“Keşke rüzgâr olsaydı! Tüm dünyayı dolaşan rüzgâr olsa! İstediği zaman istediği yere uçan tatlı bir rüzgâr… O zaman ne çok şey keşfederdi, kimbilir. Bütün çiçekleri koklayabilir, yüzlerce hayvan görebilirdi. İster kuzeye giderdi, ister güneye. İsterse okyanusların üzerinde eserdi, isterse yüksek, karlı dağların tepelerinde. Görmediği hiçbir şey, hiçbir yer kalmazdı böylece.”

Annesi ve babası ile şehrin ortasında uzun bir binada yaşayan ve ilkokula yeni başlayacak olan Milan’ın (herkes ona Milo diyor), çok yakınlarda bir kardeşi olacaktır. Daha büyük bir eve ihtiyaç duyan aile, ormanın içerisinde yeni bir eve taşınır. Bu evin yakınlarında, eski evlerinde olduğu gibi bir çocuk parkı yoktur; ama Milo’yu daha da memnun eden bir şey vardır: keşfedilecek bir sürü şey ile dolu olan bir orman!

Küçük Milo’nun tek bir isteği vardır; büyüdüğünde bir rüzgâr olmak! Böylece istediği yere istediği zaman gidebilecek, birçok ülkeyi görecek, birçok şeyi keşfedecektir. Ama büyükler de, bazı çocuklar da bunun imkânsız olduğunu ona söylediğinde, Milo bu hayatta “İmkânsız” diye bir şeyin olmadığını düşündüğü için üzülmektedir. Çünkü Milo dostlarından, “hiçbir şeyin imkânsız olmadığını, sadece isteğine ulaşmak için çok çalışması gerektiğini” öğrenmiştir. Ama bir sorun vardır; bu arkadaşlarını Milo’dan başka kimse duymamaktadır. Çünkü bunlar, ormanda yaşayan bir ağaç, bir kurt ve sincap kardeşler ile evde saksıda büyüyen bir sardunyadır.

“Çünkü insanoğlu ona ne öğretilirse ona inanır. Kimse onun doğruluğunu araştırmak istemez.”

Peki, bu durumda Milo ne yapacaktır? Herkes imkânsız dediği için hayalinden vaz mı geçecek? Yoksa istediğine ulaşmanın bir yolunu bulmak için çok çalışmayı mı seçecektir?

Rüzgar Olmak İsteyen ÇocukBaşak Sayan’ın yazdığı ilk çocuk kitabı olan Rüzgâr Olmak İsteyen Çocuk’un kahramanı, oğullarından biri olan Milan. Kitapta doğa sevgisi, insanların doğadan ayrı düşünülmemesi gerektiği, keşfederek, gözlemleyerek öğrenmenin gücü, kardeş sevgisi ve asla hayallerimizden vazgeçmememiz gerektiği gibi önemli konularda birbirinden güzel mesajlar yer alıyor. Punto büyüklüğü ve dilin akıcılığı ile kitabın, 8 yaş ve üzeri çocuklara ve biz büyüklere hitap ettiğini söyleyebilirim. Kitapta ayrıca tadımlık çizimler de yer alıyor.

Okuduğum satırlar bende, özellikle de doğanın uyanışa geçtiği şu günlerde, dışarıya çıkmak, doğadaki değişimleri izlemek, çıkardığı sesleri dinlemek, kısacası “bakarken aynı zamanda görmek ve hissetmek” isteği uyandırdı. Velhasıl bu kitap, hem çocuklara hem de yetişkinlere tavsiyemdir, mutlaka okuyunuz.

“O artık bir kelebek. Dışarı çıkmak için uğraştıkça kanatları güçlenecek. Eğer yardım edersen kanatları güçsüz olur.”

Rüzgâr Olmak İsteyen Çocuk
İnkılap Kitabevi
Başak Sayan
176 sayfa, 2018