Kitapcafe platformunda ilk yayınımı dünyalar tatlısı bir yazarla röportaj yaparak sizlere sunuyorum. Umarım o pozitif enerjisi bana uğur getirir. Bugün genç yazar Merve Dağlı ile buluştuk. Dillere destan güzelliği ve sıcakkanlı tavırlarıyla beni adeta büyüledi. Son iki yılda iki roman yayınladı. İkisi de birbirinden güzel. Yazarımız şimdilerde Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde öğrenim görmekte. Dilerseniz gelin, onu daha yakından tanıyalım.

Öncelikle bize edebiyatla nasıl tanıştığını anlatır mısın?

İlk okumalarıma ilkokulda başlamıştım, her çocuk gibi. Ama bazıları bunu yarım bırakır bazıları ise devam eder. Ben devam edenlerden oldum. Gerçek anlamda edebiyat tutkum Şeker Portakalı kitabıyla başladı. O zamanlar sadece okurdum. On yaşına geldiğimde ise hem okur hem yazar olmuştum. Günlük tutuyor arada da şiirler yazıyordum.

Yazmak senin için tutku mu yoksa ihtiyaç mı?

Her ikisi de. Ruhumun nefes alabilmesi ve yaşamımdan haz alabilmem için kalemimin mürekkebini daima taze tutmam gerekiyor. 

​Kitap yazmayı nasıl düşündün? Yani nasıl oldu? Bir sabah uyanıp ben bir kitap yazayım mı dedin yoksa bir travma sonucu mu?

Yazmak hayatımda daima var olan bir icraattı. Bir gün acaba kısa hikayeden öteye gidebilir miyim diye düşündüm. Ve yazdım. O esnada ciddi bir ruhsal bunalım geçiriyordum. Kaybolmuşluk hissi. Ve bu benim kırılma noktamdı. Hayatta kırılma noktaları keşfetmeye giden yoldur. Bu sayede kendimi keşfettim.

Ben iki kitabını da okudum. Gerçekten çok kuvvetli, etkileyici bir kalemin var. Bunu neye borçlusun?

Kalemimin kuvveti edebiyata olan aşkımdan gelir. İçimde var olan duyguyu kaleme dökmek beni hiçbir zaman zorlamadı. Bunun gerçek sebebini inanın ben de bilmiyorum. Ama düşündüğüm zaman muhtemelen çok okumaktandır diyorum. Yani kendime cevabını veremediğim sorulardan biridir bu.

Çil Kuşu ve Begonvil Kokusu. Bu eserlerinden hangisini daha çok sevdin?

İstisnasız Çil Kuşu! Çünkü o benim için çok özel birinin hikayesi. Kadının uğradığı açık açık haksızlıkların en ham hali. Yazarken çoğu yerde duraklayıp derin bir nefes almışlığım var. Gerçekten bir çok yerde bunu yazmasam mı acaba diye düşündüm ama bu o hayatı yaşamış olan gerçek kahramanıma saygısızlık olurdu. Bu yüzden muhtemelen Çil Kuşu; en dürüst ve açık haliyle kaleme aldığım eserlerimin başında yerini koruyacaktır.

İlk romanın olan Begonvil Kokusu’nda da aşkı anlattın bize. Öyle güzel yazmışsın ki! İnsan dönüp bakınca bu hisleri yaşamasa yazamazdı diyor. Çok özel olmayacaksa senin aşk hayatın nasıl? Hiç Begonvil Kokusu’nda anlattığın Meryem kadar sevildin mi? Ya da sevdin mi?

(Şu an gülümsemesi oldukça manidar)

​Ben aşka aşık bir kadınım. Hiç bir adama aşık olmadım. Yalnızca karşıma çıkan erkeğe kendi zihnimdeki aşkı giydirir ve onu yaşarım. Daha doğrusu yaşamaya çalışırım. Tabi o kıyafetin o adama dar ya da bol geldiği çok oldu. Bu da beraberinde ayrılığı getirdi. Bir süre sonra ben iyisi mi içimdeki aşkı dağa, taşa ya da kuşlara vereyim dedim. Sonra leyla oldum, oturup roman yazdım.(kahkaha atıyor)

Ama muhtemelen peşinde koşan çok erkek vardır… Şu güzelliğe, masumiyete bakar mısın?

Ben peşinde koşmak tabirini pek uygun bulmuyorum. Bir insan size sizi ısrarla sevdiğini söylüyorsa ve vazgeçemiyorsa bu onun güzelliğindendir ancak. Ama ben hiçbir zaman tercih edilen kadın olmadım. Ya da peşinde koşulan. Basit ilişkiler yaşadım ve sonunda partnerim başkasıyla devam etti yoluna. 

Çok ilginç! Şaşırdım doğrusu.

(yine o tatlı mı tatlı kahkahasını atıyor.)

Gördün mü? Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değilmiş.

Öyle gerçekten. O halde devasa bir hayal dünyan olmalı. Bu kadar gerçek hissi uyandıran bir roman yazmanı başka bir nedene bağlayamıyorum.

Ben hayalperest bir ruhum. Bunu inkar edemem. Hayal kurmaya çocukluğumda başladım. Herkes gibi. Ve büyümek benim için hayallerimin daha geniş bir yelpazeye ulaşması demekti. Yani büyümek bana daha büyük hayal etmeyi öğretti.

Gerçekten seninle sabahlara kadar konuşabilir insan. Öyle bir enerjin var ki!

Teşekkür ederim. (Gülümsüyor)

Peki bundan sonrası için hayalin ne? Yani yazarlık dışında yönelmek istediğin bir alan var mı? Kariyer planında ne var?

Yazarlık hayatım boyunca sürdüreceğim primer işim olacak. Onun yanında şu an okumakta olduğum Tarih bölümü üzerine kariyer planlarım var. Bu bölümden aldığım tüm bilgilerle romanlarımı beslemek öncelikli hedefim. Ve tabi ki akademisyen olmak. 

Üçüncü kitabı ne zaman okuyacağız peki? Yazmaya başladığını biliyorum.

Evet, başladım. O da muhtemelen gelecek yıl raflarda olacak. Ama ben iki üç aya kadar bitiririm.

Sosyal medyada sana yoğun bir ilgi var. Okurların adeta hayranın oldular. Bu sana nasıl hissettiriyor?

Demek ki doğru yoldayım hissi. Bu beni oldukça mutlu ediyor.

​Okurların kitaplarına ve sana ulaşacak bir yol buluyor zaten ama sen yine de buradan söylemek ister misin?

Tabi. Özellikle Çil Kuşunu tüm kitapevlerinde ve kitap satışı yapan internet sitelerinde kolayca bulabilirler. Begonvil Kokusu için yalnızca internet siparişi verebilirler. Benimle ilgili tüm haberleri ve paylaşımları da instagram hesabımdan takip edebilirler.

Sorularımı yanıtladığın için çok teşekkür ederim. Çok güzel bir sohbet oldu. Bu gidişle seni raflarda çok göreceğiz.
Asıl ben teşekkür ederim. Kendimi ifade etme fırsatı buldum sayende. Çok keyif aldım. Ve umarım son temennin gerçek olur.

Çil Kuşu

 
Begonvil Kokusu