Başucu kitabım, neredeyse her sayfasında altı çizilecek cümleler bulduğum, insanı özgür, hayatı yaşanası hissettiren yegâne kitaplardan… Bu kitabı okuduğumda sıcacık bir hikâyenin içinde buldum kendimi. Teknolojinin bizi nasıl da parmaklıklar ardına attığını, gökyüzüne bakmayı unuttuğumuzu hatta yaşamayı bilmediğimizi gösterdi bu kitap bana.

İnanın kitabı okurken soğuk havaya rağmen dışarı çıkmak, rüzgârı, belki de dondurucu soğuğu iliklerime kadar hissetmek, çıplak ayaklarla etrafta gezinmek, koşmak, düşmek, yaralanmak istedim. Belki saçma ama bu her şeyi hissizleştiren, mutluluğu birtakım sayılara bağlayan sabun köpüğü dünyanın içinden ne kadar çabuk kurtulabilirim diye düşündüm. Edip Cansever’in şu dizesini hatırlatıyor bu kitap aslında.

“Gökyüzü gibi bir şey şu çocukluk. Hiçbir yere gitmiyor.”

Öyle gerçekten de… Gökyüzü Çocukları okuduğunuzda sizi çocukluğunuza götürüyor, aslında hiç yitmemiş olan susturduğunuz çocukluğunuza…Kitabın konusu da bıraktığı hisler gibi naif ve sıcak. Bir gemi kazası sonucu okyanusta sürüklenen çello kutusunun içinde bir çocuk buluyor Charles. Charles edebiyat aşığı, eğlenceli ve şahsına münhasır bir kişilik. Ve bu bebeği yani Sophie’yi seviyor, çok seviyor. On bir yıl Charles’la kalan Sophie de ona benziyor böylece. Hayatın tadını çıkaran, çello çalan, kitap okuyan bilgili biri haline geliyor. Ancak bu sosyal hizmetlerin işine gelmiyor. Çünkü onlar bir kızın etek giymesi gerektiğini, kitap okumaması yerine yemek yapması ve dikiş dikmesi gerektiğini düşünüyorlar. Bu yüzden onu Charles’tan ayırmaya karar veriyorlar. Şans eseri bu esnada eski çello kutusunda bulunan bir ipucu Charles ve Sophie’yi, Sophie’nin annesinin izinden Paris’e kadar götürmek zorunda bırakıyor. Bir yandan sosyal hizmet çalışanlarından kaçarlarken bir yandan da Sophie’nin annesini bulmaya çalışıyorlar.

Sophie Paris’te annesine adım adım yaklaşırken yeni tanıştığı arkadaşları da ona destek oluyor. Onlar kim mi? Gökyüzü çocukları… Özgür olmayı ve yaşamayı seven kendilerine sokak çocuğu dedirtmeyen küçük bir topluluk. Onlarla birlikte annesini arayan Sophie’yi artık büyük bir macera bekliyor.

Bu etkileyici kitaptan birkaç alıntıyı aşağı bırakıyorum.

“Yetişkinlere yeterince çirkin ve sıkıcı olmayan şeylere inanmamaları öğretilir.”
“Öyleyse aptallar.”
“Acınacak durumdalar çocuğum, aptal değil.”

Resmi mektuplardan nefret ediyordu. Gergin hissetmesine neden oluyordu. Bunları yazan insanların kalplerinin yerinde dosya dolapları duruyor olmalıydı.

“Gökyüzünü seviyorum.”

“Sadece cılız zihinler gökyüzünü sevmez.”

“Hiçbir insan mükemmel değildir. Yani Shakespeare’den beri.”

Anneler gereklidir, diye düşündü. Hava gibi, su gibi… Kâğıttan anneler bile hiç yoktan iyidir. Hatta hayali anneler bile… Anne insanın kalbini koyabileceği bir yerdir. Nefeslenebileceği bir duraktır.

“Asla bir ihtimali göz ardı etme.”

KİTAP AÇIKLAMASI
Tanıştırayım. Sophie, bu Bayan Eliot, Sosyal Hizmetler’den. Bayan Eliot, bu Sophie okyanustan.

Herkes Sophie’nin bir gemi kazasında kimsesiz kaldığına inanıyor. Onu okyanusta sürüklenenbir çello kutusunun içinden alıp, kitaplar ve tuhaflıklarla dolu bir evde büyüten Charles bile. Ama Sophie’nin Charles’tan öğrendiği önemli bir şey var: Ne kadar küçük olursa olsun, asla bir ihtimali göz ardı etme.

Sophie bir yandan onu Charles’tan ayırıp bir yetimhaneye yerleştirmeye çalışan yetkililerden kaçacak, diğer yandan bir çello sesinin peşinden annesinin izini sürecek. Rehberi ise çatılarda yaşayan, ip üstünde kaldırımdaymış gibi yürüyebilen, gizemlerle dolu Matteo. Sokaklar ikisi için de tehlikeli. Ama Paris’in tüm çatıları ve tüm gökyüzü onların.

“Olağanüstü.”
-Guardian

“Katherine Rundell benzersiz bir sese ve sınırsız bir hayal gücüne sahip.”
-Philip Pullman

Katherine Rundell 1987’de doğdu; Zimbabwe, Brüksel ve Londra’da büyüdü. 2008’de Oxford’daki All Souls College’de öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. İlk kitabı The Girl Savage, çocukluğunun geçtiği Zimbabwe’ye olan aşkından doğdu. Kendisine önemli ödüller kazandıran Gökyüzü Çocukları, Paris’te çalışarak geçirdiği yazlardan ve Oxford kolejlerinin çatısındaki gece yürüyüşlerinden ilhamla yazılmıştır.

Gökyüzü Çocukları
Katherine Rundell
Domingo Yayınları
280 sayfa, 2016

Ayşe Ayhan
Kitap Cafe
https://www.instagram.com/bikahvebikitap/