“Kelimeler…
Kelimeler kar taneleri gibi etrafımda uçuşuyor. Her biri narin ve eşsiz, yere düşmeden önce avucumda eriyip gidiyor.
İçimde kocaman bir yığın halinde birikiyorlar. Birbirine geçmiş düşüncelerden, cümlelerden, deyimlerden dağlar. Zekice ifadeler. Espriler. Aşk şarkıları.
Çok küçükken belki henüz birkaç aylıkken kelimeleri bana ikram edilen tatlı bir içeceğe benzetir ve limonata gibi içerdim. Sanki tatlarını alırdım. Karmakarışık düşüncelerime ve duygularıma anlam kazandırırdı.
Aklımın içinde öyle çok şey var ki. Söyleyecek çok şeyim ama yazacak tek bir parmağım.”

Melody 11 yaşında e bu yaşına kadar hiç konuşmamış. Ve bize kimseye duyuramadığı sesiyle anlatıyor. Kelimelerin rengini, müziğin kokusunu ve hayallerini…Öyle ki onun zengin hayal dünyasını ‘normal’ insanlar anlamaya çok uzak.

Normal insanların her gün binlerce kez kullandıkları kelimeler Melody’nin içine hapis, yemek yemesi bir saati, bir şeyler içmesi ise yine bir o kadar vaktini alabiliyor.Tüm bunları gerçekleştirebilmesi için bile bir yardımcıya ihtiyacı var .Evet. Aynı Stephen Hawking gibi…Oysa okudukça {çevremizde de görebildiğimiz gibi} ön yargılardan kaynaklanan engeller Melody’e daha çok zorluk çıkartıyor. Günlük ihtiyaçlarının yanı sıra bu ön yargılarla da savaşması gerekiyor her an. Elvira’nın deyişiyle ‘’Hepimizin engelleri var. Sizinki nedir?’’ sorusunu sormak istiyor okuyucu sık sık, bazen Melody’ nin en yakın arkadaşlarına bazen de onu tanılamak yerine anlamaya çalışması gereken doktoruna …

İçimizdeki ÇocukKitabı okurken fark ettiğim en önemli noktalardan biri, gerek eğitimci , gerek anne-baba gerekse tüm alt yapıdan uzak bireyler olarak olsun öyle dolu ki haznemiz; düşüncelerimizle ve ön yargılarımızla; bize yöneltilen sesleri duyamıyoruz. Çok az zaman gerçekten dinleyebiliyoruz, duyabiliyoruz bir çocuğun sesini. Kendi sesimizle doldurmak çok daha kolay geliyor onu anlamaktan. Oysaki biraz içimizi boşaltıp ‘’Vah vah !’’ , ‘’Yazık!’’ları bırakıp yer açsak bu rengarenk seslere, sanırım dünya çok daha güzel bir yer olacak.

Yeni yılın ilk günlerinde okuyup bitirdiğim kitap, her ne kadar bir gençlik kitabı olarak gözükse de her yaştan okuyucunun okumasını, yürekten tavsiye ediyorum. Sizlere tanıtabilmenin mutluluğunu da ayrıca yaşıyorum bu güzel ve naif kitabı. Tüm engellerin aşılabildiği bir dünya için yine ilk kendimize döndüğümüz güzel bir yılımız olsun. Sevgiyle kalın.

“Sanki biri bana bir yapboz verdi ve üzerinde büyük resmin olduğu kutu bende değil. Bu yüzden bittiğinde neye benzeyeceğini bilemiyorum.Tüm parçalar bende mi ondan da emin değilim. Bu sanırım iyi bir kıyaslama değil çünkü istesemde yapamam. Yine de okuldaki soruların cevaplarını biliyorum, bir çok şey beni hala şaşırtıyor.”

İçimdeki Müzik
Sharon M. Draper
Timaş Yayınları
264 sayfa, 2016