‘Otoriteler asla gerçek insanlarla iletişim kurmaz. Onlar duvarların arkasında oturup kanunları yapar. Babam, insanların kafasına korku sokarsan onları yönetmek daha kolay olur, derdi.”

Köpekler tarafından büyütülüp daha sonra onu sahiplenen bakıcısının intihar etmesiyle tek suçlu olarak görülen Nona, ona insandan daha sıcak davranan ayısı Abel Dancer ile kaçmaya çalışır. Bu kaçış sonucu ormanda iki tuhaf çocukla daha karşılaşır; birisi gerçek bir kaplanın yüreğine sahip olan Jay, diğeri üvey babası tarafından sürekli hor görülüp dövülen Caius.

Bu çocukların ortak kaderi hiçbirisinin gerçek bir aileye ait olmayışları ve insanlardan çok hayvanlara, doğaya güvenip sığınmalarıdır. Yaşadıkları Disville denilen yerde ormanın karanlığından ve bu karanlıkta yaşayan vahşi hayvanlardan korkarak onları büyük kıyım ile avlayarak öldürmüşler, geri de kalan hayvanlar ise sirklerde insanları eğlendirmek ve deney yapmak amacıyla kullanılmış.

Okurken doğaya ve hayvanlara ne kadar zarar verdiğimizi görüyorum. Ormanda yaşayan hayvan tabii ki vahşi olacak ama biz ormanın güzelliklerini gerçek sahipleriyle paylaşmak istemiyoruz. İşte bu kitapta da paylaşmamışlar, onlardan korktukları için hayvanları tek tek avlayıp içlerini mekanik aksanlarla doldurarak daha vahşi bir hal almasını sağlayıp kendi çıkarları için kullanmışlar.

“Gözlerine bak. Sana da tuhaf gelmedi mi?”

“Bunların her şeyi tuhaf,” dedi Nona.

“Evet” dedi Canius daha dikkatli bakarak. “Gözleri ayna gibi ve kafalarına göre oldukça büyük. “Bir an durdu sonra yutkunarak devam etti, “Bunların gözleri aynı Bolverk’inki gibi öyle değil mi? Bunlar göz değil kamera!”

Kaplan Yürekli ÇocukÜç çocuk, tanışmalarının ardından büyük bir umutla Kenar denilen yere kaçmak istiyorlar. Bu bölge doğal güzellikte olan, hayvanların özgürce dolaşabildiği, insan elinin henüz kirletmediği bir yer. Ama Nona bir katil olarak aranırken bu kaçış hiç de kolay olmuyor. Kitap baştan sona kadar bir kaçış hikâyesini anlatıyor. Küçük yüreklerine hayvanların sevgisiyle dolduran bu çocuklar, peşlerine düşen daha vahşi insanlardan kaçmak için umutlarına sarılıyorlar.

Kitapta tam olmasa da distopik bir anlatım vardı. Yedi yaşına gelmeyen çocukları bile vahşi olarak görüp tasmayla gezdiriyorlar. Hayvanlar desen orman yerine artık bir sirkte insanların eğlencesi olmuş. Yarı canlı yarı makine olan hayvanlar insanların kullanımı için yeniden tasarlanmış. İnsanlar bölgeden çıkmasın, diye bir sınır çizilerek korkutulmuş. Sanırım en üzücü olansa Jay’ın babası tarafından yaşama tutunması için çeşitli hayvanları birleştirerek onu hayatta tutma çabası… Kalbinden, kaslarından kanına kadar hayvanlara ait birer parça bulunan bu çocuk, hiçbir ortamda kendisi gibi hissedememesi çok acı.

“Babam bana bir kaplanın kalbini verdi.”

Kaplan Yürekli Çocuk, çevrilince çocuk, genç ya da yetişkin okuyucu olarak kategorilendirilmemiş. Biz kızımla birlikte okuduk kitabı. O içindeki kaçış heyecanına kendini kaptırırken benim için konusu hafif kaldı. Bazı yerler hava da kalmış gibiydi, özellikle de sonu. Ama yazarın gençleri baz olarak yazdığını düşünürsek anlatım onların dünyalarına açılabilecek gibi sadeydi. Doğanın ve hayvanların katli, dostluk ve güven konularına değinmiş yazar. 12-13 yaş üstü çocukların anlayabileceği bir kitap. Okumak ya da çocuğuna almak isteyen bunu da göz önünde bulundursun.

Kaplan Yürekli Çocuk
Linda Coggin
Martı Yayınları
Türkçesi: Çiğdem Köfüncü
224 Sayfa, 2016