Hermann Hesse – “Ağaçlar”

   1946’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Hermann Hesse 20. yüzyılın en çok okunan yazarları arasında önemli bir isimdir. Yazarın Siddhartha, Demian, Bozkırkurdu gibi eserleri okuyucu tarafından oldukça ilgi gören kitaplardan bazılarıdır. Eserlerinde Doğu mistisizmi, insan doğasının ikiliği, içsel yolculuk gibi konulara önem veren Hesse, okuyucuyu genel olarak düşünmeye ve ana karakterlerle birlikte düşsel bir yolculuğa çıkarmaktadır.

Ağaçlar adlı kitabında ise Siddhartha ve Bozkırkurdu kitaplarında olduğu kadar güçlü bir kalem ve içsel bir yolculuk göremeyiz. Çünkü yazar bu eserinde yalnızca kendi içsel düşüncelerini okuyucuya yansıtır. Burada esas düşünce kitabında isminde yer alan ağaçlar konusudur. Sıradan bir şekilde görmediği ağaçları bir de kendi gözüyle göstermek ister yazarımız. Ve şöyle bahseder ağaçlardan: “Tek başına duran ağaçlara daha da hayranım. Yalnız insanlar gibidir onlar. Şu ya da bu zaaftan ötürü sıvışıp giden münzeviler gibi değil, yalnızlaşmış büyük insanlar gibi, (…) Tapınaktır ağaçlar. Onlarla konuşmayı, onları dinlemeyi bilen hakikati öğrenir.” der. 

Çünkü Hesse için bir yerin imgesi ağaçlardır. Bu sebeple Kestane ağaçlarından, Şeftali ağacından, Ihlamur çiçeklerinden eski bir tanıdık eski bir dost gibi bahseder. Ağaçların kaybını ise bir dostun kaybı gibi görür. Kitabın tasarımı ise oldukça ilgi çekicidir. Satırların arasında bulunan ağaçlar, yapraklar, ormanlar okuyucuya sanki bir ormanın içerisinde dolaşıyormuş hissi veriyor. Bu bütünlük yazı ile birleştiğinde ise altı çizilecek birkaç satır ve uzun uzun bakılacak bir tasarım ortaya çıkıyor.

Ağaçlarla bütünleşen ve kendi imgesi ağaç olanlar için okunası bir eser.

Tuğba Ayar

"Okumak iptiladır, müptelalara selam olsun."

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir