“Sizi aramızda gördüğümüz için çok memnun olduk”, dedi kısık bir sesle. “Oturmanızı rica ediyorum, çünkü bu gece herkes bir hikaye anlatacak.” Oturdum ve denizin altında anlatılan hikayeleri dinlemeye başladım.”

‘Denizin Dibindeki Bar’da; dünyayı aşıp evrene yayılan, kimi zaman komik, kimi zaman düşündürücü, bazen hiciv dolu, arada bir polisiye, nadiren de ürpertici olmak üzere birçok hiciv dolu öykü var. Bu müthiş öykülere anlatımda hayaller, metaforlar ve rüyalar sıklıkla eşlik ediyor. Kitapta; Şeytanı dize getirdiğini sanan Ouralphe’den, balinanın aşkına mazhar olan Kaptan Charlemont’a, sevgilisine layık bir hediye bulmak umudu ile Becoda gezegeninden ‘quazzomibil’i ile dünyaya gelen Kraputnyk’tan, Kont Oleron ve Egistus’un tüyler ürperten hikayesine, iki genç sevgili Pronto ve Beauty’nin sıradışı aşklarından, kadere boyun eğen Olga ve Alfonso’ya kadar, okunması inanılmaz keyif veren yirmi beş adet öykü yer alıyor.

“İşkence ettiği tüm insanları, işkence yapıldığı anlaşılmasın diye tek tek öldürdü. Ve tabii konuşmamaları için onların annelerini de. Hücrelerin tutsaklarla dolu olduğu anlaşılmasın diye tüm tutsakları öldürdü ve şehri “Hoş geldiniz” pankartlarıyla doldurdu.”

Yazarın fiziksel özelliklere ait betimlemeleri ve öykülerinde kullandığı hayal gücü okuru kendisine hayran bırakıyor. Hikaye anlatıcılarının isimleri ile değil de, fiziksel özelliklerini betimleyen bir imge ile belirtilmesi ise oldukça ilgi çekici. Yine her öykünün başında alıntı şeklindeki epigraflara yer vermiş olması da hoş bir ayrıntı olarak göze çarpıyor.

Denizin Dibindeki Bar70 yaşındaki Bologna doğumlu yazarın Türkçe’ye çevrilmiş farklı 2 kitabı daha mevcut. Denizin Dibindeki Bar isimli kitabı ise uzun zaman önce farklı bir yayınevi tarafından dilimize çevrilmiş olup, Cumartesi Kitaplığı tarafından yeniden basılana kadar baskısı mevcut değil idi. Hiciv yazalığının yanısıra, şair ve gazeteci kimliği de bulunan yazar, yönettiği bir film ile sinema alanında da eser vermiş çok yönlü bir sanatçı.

“Anlaşmak hiçbir dilde, kendi dilinde olduğu kadar zor değildir.”
– Karl Kraus

Ülkesinde ilk olarak 1987 yılında basılan bu kitap, yayın hayatına yeni başlayan ‘Cumartesi Kitaplığı’nın ilk kitaplarından birisi. Hatta yayınevinin ‘Zamansızlar Serisi’nden çıkan ilk kitap diyebilirim. Belli ki bu seri sayesinde, okunduğu her dönemde okurda iz bırakan harika kitaplar ile büyük bir keyif ile buluşacağız. Naçizane bir tavsiye olarak serinin bu ilk kitabını es geçmeyin derim.

Denizin Dibindeki Bar
Stefano Benni
Cumartesi Kitaplığı Yayınları
Türkçesi: Sema Baykal
224 sayfa, 2018