Kitaplarını özellikle söyleşilerini ve yaptığı programları takip ettiğim bir isim Banu Avar. Tanışma imkânımız Samsun Tüyap kitap fuarında oldu. Kendisini bekleyenleri samimi bir şekilde karşılaması kitaplarını imzalarken sizinle o kısa anda sohbet etmesi ve kitaba dair fikirlerinizi samimiyetle merak etmesi bence en büyük başarısıydı. Bu başarıların başlangıcında muhabirlik ve spikerlik yaptı. Ardından Mozaik ve Kaleydoskop gibi yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği programları TRT 1 ve TRT 2’de yayınlandı. 2009’da  ART’de, 2011’de Kanal 99’da Dünya Düzeni adlı dizi-belgeseller yaptı. Belgeselleri Arapça, Farsça, Makedonca, Azerbaycan Türkçesine çevrilerek birçok ülkede yayınlandı. Aynı zamanda birçok kitabında altında imzası olan isimdir. “Hangi Dünya Düzeni” adlı kitabı da bunlardan sadece birisidir.

Kitabımız küreselleşen dünyada “açılım, değişim, küresel ekonomi, terörle savaş, demokrasi” gibi kavramlar ışığında uygulanan algı operasyonlarından bahsediyor. Tabii ki başta Amerika ve İsrail olmak üzere Türkiye’nin bu operasyondaki konumlarından analizler yer alıyor. Bu algı operasyonlarının temelinde “yumuşatma” ve “hazmettirme” aracı olaraksa medya ve televizyonlar başrolde. Banu Avar bu konuyu şu şekilde özetliyor:

“ Batı’nın “hazmedilme” sürecinde gördüğü Türkiye, tıpkı Yugoslavya ve benzer ülkelerde olduğu gibi, uzun zamandır basın yayın araçlarıyla bombalanıyor. Bilgi kirliliği ile zehirleniyor. Tüm kutsal değerleri ayaklar altına alınıyor. Ve içimizdeki yeni dünya düzeni memurları sinsice bu süreci izleyip sırıtıyor.”

Hangi Dünya DüzeniAmerika başkanlarının başlangıçtan beri Türkiye’ye olan ziyaretleri kitapta önemli yer tutuyor. Bu ziyaretlerde farklı isimler yer alsa da söylemler hep aynı. “İsrail’in kendini savunma hakkını destekliyorum.” Bu sözlerin şaşırtıcı olmadığından çünkü Amerika’da başkan olmanın aslında İsrail’e bağlılık yemini etmekten geçtiğini belirtiyor yazarımız. Bu süreçlerde etkin olan piyonlar ise CIA, medya, programlar, darbeler, eroin… Peki bu yeni dünya düzeninde istekler nedir? Bu sorunun cevabı da elbette mevcut. “Tek kültürlü, tek ordulu, tek hukuklu, tek bayraklı, tek dinli bir dünya devletidir.”

Türkiye’de Osmanlı üzerinden devam eden en büyük mesele etnik grupların varlığı. Tabii ki yeni dünya düzeninde tek devletin olması için bu farklılıkların öncelikle dağıtılması gerek. Banu Avar’da bunu kısaca şöyle ifade eder: Böl ve Yut. Bu bakımdan Ermeniler ve Kürtler üzerinden oynan oyunlarda elbette ki kitapta yer alıyor. Demirel’den Turgut Özal’a, Erdoğan’dan, Abdullah Gül’e, Ahmet Davutoğlu’na birçok isim yerli yerinde.  Mustafa Kemal ile başlayan süreçten günümüze dek değişen Türkiye’nin dış politikası ve hiçbir zaman değişmeyen Amerika’nın dış politikası işte bu ara süreçte Türkiye’yi şöyle özetliyor Avar: Cüceler tarafından sıkı sıkı bağlandığı yerde yatan bir devdi Türkiye…

İslam’la savaşan, yerel farklılıkları yok eden aynıyı düşündüren aynıyı yaşatan, aynı fikirleri benimseten ve sonunda tamamıyla aynı duygusuzluğu hisseden insanlık arasında kalmış Türkiye. Aynı yapılara katılması beklenilen belki de çoktan katılmış bir devlet. Bunu kimlerin istediği ve neden istenildiğini düşünmenizi istiyor yazar. Düşünülmesi için de epey ipuçları var kitabımızda. Belki de biraz korkmamızı istiyor çünkü korkarsak eğer uyuyamaz ve uyanık kalırız. Diyor ki Amerika’lı gazeteci Jim Marss:

“Globalistler, tek dünya devletini hedefliyorlar. Dünya tek elden yönetilecek. Tek bir ordu olacak, tek merkezden yönetilen bir dünya ekonomisi olacak. Tek elden yönetilen eğitim ve sağlık sistemi olacak. Bu geniş anlamda kulağa hoş bile gelebilir ama işin aslı şu ki, biz bu fikre gizlice aldatılarak itiliyoruz. Bu gidişin sonunda bir Hitler’le karşı karşıya kalmayacağımızı kim söyleyebilir!”

Belki de korkunun nedeni yeni bir Hitler’in ortaya çıkmasıdır. Kitabın son kısmı manidar, düşündürücü ve umut verici.

“Sevgili kardeşim! Seni tuzağa düşürmelerine izin verme. Vereceklerinden çok alacakları vardır onların. Önce ruhuna el koyarlar, kimliğine, emeğine… Ne kadar iyi köle olursan ol fark etmez. İşlerine yaradığın sürece varsın! İlk işten atılacak olansın. Ama bu millet bu bayrak bu vatan senin! Bilgin bereketlenecek; emeğin uranyum, altın, petrolle geri dönecek, fabrikaların saat gibi çalışacak ve milletin tok ve mutlu olacaktır!… Sen bu yolun yolcusu ol, bil ki gerçek zenginlik, mutluluk ve bereket seni mutlaka bulacaktır.”

 

Hangi Dünya Düzeni
Banu Avar
Remzi Kitabevi