KitapKitap İncelemeleri

Doğunun Limanları – Amin Maalouf

Tarihsel romanlar denildiğinde ilk akla gelen isimlerden biri Amin Maalouf’dur. 1949’da Beyrut, Lübnan’da doğan Maalouf Ekonomi ve toplum bilim okuduktan sonra gazeteciliğe başlamış. Kitaplarında tarihi konuları, çok iyi bildiği Asya ve Akdeniz çevresi kültürlerinin söylencelerini başarılı bir şekilde kaleme almıştır. Yazarın 1996 yılında yayımlamış olduğu Doğunun Limanları da bizi tarihin dolambaçlı yollarında yer yer hüzünleneceğimiz, bazen gurur duyacağımız, bazen utanacağımız ve sonuçta gözümüzden gayri ihtiyari iki damla yaşın yanaklarımıza yuvarlanmasına neden olan bir yolculuğa çıkarıyor. Romanın adı ne anlama geliyor derseniz eğer, “Doğunun Limanları” bir vakitler Avrupalıların doğuya giriş yaptıkları, tespih taneleri gibi sıralanan ticaret kentlerine verilen addır. “Doğunun Limanları” kelime anlamı olarak “Doğunun Merdivenleri” olup, bazı Akdeniz limanlarına Fransızların taktığı addır.

Olaylar 1976 Haziranında Paris’te bir metroda yazarın yıllar önce tarih kitabındaki bir tabloda resmini gördüğü anlatıcımızla karşılaşması ile başlıyor. Uzun süre Doğu’ya hükmetmiş bir ailenin üyesi olan anlatıcımızla… Anlatıcımızın tarih ve hüzün kokan hayat hikayesi İstanbul’dan başlayarak oradan Adana’ya daha sonra da Beyrut’a uzanıyor, yer yer Beyrut, Paris ve Filistin arasında gidip geliyor.

“Hayatım, doğumumdan yarım yüzyıl önce başladı. Asla ziyaret etmediğim bir odada, Boğaziçi kıyısında. Bir felaket oldu, bir çığlık atıldı, bir delilik dalgası yayıldı ve hiç durmadı. Öyle ki dünyaya geldiğimde, yaşamaya çok eskiden başlamıştım.”- sözleriyle öyküsüne başlayan anlatıcımız, Sultan Abdülaziz’in cinayet veya intihar olduğu bilinmeyen ölümünü, onu odada ölü bulan kızı İffet’in bu olaydan sarsılarak aklını kaybetmesini, daha sonra iyileştirilmesi için doktor Kitabdar’a emanet edilmesi ve bir süre sonra babasının doğumunu anlatıyor.

Bunun üzerine ailenin Adana’ya yerleşmesi ve babasının Adana’da geçen çocukluk ve gençlik yıllarını anlatırken o yıllarda Ermenilere karşı başlayan isyanlara tanık oluyoruz.

Müslüman – Türk bir baba ve Hristiyan – Ermeni bir annenin ikinci çocuğu olarak Lübnan’da doğan anlatıcımızın ismi İsyan. Babası ona özellikle bu ismi vermiş. Çocukluğundan beri onun hep bir devrimci olmasını hayal etmiştir. Gel gör ki asla devrimci olmayı istemeyen, doktor olmak hayaliyle yanıp tutuşan İsyan hep babasının bu baskısının ağırlığını omuzlarında duymaktan çok rahatsızdır. Ama hayatın bize ne oyunlar oynayacağını bilemeyiz. Kaderin cilvesi mi, hayatın oyunu mu İsyan doktor olmak için geldiği Fransa’da bir gün İkinci Dünya Savaşı başlıyor ve o kendini devrimin ortasında buluyor, Direniş hareketinin bir üyesine dönüşüyor. Hayatın ona kurduğu oyunlar bununla da bitmez ne yazık ki… Savaş bittikten sonra Yahudi bir kızla evlenen İsyan’ın hayallerini bu sefer de kanın, savaşın hüküm sürdüğü Ortadoğu’daki Arap – Yahudi savaşı alt üst eder. 1947 yılı Filistin’in, Araplar ile Yahudiler arasında paylaşılması hadisesinin gündemde olduğu bir dönem. Yine savaş, yine masum kurbanlar, yine savaşın savurduğu hayatlar…

Amin Maalouf’un satırlarındaki savaşın vahşeti, insanlara yaşattıkları acılar içimize işliyor. Yitirilmiş bir aşkın, acılarla geçmiş bir hayatın öyküsü ile yanı sıra yazar Ortadoğu’daki olayları da anlatarak, bitmeyen savaşlara, dinmeyen kanlara neden olan dil, din ve ırk gibi farklılıkları sorgulamamızı sağlıyor.

Kendimize “İnsanları din ve ırk ayırımı yapmadan sevemez miyiz?”, “Farklı dinden olan, farklı bir dil konuşan, farklı bir kültüre sahip olan insanlarla barış içinde yaşamamız mümkün değil mi?” gibi soruları sormamıza neden oluyor.

Yazar romanda bir çok tarihi konulara değinmiş, savaşı, onun paramparça ettiği yaşamları yazmış olsa bile tüm bunları İsyan`ın aşkını, acılarını, hayallerini, mutluluğunu, kederini sözcüklere dönüştürerek onun hayat hikayesinin gölgesinde anlatmıştır . Bu kitabı okuyarak hem Maalouf’un akıcı dili ve samimi anlatımıyla büyülenmiş, hem de tarihe hüzünlü bir yolculuk yapmış olacaksınız. Mutlaka okuyun, okutun derim.

Doğunun Limanları
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları
183 sayfa

Aybeniz Hasanova
Kitap Cafe
https://www.instagram.com/_aybeniz_hasanova_/

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı