koyulmuş ve İstanbul’a gelmiştir. İnsanların, mekânın betimlemelerini duyarsınız Harun’un ağzından. Ama tavsiyem yavaş dinlemeniz Harun’u. Anlatacakları buz dağının arkasında gizli çoğunlukla. Kendini kendinden esirgeyen, kendini yaşamdan esirgeyen insanlardan Harun. Ve diyor ki:

“Ama benim daha büyük bir kabahatim var ki; bunu size anlatsam bile anlayabileceğinizden kuşkuluyum. Yine de ayrıntıya girmeden söyleyeceğim. Ben kendimi boş verdim. Hayatımı bir kenara bıraktım ve bu güne kadar hiç sahip çıkmadım ona. Ne kalbimden geçenlere, ne aklımdan geçenlere zerre kadar önem atfetmedim. Bu sebeple de yaşamı kendimden esirgemiş oldum.”

Kış BahçesiHarun altmış yaşlarında evli, çocuk, torun sahibi birisi. Ancak mutsuz. Kendine esirgediği yaşamı ilkokul yıllarında âşık olduğu bir kızı ve ikizini bulmak adına daha doğrusu o yıllardan beri kaçtığı kendisini bulmak uğruna terk ediyor evini ve görünüşte sahip olduğu tüm insan birikintisini. Buluyor mu peki, bulması mı mühim yola çıkması mı mühim peki?

Aziz ise romanın yorgun olan bir başka komşusu.

“Bütün kelimelerim masanın üzerine döküldü ama ben baktığım hiçbir yerde yazılabilecek bir şey göremedim.” Diyor. Takip ettiği kız ise Derya Aziz’in okuru. Derya yaralı ve kaybolmuş. Kendini bulmak için kendini görünür kılmak için yollarını sevdiği yazara çıkartan genç bir kız. Peki, kendini bulduruyor mu romanın sonunda bilmiyoruz. Detayları biliyoruz ama sonuçları bilmiyoruz, size bırakıyor yazarımız. Olayların değil de durumların yazarı Güray Süngü bu sebeple heyecana ihtiyaç duyanların değil de dinlemeye ve dinlenilmeye ihtiyaç duyanlara değecektir yazıları. 

Kış bahçesi kendi iç sesine yetişemeyenlere ve bu yüzden iç sesinde kaybolanlara ithaf olsun.

Kış Bahçesi
Güray Süngü
Okur Kitaplığı
320 sayfa, 2011
 

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı