Ahmet Ümit, küçükken annesinden dinlediği masalları yıllar sonra tekrar dinleyince görsel anlatımın egemen olduğu günümüzde sözlü anlatıma dayalı bu masalların unutulup gideceği endişesi ile özenle seçtiği masalların bazı yerlerini değiştirip geliştirerek ama özüne sadık kalarak yeniden kaleme almış ve bu kitapları annesi Fatma Hanım’ın torunlarına ithaf etmiş. Kitabın ilk basım yılı 1995 yılına dayanmakta; ama benim okuduğum Everest Yayınları tarafından zenginleştirilmiş görselleri ile 2017 yılına ait.

Kitabın içeriği altı bölümden oluşuyor. Giriş bölümünde ki masalda halkın mutluluğunu isteyen ve bunun için ülke hazinesini onlar için harcamaktan çekinmeyen bir Padişah’ı anlatıyor. Bu Padişah’ın tek kötü huyu, övünmeyi sevmesi ve yalan iltifatlara kanmasıymış. Veziri aynı zamanda çocukluk arkadaşı olan yardımcısı, bu huyundan vazgeçirmek için ona daha zengin ve iyiliksever olan kör adamdan bahsediyor ve ikisi köradamın hikâyesini dinlemek için yollara düşüyorlar. Masal masal içinde olan bu bölümde uğradıkları her bir kişi, bir diğerinin hikâyesini öğrenmeden kendi hikâyesini anlatmayacağını belirterek onları gizemli bir maceraya sürüklüyor.

Kral ve Vezir, kör adam, şapkacı, müezzin, demirci, kuyumcu ve en sonunda tekrar köradama dönerek sıra ile tuhaf davranışların sebebini öğrenerek geri dönüyorlar.
Hepsinin anlattıklarında mitolojik bir yön ve sihir var. Mitolojik varlıklar ve sihirler onları cezbederken insani duyguları, hırsları yüzünden kendi hayatlarını nasıl bir çıkmaza sürükleyip sonradan pişman oldukları duyguları okurken bizlere ders veriyor.

“Müezzin: “Bazen düşünüyorum da,” demiş “ yaşam insanoğlu için bir armağan mıdır, yoksa ceza mı çözemiyorum.”
“Hiç kuşkusuz yaşam bir armağandır,” diye yanıt vermiş Padişah. “Ama biz insanlar öyle aciz yaratıklarız ki, bize sunulan bu armağanın tadını çıkarmak yerine kendimizi acılara boğuyoruz.”

Masal Masal İçindeİçindeki ilk bölümü saymazsak beş masal barındırıyor. Bu masallarda kıskançlığın sonuçları, sabırsızlık, paylaşımın önemi ve kaçan fırsat, elindeki malın değerini bilmeyen savurgan, aç gözlülük gibi kavramları anlatmış. Bunları anlatırken her masalda olduğu gibi cinler, peri kızları, Zümrüd-ü Anka, insana dönen kara kediler, içinde hazine bulunan dağlar gibi cezbedici ögeleri kullanmış. Hem hayal âleminde dolaşıp hem masal okuyup hem de yaşanılan olaydan ders çıkarıyorsunuz.

Kitap 12 yaş üstü çocuklar ve çocuk kalmayı başarabilen büyükler için. Yazarın romanları genelde polisiye üzerine kurgulayarak, sosyolojik ve psikolojik çözümlemeler içerir. Bu masal kitabında da öyle; bilinmeyeni araştırarak insan davranışlarının sosyolojik ve psikolojik analizlerini masal etrafında anlatmakta.
“Gönül rüzgâr gibidir, ele avuca sağmaz. Dilediğine akar gider. Sana da yalnızca bakmak, olacaklara katlanmak kalır”
“Eğer bir gün çocuğun olursa, her türlü olanağa sahip olsan bile ona hak etmediklerini verme. Onu öyle bir eğit ki yaşamda iyinin yanında kötünün de olduğunu anlasın. Ayakta kalmak için çalışmak zorunda olduğunu anlasın.”

Ben kitabı çok sevdim. Sizde masalların büyüleyici ve iyileştirici dünyasına inanın. Okuyun ki çocuklarınıza masallar anlatın. Hayal gücünüzün kapılarını açık bırakın!

Masal Masal İçinde

Ahmet Ümit
Resimleyen: Oğuz Demir
Everest Yayınları
157 Sayfa, 2017
Yaş:12+