Genel

Edebiyatta Şeytan

İblis’in İslâmiyet’te ne olduğu ile ilgili pek çok görüş vardır. İblis’in hakkında Kuran’da birçok ayet mevcuttur. Özellikle şu üç görüş üzerinde durulur;
1) İblis, bir melek idi. Bu görüşte meleklerin cin adlı cenneti koruyan bir kabîlesine mensup olduğu görüşü hâkimdir. Melekler ve cinler gözükmez. Bu yüzden melekler de, cinler sınıfına dâhildir. “O, cinlerdendi.” denilmiştir.
2) Bu husustaki ikinci izaha göre ise, İblis ateşten yaratılmış olan cin şeytanlarındandı ve onların ilk atasıydı.
3) Üçüncü görüşe göre o, meleklerdendi, ama sonra şeytana dönüştürüldü.

Genel görüş, İblis”in şeytan olduğu yönündedir.

Şeytan

birçok din ve mitolojide, insanları kötülüğe teşvik ettiğine inanılan, adaletsizliğin ve tüm kötülüklerin kaynağı kabul edilen varlık. İblis sözcüğü de çoğu zaman Şeytan ile aynı anlamda kullanılır. Yeryüzündeki birçok dinde ve mitolojilerde Şeytan, genellikle doğaüstü güçlere sâhip, sürekli insanları dinden, dolayısıyla yaratıcısının emirlerinden uzaklaştırmaya çalışan bir varlık olarak düşünülmüştür. Bunun yanısıra Şeytan’a tapan veya Şeytan’ı yücelten din ve akımlar da mevcuttur. “Muhalif, bozucu ve bozguncu” gibi anlamlara gelen İbranice “Satan” kelimesinin kökü “komplo kurmak” anlamına gelir. İbranice’den Latince ve Yunanca’ya, oradan da diğer batılı dillere geçmiştir. 1 Arapça’da “şetane” sözcüğü “rahmetten uzaklaştı, hak’dan uzak oldu” anlamlarına gelir. Eski mısırda kötülük, fırtına, karanlık ve kaos tanrısı Set (Seth, Setesh, Sutekh, Setekh veya Suty), göklerin tanrısı Horus ile savaşmış ve çöle sürülmüştür (kovulmuş). Latince’de “Diábolus, Diaboli”, İspanyolca’da “Diablo”, Yunanca’da “Diabolos”, “Karanlıkların Efendisi,” “Beelzebub” (Sinek Kral), “Belial”, “Diablo”, ya da “Lucifer”, eski Türkçe’de “Yek” olarak geçer. Kabbala felsefesinde “Samael” olarak adı geçer. Ancak Yahudi inanışında Samael başka bir melektir. İslam’da “İblis” olarak da bilinir. Kuran’da “şeytan” kelimesi, “İblis”‘ten daha fazla (87 kez) kullanılmıştır. Şeytan ayrıca “Azazel” olarak da anılmıştır. Genelde İblis’le Cennet’ten büyüklendiği için kovulan varlık, şeytanlarla da ona uyarak başkalarını kötüye çağıran cinler ve insanlar kastedilir.

Çuvaşlar Şuytan olarak anarlar ve insan, kuş, yılan ve yabâni hayvan kılığına girebileceğine inanırlar. Daha çok öğle vakitlerinde ve geceyarısı ortaya çıktığını düşünürler.

Şeytan

Yahudilikte Şeytan

Eski Antlaşma’da Şeytan Hrıstiyanlıktaki gibi korkulan bir mahluk değildir ve kötülüklerin temelini oluşturmaz. Çünkü musevilikte Hayrın da şerrin de Tanrı’dan geldiği inancı vardır. Bu sebeple Satan ya da Samael adı verilen Şeytan’nın hile ve aldatmacalarına karşı dikkatli olunmalıdır.

şeytan

Hristiyanlıkta Şeytan

Şeytan özellikle Yeni Antlaşma’da ve Hıristiyan inancında kendisine daha çok yer bulmuştur. Özellikle Hz. İsa’yı sürekli olarak kışkırtır. Ancak Şeytanın kişiliğinin kaynağı İncil değil, hıristiyan edebiyatıdır Şeytanın nihai amacı insanlığı yaratıcının yolundan saptırmaktır. Bu anlamda kendisini tanrıya bir rakip olarak kabul ettirme gayreti içindedir. Kendisine bir süre verilmiş ve bu sürenin dolmasına kadar yaratıcıya karşı açtığı savaşın sonucunu beklemektedir. Yaradılış (Genesis) bölümünde, Âdem ve Havva’yı kışkırtan yılan figürü, Tevrat’taki anlatımın aksine daha sonraları Hıristiyan uleması tarafından Şeytan olarak değerlendirilmiştir.
Doğu (Ortodoks) Kilisesine göre Şeytan, insanın üç düşmanı (günah-ölüm)’den birisidir. Bütün Hıristiyan inanışlarında, Şeytan, Hz. İsa’ya ve Hz. İsa figüründe Tanrı’ya karşı son bir savaş (Armageddon) açacaktır. Bu savaş aynı zamanda Şeytana verilen sürenin de (aeonios) sonuna çok yaklaşıldığını gösterecektir. Unitaryan Kilisesine göre Şeytan bu zaman geldiğinde tekrar iyi olacak ve melek özelliklerine kavuşacaktır. Bu sürenin nasıl işleyeceği her kilisede farklılıklar gösterir. Neticede Dünya tüm şeytanlıklardan arınır ve tıpkı Cennet gibi günahsız bir yere dönüşür. Ortaçağ’da Şeytan bir keçi gibi sakallı ve boynuzlu, elinde çatal ve kuyruklu olarak tasvir edilirdi. Bu görüntünün oluşmasının sebebi incil değildir ve hristiyanlıktan önceki pagan inanışlarda simgelenen bazı tanrı figürlerinden (Pan, Dionysus) kaynaklanır.

Şeytan

İslamda Şeytan

Şeytan, İslâmiyet’e göre insanları dinden caydırmaya çalışan cin türünden bir varlıktır. Cinler, meleklerden farklı olarak irade sahibidir. Yaratılışının en büyük nedeni, kıyamete kadar, insan iradesinin sınanmasıdır. Bu sınavı geçenler ödüllendirilecek, geçemeyenler ise cezalandırılacaktır. Kuran’da şeytandan bahsedilen ayetlerde insanlar onunla birlikte hareket etmemeleri konusunda uyarılmıştır. Şeytanın önceleri bilgeliğinden yararlanılan ve sayılan biriyken, Allah’ın huzurundan kovulma aşamasına nasıl geldiği Araf suresinde anlatılır. Hristiyanlık ve İslâmiyet, şeytanın bir zamanlar Allah’ın sevdiği bir hizmetkârı olduğu konusunda hemfikirdir.

Şeytan’a göre, Tanrı’ya gerçekten vefalı, sadık tek bir kişi bile yoktur. Sadık olan kişiler yalnızca kendileri için iyi şartlar sürdüğünde sadık kalmaya devam ederler. Eğer bu sadık insanların başlarına çeşitli sıkıntılar gelecek olursa, bu kişiler sadık olmaktan vazgeçeceklerdir. Bunun ispat edilebilmesi için kendisine bir fırsat verilmesi gerektiğini iddia etmiştir.

Tavus

Yezîdîlikte Şeytan

Şeytan figürünün Yahudi-Hıristiyan ve Müslümanlıktaki bir benzeri Yezîdîlik’te de bulunmaktadır. Ancak burada Şeytan’ın sâhip olduğu özellikler diğer dinlerden farklıdır. Yezîdîlik’te tanrı Dünya’nın sadece yaratıcısıdır, ancak sürdürücüsü değildir. Tanrısal iradenin vücut bulması için Şeytan bir nevi aracılık rolü üslenmiştir. Şeytan “tavus” olarak adlandırılır ve bir tavus kuşu ile simgelenir. Tanrı özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez. Aksine ibadetin ona değil içi kötülüklerle dolu olana, Tavus’a yapılması ile kötülüğün en büyük kaynağından korunulur. Bu anlamda iyilik ve kötülüğün kaynağı aslında Melek Tavus’tur. Ahiret inancı gibi sonradan hesap verilecek bir yerin varlığı söz konusu değildir. İnsanın inanışına ve yaşayışına göre Dünya Cennet’e de Cehennem’e de dönüşebilir. Melek Tavus bütün bu işlerin denetleyicisi ve tanrının bu yeryüzündeki gölgesidir. Yezîdîlik’ten önceki ilâhî dinlerde anlatılan, Şeytan’ın, yaratıcının buyruğuna rağmen insan karşısında eğilmeyip saygı göstermemesi, onun aslında ne kadar asil olduğunun tüm evrene ispatıdır ve yaratıcı tarafından sınanmıştır. İşte bu sınavı başarı ile verip tüm insanlığın ve Dünya işlerinin başına geçme hakkını kazanmıştır.

Satanizm

Satanizm
Şeytanı yaratıcı ve/veya hükmedici bir figür ya da evrende temel bir güç olarak gören inanç sistemidir. Bununla birlikte bazı akımlarında Şeytan’ın ya da tanrının varlığına inanılmaz.

Mefisto

Edebiyatta Şeytan

Edebiyatın ve dinin kesiştiği birçok noktada Şeytan, olayların gelişmesinde, sonuçlanmasında ya da dallanmasında temel bir figür olarak, tıpkı hayattaki kaosun açıklanmasında olduğu gibi, yazarlarca kullanılmıştır. Şeytanın kahramanı oynadığı en önemli eserlerden birisi, Goethe’nin Faust’udur. Faust’ta Şeytan (Mefisto), başarılı çalışmalarıyla insanlığı, kendisinin sebep olduğu felaketlerden koruyan bir doktoru elde etme konusunda tanrıyla “bir kez daha” bahse girer.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı