Yazıma bir oyunla başlamak istiyorum. Bunun için arkanıza yaslanmanız ve gözlerinizi kapatıp yalnızca sorularıma odaklanmanız yaterli. Hazırsanız başlıyoruz.
Dünya denilen gezegende yaşadığınızı hayal edin. Güneş, Ay ve diğer gökcisimleri de gelsin gözünüzün önüne. Siz ve birkaç kişi hariç, herkes, Güneş’in Dünya etrafında döndüğüne inanıyor. Durumun tam tersi olduğunu anlatmaya çalışıyorsunuz ama kendilerince kabul etmeme sebepleri bulunduğundan işinizin çok zor ve belki de yaşarken imkânsız olduğunu düşünün.
Devam edelim.

Bir gemiyle yolculuk yapacaksınız. “Yanınıza sinek, kelebek gibi uçan hayvanlar alarak,kendinizi bir arkadaşınızla birlikte, bir geminin bordasının(geminin dış yanlarının su yüzünde kalan bölümü) altındaki en büyük kapalı alana kapatın, yanınızda bir de içinde küçük balıklar olan su dolu bir kap olsun,sonra su dolu delik bir kovayı duvara asın ve altına başka kap koyun.Su damla damla aşağıdaki kaba aksın.Gemi hareket etmezken dikkatlice gözleyin, bölmenin içindeki bütün uçan hayvanlar,her yöne hep aynı hızla uçacaklar.Balıklar kayıtsızca dört bir yana yüzüp duracaklar,duvardaki kovadan damlayan su hep aynı yere düşecek,arkadaşınıza bir şey atmak isterseniz,bir yöne diğer yönden daha hızlı atmanız gerekmeyecek.Bütün bunları dikkatlice izledikten sonra, gemiyi istediğiniz hızda hareket ettirin. Az önce gözlemlediklerinizde farklılık olmadığını göreceksiniz.”

Durun hemen açmayın gözlerinizi.Bir iki cümle daha ekleyeceğim. “Bu hareketin göreceli olduğu demektir.Hareket,hareketsiz olan nesnelere göre oluşur. Bu yüzden onunla hareket ettiğimiz için Dünya’nın döndüğünü fark edemeyiz.”

Artık gözlerinizi açabilirsiniz. Size Dünya’nın Güneş’in etrafında döndüğünü anlatmaya çalıştım. Aslında bunu bize ispatlayan ve bu yüzden ömrünün son günlerini ev hapsinde geçirmek zorunda kalan Galileo’nun kahramanı olduğu “Galileo, Gözleri Yıldızlarda Bir Bilim Adamı” kitabından alıntılarla yaptım.

Çok eskiden Güneş’in Dünya’nın etrafında döndüğüne inanılıyordu. Günümüzde bu trajikomik yanlış inanış bizi güldürse de zamanında teleskopu icat eden bir bilim adamının cezalandırılmasına sebep olmuş. Bu bilim adamı kitabın adından da anlaşılacağı gibi, Galileo.
Kitap beş ana bölümden ve bazı eklerden oluşuyor.

Birinci bölümde Galileo’nun ailesiyle tanışıyoruz. Babası, müzikle uğraşıyor.İnançlı bir aile. Bu sebepten çocuklarının rahip olması yönünde eğitim aldırmak için yola çıkıyorlar.Ama küçük Galileo’nun soruları hiç bitmiyor. “Ağaçları budamak için neden ay ışığının olmadığı zamanı bekliyorsun? diye sorardı amcasına.Neden farklı ahşapları farklı tezgâhlarda kesiyorsun? diye sorardı babasına.Boş bir kabı kovaya daldırdığında su, onu neden yukarı itiyor? diye sorardı annesine.” Bu ve benzer sorular, matematiğe olan yoğun ilgi, durmadan araştırma ve deney yapma, tabiatı inceleme halleri onun eğitim rotasını değiştiriyor.

İkinci bölümde,Padova ve Venedik’te eğitim yaşamı anlatılıyor.Hayatta kalmak ve ailesine de maddi olarak yardı etmek için özel dersler veriyor. Bazı dostlarını yardımıyla iyi makamlara yükseliyor.Kitabın anlatımıyla salatalıktan kavun yemeye terfi ediyor. Bu mücadeleye üç çocuğu da eklenince, daha çok çalışması gerekiyor.

Üçüncü bölümde “Yıldızların Büyüsü” kitabının yazılış serüveni ve Galileo’ya kazandırdığı ün anlatılıyor. Aslında kitapta sadece bu eserden değil, Galileo’ya ait diğer eserlerden de ayrıntılı bahsediliyor. Hayatının en iyi dönemleri. Herkes tarafından en önemlisi de kilise tarafından destekleniyor.Ta ki engizisyon mahkemesine çıkana kadar…

Dördüncü bölüm yetmiş yaşındaki Galileo’nun aslında bir rahibin isteği üzerine yazdığı “Diyalog” isimli kitaptan dolayı cezalandırıldığı bölüm. Kitabı yazmasını isteyen kişiler, “Dünya Güneş’in etrafında dönüyor.” dediği ve bu bilgi Kutsal Kitapla çeliştiği için onu cezalandırıyorlar. Baştada yazdığım gibi birkaç kişi hariç herkes Galileo’ya karşı. Özellikle yaşlı ve hasta haliyle zorla mahkemeye getirilmesi, okuyucuyu derinden düşünmeye sevk ediyor. Hayatta kalmak için mahkeme ne derse onu yapıyor ama salonu terk ederken sessizce “Ama yine de dönüyor.” deyiveriyor.

GALİLEO “Gözleri Yıldızlarda Bir Bilim Adamı”Beşinci bölüm ev hapsi. Uzun zaman kimseyle istediği gibi görüşemiyor. Huylu huyundan vazgeçmezmiş derler. Okumaya ve araştırmaya her şekilde devam ediyor. Son dönemde evinde ziyaret izni çıkınca, gelen dostlarına, öğrencilerine yazmak lazım hemen harekete geçek lazım diyor ama bir farkla: Artık gözleri görmüyor. Kızları rahibe, oğlu da hukukçu. Son ana kadar babalarını yalnız bırakmıyorlar.

Eklerin ilki “Sonsöz” Burada Galileo’nun ölümünden sonra onun teorisinin doğruluğunun ve suçunun affının aşamaları anlatılmış. Adı şu an takdirle anılsa da bu yolda verdiği mücadele onunla toprağa gitti. Bu dünyada herkesten farklı düşünenlerin pek çoğunun belki de hazin sonu.
Kitapta, birçok bilim insanlarından da bahsediliyor.Bu kişilerle ilgili kısa notlar da kitaba eklenmiş.
Son kısımda kaynakça, yazar ve çizer hakkında bilgiye yer verilmiş.

Kitap, biyografi olsa da hikâyeleştirme anlatıma akıcılık kazandırmış. İspat konusunda diyaloglara yer verilmesi, anlaşılması zor olan konuları bile anlaşılır kılmış. Aslına kitapta Galileo’ya ait eserlerin de hikâyesi var.

Kitap,120 sayfa ve Arkadaş Çocuk yayınlarının “Gökkuşağı Çocuk Kitapları Yıldızlı Seri” içinde yer alıyor.Yazar, ThıerryDelahaye, kapak illüstratörMarcelınoTruong, çeviri Belgin Çınar. 10 yaş ve üzeri çocuklar için. Özellikle de matematik ve fen meraklısı çocukların okumaktan keyif alacakları, bilgilerin açık ve anlaşılır bir şekilde sunulduğu kitap, bence büyükler için de güzel bir kaynak teşkil ediyor.

Hayatta başarının ardında büyük bir emek ve zahmet yattığını anlatmanın en iyi yolu, bunu başarmış kişilerin bilinmesinden geçer. Özellikle de kimse size inanmıyorken, yalnız kalsanız dahi doğru bildiklerinizi bir şekilde anlatmak için mücadele etmek, çocuklara küçük yaştan itibaren illaki anlatılmalı. Biyografi okumak tam da bu noktada önem kazanıyor. O zaman hem küçüklere, hem de büyüklere keyifli okumalar.