Film/Dizi Listeleri

Gerçek Yaşamlardan Uyarlanılmış İlham Verici 5 Film

Rüzgârı Dizginleyen Çocuk/ The Boy Who Harnessed

Henüz 13 yaşında olan William Kamkwamba’nın hayatı yaşanmış olaylardan beyazperdeye aktarılmıştır. William Kamkwamba’nın yaşadığı köy olan Malavi’de kıtlık başlamış ve yağmurun yağmaması da kıtlıkla birlikte insanları açlık noktasına götürmüştür. Hükümetin çiftçiyi desteklememesi ve insanların açlığa terk edilmesi bölge halkının yavaş yavaş demokrasiyi ve hükümeti sorgulamasına da yol açmıştır. Ancak yokluk öyle bir hale gelmiştir ki insanlar köylerini terk etmeye ya da öğünlerini ancak bir öğüne çevirmeye başlamıştır. William ise bu süreçte okula yeni gitmektedir ancak okul parasının kıtlık yüzünden ödenememesi sebebiyle okuldan atılmıştır ve bir hocası sayesinde gizlice okul kütüphanesini kullanmaktadır. Önceleri radyoları tamir eden William kıtlık sebebiyle “enerjiyi kullanmak” kitabından yola çıkarak rüzgârgülünü yapmaya çalışmaktadır, bu sayede köy halkını kıtlıktan kurtarmayı amaçlamaktadır. Ancak buna insanları ikna etmesi ve yeterli teçhizatı bulması hiç de kolay olmayacaktır.

Lion

Saroo ailesiyle birlikte Hindistan’da yaşamaktadır. 5 yaşındaki hafızası; abisi, annesi ve kardeşiyle olan hatıralarıyla doludur. Annesinin taş taşıması, abisinin çalışması, kardeşi, yürüdüğü tren rayları, koştuğu ovalar… Bir gün abisinin peşine takılır ve çalışmak için onunla beraber trene biner. Ancak abisi Guddu ve Saroo trenden indiklerinde birbirlerini kaybederler. Henüz beş yaşında olduğu için ailesini tanımlayacak yeteri kadar bilgiyi bilmiyor Saroo. Aylarca sokaklarda yaşadıktan sonra yurda yerleştiriliyor ve yeni hikâyesi de burada başlıyor. Avusturyalı çift Sue(Nicole Kidman) ve Jhon(David Wenham), Saroo’yu evlatlık ediniyorlar ve birkaç ay sonra da başka bir çocuğu. Saroo, yıllar sonra hafızasında kalanlarla bir yola çıkıyor ve geçmişine gidiyor. Ama bu gidiş bugünü bırakıp yeni bir yola koyulmak gibi değil, bugünle beraber geçmişe dönmek gibi. Annesini bulmaya, hafızasında hala seslendiği Guddu’yu -kardeşini-bulmaya ve yaşadığı yeri ve kendisini bulmaya gidiyor. Filmin sonu da başlangıcında bitiyor aslında. Hindistan’da kaybolan binlerce çocuktan yalnızca bir tanesinin hikâyesi Lion…

İnto The Wild/ Özgürlük Yolu

Sahip olduğu her şeyin aslında hiçbir şey olmadığını fark eden Christopher McCandless adındaki bir gencin yaşamını dönüştürmesiyle yani doğaya dönmesi ve her şeyden uzaklaşmasıyla başlayan ve gerçek hayattan alınmış bir film İnto the wild. Film bana çok sevdiğim bir sözü hatırlatıyor her seferinde “sevdiğin şeyi bul ve onun seni öldürmesine izin ver.”
Beton yapılar ve robot insanlar arasında kalmış herkesin yüreğine dokunacağı, insanın kendisini sorgulamaya da başlayacağı bir film aynı zamanda. Özgürlüğün ve sahipliğin sorgulandığı, eşsiz görüntüleriyle sizi de kendi yolculuğuna çıkaran bir arkadaşa “yoldaş” olmanız temennisiyle.

Ayla

Yönetmenliğini Can Ulkay, senaristliğini Yiğit Güralp’in yaptığı Türkiye ve Güney Kore ortak yapımı olan gerçek hayattan alınmış bir film Ayla. Kore Savaşına asker olarak gönderilen Süleyman’ın (İsmail Hacıoğlu) savaş sırasında küçük bir Koreli kızı bulması ve ona savaş sırasında bakmasıyla ilerliyor filmimiz. Ancak bu ilişki öyle sıcak bir hal alıyor ki baba-kız oluyorlar birbirlerine. Dilini bilmediği için Ayla ismini veriyor kıza ve neredeyse tüm taburun moral kaynağı oluyor Ayla ancak savaş bittiğinde Ayla’yı bırakmak istemeyen Süleyman onu Türkiye’ye getirmeye çalışsa da kanunlar sebebiyle bunu başaramıyor ve ayrılmak zorunda kalıyorlar, bu ayrılık ileride bir gün görüşmek sözüyle gerçekleşiyor tabii. Yıllar geçse de Ayla’yı hiç unutmuyor Süleyman ve 60 yıl aradan sonra Ayla’yı bulmak için yeniden harekete geçiyor.
Ayla filmi, Kore’de savaşmış Süleyman Dilbirliği’nin gerçek hikâyesinden esinlenerek çekilmiştir.

Dangal/Güreşçi

Hindistan’da gerçek yaşamlara dayanan ve yönetmenliğinde usta oyuncu Aamir Khan’ın yer aldığı ve oynadığı bir film Dandal. Kız babasını canlandıran ve güreşçi olan Mahavir Singh’in (Aamir Khan) hayali içten içe bir oğlunun olması ve onu kendi tecrübeleriyle yetiştirebilecek ve Hindistan için uluslararası madalya kazandıracak bir güreşçi yapabilmesi. Ancak bir gün bu hayalini kızları için yani Geeta ve Babita için gerçekleştirmeye karar verir ve onları bir sporcu olarak eğitmeye başlar. Tahmin edersiniz ki Hindistan’da bu pek de kolay yapılamayacak bir şeydir. Bu anlamda toplumsal cinsiyet farklılığının en güzel işlendiği filmlerden birisidir. Bazen kızıyorsunuz da baba olarak Mahavir Singh’a (Aamir Khan); kızlarının saçlarını kestirmesi, spor için onları olağanüstü bir şekilde çalıştırması, tam olarak geliştiklerine inanmaması(mış), psikolojik olarak onları zorlaması gibi birçok şey… Ancak tüm bunların aslında kızları için yaptığını, onlara birey olma şansını verdiğini ve kendilerini gerçekleştirmeleri için yaptığını görüyorsunuz. Aksi takdirde belki küçük yaşta evlenecekler ve hayatın içerisine kendileri dahi olmadan atılacaklardı. Filmden daha fazla bahsetmek doğru olmayacak sonunu ve filmin gerçek karakterlerini filmden sonra izlemenizi tavsiye ediyorum.

Oyuncularıyla, senaryosuyla, müzikleriyle tam bir kült eser niteliğinde olan Dangal ile ve diğer tüm filmlerle yolunuzun kesişmesi dileğiyle.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı