Genel

Eski Anadolu Hakkında Bilinmeyenler

Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan Anadolu, Hititlerin ve Truvaların, İyonyalıların ve Lidyalıların, Romalıların ve Bizanslıların birbirini takip eden dönemleri boyunca, dünyanın ilk şehirlerinden (Çatal Höyük) bir medeniyet merkezi olarak uzun ve seçkin bir geçmişe sahiptir.

Ancak bölge, daha yakın bir tarihte, bugünkü kimliğini ve ismini, 11. yüzyılda Bizans imparatorluğuyla yüzleşmek üzere Türk kabilelerinin gelişiyle birlikte alıyor.

Bizans ve Türkler: 1064-1071

1064 yılında Selçuklu Türkleri, padişahları altında Alp Arslan, Ermenistan’ı işgal eder. Yüzyıllardır Bizans imparatorluğu ile doğuya komşular arasında tartışmalı bir sınır bölgesi. Alp Arslan, buradaki başarısını 1068’de Gürcistan’a yapılan bir saldırıyla takip edecektir.
Bizans Orduları ile Türk Orduları 1071’de Van Gölü yakınlarında buluşuyor. Selçuklular için yankılanan bir zafer olan savaş, Bizans imparatorluğunun hikâyesinde bir dönüm noktasıdır. Birkaç yıl içinde Anadolu’nun birçok yerinde Türk kabileleri oluşacaktır. Bazıları Selçukluların acı düşmanlarıdır, ancak Selçuklular şimdi İslam ile Hıristiyanlık arasındaki bu sınır bölgesindeki ana güç olacaktır.

Selçuklular ve Rum saltanatı: 11 ve 13 Yüzyıl

Roma anlamına gelen Rum, Bizans Türklerinin (yetkilileri hala kendilerini Romalılar olarak tanımlayan Bizans imparatorluğunun kökenleri doğrultusunda) Türklerin kullandığı bir kelimedir. 1071’de Malazgirt de ki zaferden sonra, Anadolu’ya hakim olan Selçuklular, ertesi yıl Konya’ya ve Konstantinopolis’e çok daha yakın olan bölgeye yaklaşık olarak 1080’de ulaşır. 1099’da stratejik olarak Anadolu’nun merkezine yerleştirilen Konya, Selçuklu başkenti olur. Selçuklular, yeni topraklarını eski Bizans imparatorluğunun kalbinde, Rum saltanatı olarak nitelendirecektir.

12. ve 13. yüzyıl boyunca Anadolu kargaşa içerisindedir. Türk kabileleri kendi aralarında kavga eder. Bizanslılar topraklarını kurtarmaya çalışıyor.1204 işgalci Konstantinopolis’ten geçen Haçlılar, işleri zorlaştırıyor. Ancak yeni ve baskın olan özellik, Anadolu’nun şu anda büyük ölçüde Türkler tarafından işgal edilmiş olmasıdır. O zamana kadar bir başka Türk kabilesi olan Osmanlılar da izlerini sürüyorlardır.

Osmanlı Türkleri: 13. – 14. yüzyıl

13. yüzyılda, Anadolu’da birçok Türk emirliği kurulurken, Ertuğrul adına küçük bir şef, Söğüt civarında, Ankara ile Konstantinopolis arasındaki sınırlı bir alan üzerinde kontrol kazanır. 1285 yılında, ismi Arapça Othman’ın Türkçe bir versiyonu olan oğlu Osman tarafından başarılmıştır. Daha sonra hanedanın kurucusu olarak görülen Osman sayesinde, halkı Osmanlı Türkleri olarak bilinir.

Anadolu Türklerinin çoğu, bozkırlarının vahşi göçebeleri olarak kökenlerine uygun bir tarzda yaşıyorlar. Savaşa çıkmak onların günlük aktiviteleridir. Ama aynı zamanda keskin Müslümanlardır.
Bir silahlı baskın düzenleyen Türkler, bir yağma seferinde değil, bu durumu aynı zamanda bir cihad(kutsal savaş) da görüyorlar.

İlerleme ilk başta yavaştır. Osmanlı atlıları, Bizans kentlerini tahkim edecek donanıma sahip değildir. Bunun yerine, çevreleyen kırsal bölgeyi yağmalayıp kurbanlarını boyun eğdirmek için boğuyorlar. Batıda ilk önemli Bizans kalesi olan Bursa, Osman’ın ölüm yılı olan 1326’da Osmanlı himayesine alınmıştır.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı