Film İncelemeleri

İnsan girdiği her yeri lekeliyordu. “King Kong”

Kendi dünyasında bir kraldır. Ama şuan karşınıza bir tutsak olarak geliyor.

En İyi Görsel Efekt Oscar’ına sahip Naomi Watts, Jack Black, Adrien Brody gibi isimlerin yer aldığı dram ve aksiyon tarzında bir film King Kong.

187 dakikalık uzunca bir macerayı anlatıyor filmimiz. Carl adındaki bir sinemacının daha önce hiç keşfedilmemiş bir ada bulması ve bu adada belgesel tarzında çekim yapmak istemesiyle olaylar başlıyor. Ancak izninin olmaması sebebiyle kaçak olarak adaya ulaşmaya çalışıyor, tabii yanında Ann isimli güzel bir oyuncuyla ve Jack isimli bir senaristle. Gemiye bindiklerinde kimse tehlikeli ve ıssız bir adaya gittiğini bilmiyor ta ki adaya ulaşana dek. Film aslında üç kısımda ilerliyor adaya giriş süreci, adada kalış ve Ann’i kurtarma süreci ve Kong ile beraber şehre geliş süreci.

Kafatası Adası’na ulaştıklarında hiç beklemedikleri dev bir gorille yani Kong ile karşılaşıyorlar. Kong’un Ann’yi kaçırmasıyla aralarında gelişen diyalog oldukça etkileyici oluyor. Kong’a başta dev, korkutucu bir goril olarak bakıyorsunuz ancak Ann’nin yaklaşımıyla beraber ne kadar korumacı olduğunu ve yalnızca “aptal bir hayvan” olmadığını görüyorsunuz. Evet, bu tanımı kullanıyorum çünkü izleyeceğiniz de insanların Kong’a olan yorumları da bu şekilde oluyor. Film açıkçası görsel efektler ve aksiyon kısımlarının dışında vermek istediği mesajla oldukça etkileyiciydi. Kong’un Ann’i için yaptıkları temel bir içgüdüye dayansa da oldukça cesur ve samimiydi. Hayvanların içgüdüsel samimiyetinin insanların söylemsel sevgilerinden çok daha etkili olduğunu bir kez daha gösteriyor film bizlere.

Ann’nin bulunmasının ardından ekibimiz adadan kaçabilecekken Kong’un seyirlik edilebilmesi ve onun üzerinden para kazanabilmesi için şehre getiriliyor. Ve insan yine seyirlik olanı paraya çevirebiliyor. Elleri ayakları bağlı bir şekilde binlerce kişi Kong’u görmeye geliyor. Ve Kong sahnelere şu şekilde sunuluyor:

-Kendi dünyasında bir kraldır. Ama şuan karşınıza bir tutsak olarak geliyor.

İşte insanın sorunu da tam olarak burada başlıyor. Yaratılan her şey üzerinde hâkimiyet kurmak isteyen ve onu tutsaklaştıran insan doğaya da el atıyor. Ann ise tüm bu olanların dışında Kong’a asla ihanet etmek istemiyor. Konu itibariyle film hakkında söylenecek çok bir şey olduğunu düşünmüyorum ancak verilen mesaj açısından oldukça güzel bir film. Kong’a ve Ann’ye neler olduğunu izlemeniz gerekiyor. Ama şunları unutmadan Kong asla canavar değildi ve insan girdiği her yeri lekeliyordu.

Kong ise Ann’yi güzelliğiyle değil sevgisiyle hissediyordu.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı