“Bizler özgür ruhlarız, dörtnala koşar hayallerimiz.”

Ne güzeldir bir atın sırtında dağ, bayır koşmak atları sevene. Coşkuyla, umutla, özgürce yeni güne bakabilmek ne müthiştir. Bir atın gözüne bakmak sofiyane.

Ne kadar doğrudur bilmiyorum ama Kızılderililerin Türk olduğu bilgisi yayıldı epey bir süre öncesinde. Bu kitabı okuyunca hemen aklıma bu bilgi geldi. Kendimizi onlara yakın hissedişimiz, atlara olan merakımız oradan geliyor olabilir dedim.

Vahşi Atları Seven KızKitaptan öyle keyif aldım ki, çizimleri bu keyfi kat ve kat artırdı. Bu kitap isminden de anlaşılacağı üzere vahşi atları çok seven ve özgürlüğünü arayan bir kızı anlatır. Kabilesiyle yaşayan bu kız atların ne istediğini, nerede ot bulabileceklerini ve atların dilini bilir. Köyde bir at yaralansa hemen bu kıza götürürler çünkü kız anlar derdinden bütün atların. Günün birinde atlarıyla dolaşırken fırtınaya yakalanır ve kaybolur. Bambaşka bir yerde günün ağardığında uyanır ve daha önce yanında hiç görmediği benekli ve çok güçlü bir at görür. Vahşi atların efendisi olduğunu söyler at. Kız ve kızın yanında kaybolan atlar burada çok mutludur, kendilerini hiç bu kadar özgür hissetmemişlerdir. dağda, bayırda özgürce koşarlar, yavru taylarla birlikte. Aradan bir yıl geçer, kabilesinden büyükler kaybolan kızı ve atları bulurlar. Kızı evine götürürler ama kız çok mutsuzdur. Vahşi atlarını ister, ailesine yalvarır ve ailesi sonunda onu yeniden gönderir. Sonrasında ne mi olmuş? Özgür ruhlar birleşmiş.

Okuyun ve gücünüzü özgürlükten aldığınızı unutmayın derim. Özgürlüğüne prangalar vurulmuş kişi, kişilikten çıkmıştır.

Kitap 9 yaş ve üzerine hitap ediyor ama her yaştan okurun gönlünü fetheder. Eminim seveceksiniz. Özgür kalın, hayallerle ve kitaplarla kalın.

Vahşi Atları Seven Kız

Paul Goble
Maya Kitap
Türkçesi: Şeyda Uysal
32 sayfa, 2016