Kitap İncelemeleri

Gözlerindeki Sır

Eduardo Sacheri kaleminden olan gözlerindeki sır romanı aynı zamanda romandan uyarlanan 2010 Oscar En İyi Yabancı Film Ödülü sahibi dram/gerilim türünde bir filmdir. Öncelikle kitap hakkında konuşacak olursak her şey “altmış yaşında basketbolcu olmaya ne kadar uzaksam yazar olmaya da o kadar uzak olduğum aşikâr” sözüyle roman yazmaya karar veren Benjamin Chaparro’nun kararıyla başlar. Emekli olan Benjamin, önemli bir mahkemede yıllarca kâtip olarak çalışmış ancak bir davanın etkisinden kurtulamamıştır.

Yaklaşık 30 yıl önce genç bir kadının evinde tecavüz edilip boğularak öldürülmesi Benjamin’i derinden etkilemiştir. Ancak dava dosyasının birkaç gün içerisinde apartmana yakın yerde çalışan iki işçiye mal edilmesi Benjamin’in dikkatinden kaçmamıştır. İşçi oldukları için suça yakınlık göstermeleri algısıyla kapanan dava Benjamin’in dikkatiyle yeniden açılmıştır. Benjamin’i bu davaya çeken şey yalnızca ölen kadının yani Liliana’nın vahşice öldürülmesi değil aynı zamanda eşi Ricardo’nun Liliana’ya olan aşkıdır. Benjamin, Ricardo ile birlikte eski fotoğraflara bakarken fotoğraflarda birinin sürekli olarak Liliana’ya baktığını fark eder ve o kişinin peşine düşer. Kuşkularında yanılmayan Benjamin ve iki arkadaşı oldukça etkileyici bir sorguyla suçluyu itiraf ettirirler. Ancak kitapta da filmde de verilmek istenen mesaj bununla sınırlı değildir.

Gözlerindeki SırOlayın yalnızca giriş kısmını belirleyen bu olay aynı zamanda adalet kavramını da sorgulatır. Çünkü yalnızca dava dosyasını hızlı çözmek ve üstlerinin gözüne girmek için suçlu potansiyelindeki herkesi suçlayan Romano bu dava yüzünden Benjamin ile karşı karşıya gelir. Benjamin’in açtığı şikâyet davası üzerine meslekten men edilir. Ancak Romano bunu unutmayacaktır ve intikam almak için Benjamin’in en çok uğraştığı davadaki suçlu Isıdoro Gomez’i serbest bıraktıracaktır. Ricardo’nun adaleti sorguladığı bu yerde kendi adaletini sağlama açısından Gomez’in peşine düşer. Her iş çıkışında farklı tren istasyonlarında geleni geçeni izlemeye başlar yalnızca karısının katilini- Gomez’i- bulabilmek için. Sonrası sır olarak kalsın.

Kitabı bitirdikten sonra biraz korkarak filmini de izlemek istedim. Etkisini kaybeder mi aklımdaki karakterleri zedeler mi diye ancak hiç beklediğim gibi olmadı. Filmini de muhakkak izlemenizi öneririm. Hatta bitiş kısmının etkileyiciliği filmde çok daha başarılı işlenmiş. Bazı diyaloglar çok daha etkileyici yansıtılmış. Yalnızca Benjamin ile Ricardo’nun arasındaki bağı kitapta daha içselleştirmiştim filmde ise o bağı kuramadığımı fark ettim. Buna rağmen kitapta dikkatimi çekmeyen birçok şey filmde dikkatimi çekti. Örneğin suçluyu yakalarken oluşturulan mantık çok akıllıcaydı. Gomez cinayeti işlemesine rağmen bir yıla yakın süre yakalanamadı o kadar akıllıca davranmıştı ki evine bıraktığı mektuplar, adres değişiklikleri her şey onun lehineydi. Ancak onun atladığı ve diğerlerinin yeniden fark ettiği bir şey vardı: Tutku.

-Bir erkek her şeyini değiştirebilir. Yüzünü, evini, ailesini, kız arkadaşını, dinini, tanrısını. Yine de değiştiremeyeceği bir şey var Benjamin. Tutkularını değiştiremez.
Ve Gomez yakalanmıştı.

Gözlerindeki Sır
Eduardo Sacheri
Profil Kitap
Türkçesi: Nergis Turan
240 sayfa, 2018

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı