Hırs

Hırs

Toplumumuzda hırslı o kadar insan barındırıyoruz ki ama genel olarak çoğunluğumuz bunun farkında değiliz. Belki bir zaman için farkında olmamızı gerektirecek bir durum söz konusu değildi ve umrumuzda olmasa da olurdu. Ama devir değiştikçe bu durum da değişiklik gösterdi. Vakit ise bu hırslı insanların farkına varma vakti.

Artık bu durumun daha ciddi bir boyuta ulaştığını düşünüyorum çünkü insanlarımız içlerindeki hırsı kötüye kullanmaya başladıkları için biz de bunu zararlarını eskiye kıyasla daha fazla görmeye başladık.
Ne de olsa hepimiz hayatımızı bir amaca dayandırarak, amacımıza ulaşabilmek için çabalayarak yaşamak istiyoruz. Buna dayalı olarak amacımıza ulaşmak için biz de hırs yapıyoruz ama bu hırsın altında bencillik yatıyorsa sadece kendimize değil çevremizdeki herkese de zarar veriyoruz. Sonuçlarını belki de hiç düşünmeden hareket ediyoruz. İçinde bencillik barındıran bu hırs insanı yalnızca ben merkezli düşünmeye itiyor. Zaman geçtikçe insanı zehirlemeye başlayan hırs tahmin edilebileceği gibi bir anda ortaya çıkmıyor. Ya da her insan böyle bir özellik barındırmak istemiyor içerisinde. Bu durum seçme hakkımızın olduğu bir durum da değil ama şöyle bir şansımız var ki bunu değiştirebilmek tamamıyla bizim elimizde.
Aslında çocukluğumuzdan süregelen bu hırs bilinçaltımıza insanların bizi başkalarıyla kıyaslamasıyla giriyor. Kıyaslama yapmak ne konuda olursa olsun yanlış bir davranış olduğu için bunu iyi ya da kötü olarak değerlendirmemiz pek mümkün gözükmüyor. Bununla birlikte kıyaslandırılmaya maruz kalan ve kıyaslandırılan kişi olarak kıyaslama durumu ikiye ayrılıyor. Eğer yapılan kıyaslamada bizi daha üstünmüş gibi gösterdiyseler her şeyin en iyisine sahip olmayı sadece kendimizin hak ettiğini düşünüyoruz. En doğruyu ve en güzelini biz düşünüyoruz sanıyoruz. Bu durumun sonucunda yukarıda da bahsettiğim gibi bencillik ortaya çıkıyor.
Bencilliğimiz zaman geçtikçe içimizde büyüyor ve dünya kendi etrafımızda dönmeye başlıyor. Zıddını düşünecek olursak eğer kıyaslamada küçümsenen taraf biz olduysak bu insanda öz güven eksikliği ve kendini yetersiz görme durumunu ortaya çıkarıyor. Bu kıyaslama ve sınıflandırmalar çocukluğumuzda ya da henüz farkındalığımızın oluşmadığı yaşlarda gerçekleştiği için insanların kıyaslamalarına tamamıyla doğruymuş gözüyle bakıyor ve toplumdan uzak büyüyoruz. Çünkü kendimizi olması gerektiği gibi görmüyoruz ve aslında doğru olanın herkes gibi olmak olduğunu düşünüyoruz. İnsanlar düşünmeden çocukluğumuzda ruhumuzu zehirlediği için zehirli ruhumuzu arındıramadan yetiştiriliyoruz.
Hatta zaman geçtikçe ruhumuzu daha da zehirlemeye çalışan insanlarla karşı karşıya kalıyoruz. Kendimizin farkına varmamızı geciktiren birçok kıyaslamaya maruz kalıyoruz. Bunun sonucunda da nasıl ki bencilliğin göstergesi olarak dünya kendi etrafımızda dönmeye başlıyorsa öz güvensizliğin göstergesi olarak dünya bizim dışımızda herkesin etrafında dönmeye başlıyor. Yani bize öz güvensiz hissettiren insanlar ya da genel anlamda bizim dışımızda herkes bir hayat yaşıyor ama biz kendimize hayatımızı yaşama şansı tanımıyoruz hatta bunu hak etmediğimizi bile düşündüğümüz daha da doğrusu bize bunu düşündüren insanlar oluyor.
Her iki durumun sonuçları da bizi kötü etkiliyor  ve maalesef ki hepimiz bunlarla karşı karşıya kalmak zorundaymışız algısı bilinçaltımıza yerleştirilmiş olduğu için bunu değiştirmek daha da zor oluyor.
Bizlerin maruz kaldığı bu korkunç durumlara belki herkes bu yönden bakamıyor ya da insanlara neler düşündürtebileceklerini kavrayamıyorlar fakat unuttukları çok önemli nokta var belki ben bunu dile getirirsem farkındalık oluşturabilir niteliğe dönüşebilir.
O nokta şu ki hiçbirimiz bir başkası olmak zorunda değiliz, bir başkasının düşündüğü gibi düşünmek zorunda değiliz, başkasına ait olan görünüme ya da davranışlara sahip olmak zorunda değiliz çünkü özünde biz zaten bir başkası değiliz, kendimiziz ve başkası gibi olmadığımız için üzülmüyoruz ya da kendimizi yargılamıyoruz aksine kendimiz olabildiğimiz için kendimizle gurur duyuyoruz.

» Meryem Tütünci

Ben Meryem 17 yaşındayım ve deneme yazıları yazmaya büyük bir ilgim var.Bu yazıları insanlarla paylaşmayı çok seviyorum ve daha fazla insana erişebilmek için birçok yöntem kullanmaya çalışıyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Son Bakış

Ötekileşmiş Hayatların Hikayesi Son Bakış

Yazarla 8 Mart kadınlar gününde düzenlediği imza gününde tanıştık. Mütevazi ve samimi kişiliğiyle beni etkilemişti …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir